Ana Sayfa Türkçe English Rss

Yemen-Husi Savaşında Suudi Arabistan ve İran'ın Rolü

Dosya

- 06.11.2009, 23:46:47

Yazdır Yazı Boyutu: [ + ] [ - ]
Yemen-Husi Savaşında Suudi Arabistan ve İran'ın Rolü
el Alem televizyonuna konuşan uzmanlar, Yemen'de devam eden çatışmanın sebeplerini ve muhtemel sonuçlarını açıkladı.
Facebook Digg Del.icio.us
Reddit Mixx StumbleUpon
Google Yahoo

Suudi Arabistan’ın Yemen ordusunun yanında Husi hareketine karşı savaşa girmesiyle, 2004 yılından beri belirli sürelerle devam eden çatışmalar farklı bir boyut kazandı.

Suudi Arabistan, Husiler’in kendi topraklarına saldırdığını ileri sürerek Yemen topraklarını bombaladı. Husi hareketi ise bu iddiaları yalanladı.

Husiler, Suud Topraklarına Girdi mi?

Kaynaklara göre Husiler’in, Suudi topraklarına saldırdığı ileri sürülen bölge, iki ülke arasındaki Duhan dağı. Yemen konusunda araştırmalarıyla bilinen Beşir Bekir, Duhan dağının %60’ının Yemen’e, %40’ının ise Suudi Arabistan’a ait olduğunu söyledi.

el Alem televizyonuna konuşan Bekir, Husiler’in Suudi Arabistan topraklarına saldırdığı iddialarına açıklık getirdi. Bekir “Yemen ile Suudi Arabista arasından sınırların belirlendiği son anlaşmaya göre, Duhan dağının %40’ı Suudi Arabistan, %60 ise Yemen’e aittir. Son dönemde, Husi hareketinin hakimiyet sağladığı Duhan dağı, Yemen’e ait olan %60’lık kısımdır.

Aynı zamanda Suudi Arabistan, Duhan dağının kendisine ait olan %40’lık kesiminden geri çekilerek Yemen ordusuna verdi. Yemen ordusuyla Husiler arasında bu bölgede çatışma çıktı ve Yemen ordusu kaybeden taraf oldu. Böylece, Husiler fiili olarak Suudi topraklarına girmiş oldu. Husiler’in Suudi Arabistan topraklarına girdi iddiasının aslı budur” dedi.

Yemenli milletvekili Abdulaziz Cobari ise Duhan dağının Suudi Arabistan’a ait olduğunu söyledi.

Suudi Arabistan, Yemen Hükümetini Destekliyor

Bekir, Yemen ordusunun, Husiler’e karşı üç ay savaşı sürdürecek bir gücünün olmadığını belirten Bekir, Suudi Arabistan’ın Yemen’i ekonomi, siyasi ve askeri alanlarda destekleyerek “Yemen hükümeti, suudi Arabistan’ı bu savaşa girdirmekte başarılı oldu” dedi.

Askeri çözümün Suudi Arabistan ve Yemen’in menfaatine olmadığını dile getiren Bekir, Suudi Arabistan’ın savaşa aleni ve resmen girmesinin tehlikeli sonuçlarının olacağını kaydetti.

Bekir, Suudi Arabistan’ın savaşı girmesinden zararla çıkacağını söyledi. Bekir “Bana göre Suudi Arabistan’ın askeri çözüm dışında başka bir çözüm bulması menfaatineydi. Çünkü Suudi Arabistan, büyük bir devlettir. Bölgede, istikrara muhtaçtır. Suudi Arabistan’ın savaşa girmesi, bölgede istikrarı getirmeyecektir” dedi.

Bekir “Suudi Arabistan’ın saldırı kararı siyasidir” dedi.

İran’ın Yemen’e Müdahale İddiası

Yemen hükümeti, üç aydır, İran’ın Husiler’e destek verdiğinden, Yemen’in içişlerine müdahale ettiğinden söz etti. Fakat İran’ın bu savaşa müdahil olduğunu ispatlayacak fiili hiçbir delil sunmadı.

Yemen’in kuzey ve güneyinde sorunların olduğunu belirten Bekir, Yemen halkının harekete geçmesi için dış müdahaleye ihtiyacı olmadığını söyledi. Bekir, “İnsanlar, haklarını talep ediyor” dedi.

Bekir “Güney’de yaşanan sorunların arkasında da mı İran var?” diye sorarak, İran’ın Yemen’e müdahale ettiği iddialarını yalanladı.

Doha Anlaşmasına Yemen Hükümeti Bağlı Kalmadı

Katar’ın arabuluculuğunda 2008 yılında Husiler ile Yemen hükümeti arasında gerçekleştirilen anlaşmaya dikkat çeken Bekir “Katar Başbakanı Şeyh Hamad bin Casim bin Cabir El Tani, el Cezire televizyonuna çıktı ve açıkça anlaşmanın başarısızlıkla sonuçlanmasından Sana’yı sorumlu tuttu” dedi.

Savaşı Başlatan Husiler mi Yemen Hükümeti mi?

“Yemen hükümeti, bu savaşı kazanmak için elinden gelen her şeyi yaptı” diyen Bekir, Yemen ordusunun Husiler’e karşı başlattığı saldırılarında başarısız olduğunu savundu. Yemen hükümetinin, ülkedeki sorunların çözümü için herhangi bir planının olmadığını belirten Bekir, “Savaşı başlatan, Yemen hükümetinin iddia ettiği gibi Husiler değil, Yemen ordusudur… Diyorlar ki ‘Husiler, Yemen ordusuna karşı, Suudi Arabistan’a karşı savaşıyor.’ Sanki Husiler, bir devlet ve Arap yarımadasını kontrolü altına alacak.” dedi.

Bekir, Yemen hükümetini çözüm istememek ve başkalarını yok saymakla suçladı.Bekir ayrıca Yemen hükümetinin Saada şehri ve çevre bölgelere yeterince hizmet götürmediğini, ayrımcılık yaptığını kaydetti.

Bekir, Darfur bölgesinde devam eden çatışmaların durması için ayağa kalkan dünyanın Yemen’de üç aydır süren savaşın durması için sessiz kalmalarını eleştirdi.

Veşli: Suudi Arabistan Gerçek Yüzünü Gösterdi

Yemenli siyasetçi Seyif Veşli ise Suudi Arabistan’a sert eleştirilerde bulundu. Veşli “Suudi Arabistan, Yemen halkına karşı olan gerçek yüzünü gösterdi. Yemen halkına karşı olan düşmance ve saldırgan yüzünü gösterdi. Suudi Arabistan, sürekli olarak Yemen’deki olaylarla bir ilişkisinin olmadığını iddia etmekteydi. Fakat bugün herşey gün yüzüne çıktı. Yemen hükümeti, Suudi Arabistan’ın planlarını uygulayan bir uşaktır. Öncelikli hedef aldıkları Yemen halkıdır. Yemen’deki kabiler arasında iç savaş çıkarmayı hedeflemekteler. Yemen’in onuru, egemenliği hedef alınıyor. Suudi Arabistan, Yemen ordusunu her türlü silahla silahlandırıyor. Yemen halkından Suudi Arabistan’ın Yemen topraklarını bombalamasına karşı tavır almasını bekliyoruz” diye konuştu.

Yemen’deki Olayların Arkasında “Siyonistler” Var

Yemen’de devam eden çatışmaların İsrail’in planı olduğunu savunan Veşli, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yemen’de devam eden savaş ne Suud hükümetinin ne de Yemen’in menfaatinedir. O halde bu savaş kimin menfaatinedir. Tüm işaretler, Siyonistleri göstermektedir. Yemen’de bugün meydana gelen herşey Suudi Arabistan’ın uyguladığı Siyonislerin planıdır. Bölgeyi tamamen istikrarsızlaştırmak istiyorlar.

Yemen hükümeti, tıpkı Filistin Yönetimi gibidir. Herkes çok iyi bilir ki Filistin Yönetimi’ni her şeyiyle Suudi Arabistan desteklemektedir. Aynı durum şimdi Yemen’de var. Suudi Arabistan, halkına karşı savaşması, zayıflatması, yobazlaştırması, kabileler ve bölgeler arasında iç savaş çıkarması için Yemen hükümetini desteklemektedir.

Siyonistlerin buradaki planı da Babul Mendeb’e ulaşmaktır. Bunun gerçekleşmesi için de Yemen’de kaos ortamının oluşturulması gerekmektedir.”

İsrail’in Hava Sahasını İhlale Sessiz Kalan Suud, Yemen’i Bombalıyor

Suudlu araştırmacı yazar Hamza Hasan’ın hedefinde de Suudia Arabistan vardı. İsrail’in, Suudi Arabistan’ın hava sahasını ihlal etmesi karşısında sessiz kalan Suud hükümetinin iki askerinin öldürülmesiyle üç gündür Yemen’i bombalamasını eleştirdi.

Savaşın Suudi Arabistan tarafından desteklendiğini ifade eden Hamza Hasan , “Suudlu iki askerin öldürülmesi ve 11 askerin de yaralanması, üç gün süresince sivil yerleşim alanlarını bombalamayı meşrulaştırır mı? diye sordu.

Bekir “Eğer, Suudi Arabistan’ın sözünü ettiği “sınır dışı müdahale”ye bakacak olursak, oyunun tamına bakmamız gerekiyor. Suudi Arabistan, Yemen’in tüm kararlarına müdahale etti. Yemen hükümetinin tüm kararları Suudi Arabistan’ın elinde.

İsrail savaş uçakları, Suudi Arabistan’ın hava sahasını ihlal ettiği zaman, hiçkimse vatan sevgisinden söz etmiyor. Vatan sevgileri şimdi ortaya çıktı.. Bana göre Suudi Arabistan, çok büyük bir hata yaptı” diye konuştu.

Suud, Bu Savaşı Kaybedecek

Bekir “Suudi Arabistan, Yemen’de devam eden savaşta her halükarda kaybedecek. Fakat savaşa doğrudan müdahil olması, kayıplarını hızlandıracaktır. Suudi hükümetinden savaşa girmeyi teşvik edenler, savaş meydanında kendilerini nelerin beklediğinin farkında değiller. Bugün, sınır bölgesinde meydana gelenler, Suudi Arabistan’ın savaş kararını gözden geçirmesi için iyi bir dersti” dedi.

Yemen ile Husiler Arasındaki Çatışmalar Nasıl Başladı?



Husilerin ruhani lideri, Bedreddin Husi'dir. Yemen'in Saada şehrindeki husiler, Husi Cemaati ve Mü'min Gençler olarak da anılmaktadır.

Yemen Hükümetiyle Husiler arasındaki çatışmalar, 2004 yılında alevlendi. Bazı kaynaklar, çatışmaları 1980'li yıllara kadar da götürmektedir.

Saada şehrindeki Zeydiler, 1986 yılında gençleri eğitmek için Gençlik Birliği'ni kurdu. Buradaki öğretmenler arasında Bedreddin Husi de vardı. Gençlerin eğitimini önceleyen bu oluşum, 1990 yılında siyasi bir harekete dönüştü.

2002 yılından itibaren bu oluşum camilerde namazdan sonra "Allah'u Ekber!.. Amerika'ya ölüm... İsrail'e ölüm... Allah, Yahudilere lanet etsin.. Zafer İslam'ındır" sloganlarını attılar. Bazı kaynaklara göre hükümetle Husiler arasında çatışmaların çıkmasında, bu sloganların da etkisi oldu.

Yemen ordusuyla Husiler arasındaki ilk tartışma, 2003 yılında gerçekleşti. Yemen hükümeti, Saada şehrindeki Husiler'den Amerika ve İsrail karşıtı gösterilerine son vermesini istedi.

Husiler'in bu isteğe olumsuz yanıt vermesi üzerine Yemen Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih, Husi liderlerin tutuklanması emrini verdi. Husiler'in tutuklanma emrine de direnmeleri, taraflar arasındaki silahlı çatışmaları başlatmıştı.

Husiler'in lideri Seyyid Hüseyin Ali Husi, 10 Eylül 2004 yılında öldürülmesi de çatışmaları dindirmedi. Husiler'in mücadelesi babası Bedreddin ve kardeşleri Abdulmelik ve Yahya tarafından devam ettiriliyor. Babasu Bedreddin, Husiler'in ruhani lideri olarak biliniyor. Hareketin liderliğini Abdulmelik, Avrupa temsilciliğini de Yahya Husi üstleniyor.

Yemen Devlet Başkanı Abdullah Yusuf, 2006 seçimlerinde Husiler'in oyların almak için Husiler'in haklarının devlet tarafından güvence altına alınma sözü vermişti. Fakat Abdullah Yusuf, bu sözünden kısa bir süre sonra başlattığı askeri operasyonla geri adım atmıştı.

2 Şubat 2008 tarihinde Katar Emiri Şeyh Hammad bin Halife Tani arabuluculuğunda gerçekleştirilen Doha anlaşması da taraflar arasındaki krize çözüm olmadı. Çatışmalar 11 Ağustos 2009 tarihinde tekrardan başladı.

5 yıldır devam eden çatışmalarda şimdiye kadar 150 binden fazla Yemenli, mülteci konumuna düştü.

Husiler, Yemen hükümetinin kendilerine özgürlük tanımadığı, akidelerinin baskı altında olduğundan şikayet etmektedir.

Husiler ayrıca Zeydiliğin tıpkı Şafilik gibi hükümet tarafından resmi mezhep olarak kabul edilmesini istiyor.

Yemen hükümeti, İran ve bazı şii örgütleri, Husiler'e silah ve askeri eğitim desteğinde bulunmakla suçlarken Husiler de Suudi Arabistan'ı Yemen'e silah desteğinde bulunmakla suçlamaktadır.

Husiler, dini baskı karşısında kendilerini savunduklarını söylüyorlar. Yemen rejimi ise 1962 darbesi ile yürürlükten kaldırılan imamet rejimini tekrar kurmayı amaçlayan isyancılarla mücadele ettiğini iddia ediyor.

Uzmanlara göre Yemen hükümetinin Husiler'i hedef alan saldırılarında, hareketinin dini niteliğinden çok hızlı bir şekilde ortaya çıkması etkili olmuş; Yemen hükümeti, bu muhalif hareketi sindirmek için harekete geçmişti.

Uzmanlar, Yemen hükümeti Husi hareketinin hedeflerini ve isteklerini tüm yönleriyle değerlendirmekte başarısız olduğunu, güç kullanmadan sorunu çözme yönünde görüş bildirenleri etkisiz hale getirmeye çalıştığını belirtmekteler.

isra haber

Etiket:

Yemen

Husi

İran

Suud





Yazdır
DİĞER HABERLER
İsrail'in Suriye Ulusal Konseyi'ndeki Kuklası: Besma Kodmani
Suriye'de Dış Müdahaleye Bakış ve Yeni İttifaklar
İzzeddin El Kassam'ın Batı Şeria'da Doğuşu
Esad Ordusu'na Karşı Arur Ordusu
Albay Harmuş ve Cisr Şuğur Katliamı
Suriyeli Devrimcilerin Paris Sınavı
Şeyh Adnan Arur ve Suriye Devrimi
Suriye Muhalefeti ve Hizbullah Karşıtlığı
Sudan Dosyası
10. Yılında Aksa İntifadası
Tasfiye Dergisi
ÇOK OKUNANLAR : Dosya
  ANALİZLER diğer
Bir Dönüşümün İbretlik Hikayesi
Son gelişmeler de göstermektedir ki İstanbul İslamcılığı ve ağır abi sendromu son demlerini yaşamaktadır.
Kadrican MENDİ
Suriye'ye Müdahale
Şimdi Türkiye'nin bir çılgınlık yapıp müdahale ettiğini varsayacak olursak maliyet ne olacak, ona bakalım.
Ali BULAÇ
İstanbul İslamcılığı Düşerken
Gücü iktidara yaslanarak bulanlar, o gücün koltuklarla birlikte devrileceğini nasıl unutabilmektedir?.
Beytullah Emrah ÖNCE
Romantik Beklentiler, Nostaljik Umutlar
Karşı karşıya bulunduğumuz tarihsel olaylar, hareketler, ayaklanmalarla ilgili olarak niceliksel ölçütler kullanmak gibi bir zaafımız var.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
NATO, Türkiye ve İslam Dünyası
İşaret ettiğim ideal politiği, reel politiğe dönüştürecek özgür nesiller gelecektir, Tih sürgünü 40 yıl sürse bile, o gün gelecektir.
Ali BULAÇ
“Suriye'nin Dostları”: Yenildik; Ama…
Bir ay içerisinde Annan planını baltalamayı başaramazsalar, “Dostlar”ın “Suriye devrimi” tabutunun son çivisi Paris toplantısında çakılır.
Alptekin DURSUNOĞLU
Tarihi ve Felsefi Yönleriyle Demokrasi
Demokrasi sadece araçları bulunan bir devlet yönetimi şekli olmayan, aynı zamanda bir felsefesi bulunan değerler bütünüdür.
HAMZA ER
İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak
Emperyal güçler "Arap Baharı" ya da "devrimleri" olarak anılan süreçleri evcilleştiriyor ve devrimleri maaşa bağlıyor.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Fe Eyne Tezhebun?
Emperyalist katillerden silah talep etmek "Türkiyeli Müslümanlar"a yakışıyor mu? Bu adım, Türkiye İslami hareketindeki yeni bir kırılmanın habercisidir.
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Ha Gayret ...
Ha gayret hele bir şu Suriye’yi de özgürleştirelim, İran ve hizbullahın başını ezip bölgemizdeki şia tehlikesini de etkisizleştirelim.
Kadrican MENDİ
Suriye'de Dolaşan Kanlı Gömlek
Evet, Suriye’de dolaşan gömlekteki kan Suriyelilerin, bunu görüyoruz.
Beytullah Emrah ÖNCE
Ortadoğu'nun Şiddet Sabitesi?
Ortadoğu son bir yılda son zamanların en önemli siyasal ve toplumsal hareketliliğini yaşıyor.
Akif EMRE
Gerçekleri Görme Yetisini Kaybetmek
Küreselleşme süreçleriyle birlikte, bizler de yeni bir uzama girdik.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Suriyeli Devrimcilere
Batıya, ABD'ye, Araplara ve Türkiye'ye güvenmeyin! Çünkü Siz onların sizin için neler planladıklarını daha iyi bilmektesiniz.
Eymen EL ZEVAHİRİ
Suriye Devrimi
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı.
Kemal HATİP
Suriye Halkı, Rejim ve Arap Birliği'nin Kurbanı
Suriye iki türlü izolasyonla karşı karşıya.
Abdülbari ATWAN
Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Suriye halkını savunma naraları atanlara baktığımda aslında hedef ve gayelerinin Suriye halkı ve özgürlüğü olmadığını görüyorum.
Prof. Abdussettar KASIM
diğer analizler »
Copyright © 2012 israhaber

israhaber bünyesindeki haber ve fotoların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden alınamaz
IE 6+ // Firefox 2+, [ 1024 x 768 ] // Macromedia Flash // Tasarım ve Kodlama artıweb