|
|
Suriye Devrimi |
| 25.01.2012, 13:22:07 |
|
|
|
|

Kemal HATİP |
|
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı. İşte böyle bir günde Mücahit Ömer Muhtar'ın idamı gerçekleşti. Sana selam olsun ey mücahitlerin öncüsü. Bugün Sirt ve Beni Velid bağımsızlığına kavuştu. Senin yönetim merkezin olan Cifra şuan Libya'da bağımsızlığına kavuşamayan tek yer. Ama inşallah yakın bir zamanda bağımsızlığına kavuşacak.
Bundan 29 yıl önce tarih 1982'yi gösterirken Sabra ve Şatilla'da Güney Lübnan'da Filistin halkına karşı büyük bir katliam işlendi. Oysa o gün Hafız Esed'in askerleri olaydan bir kaç metre uzaklıkta bir yerdeydiler. Ama halkımızdan kurban edilenlerin çığlıklarını duymadılar bile. Kulakları sağırdı, kördüler, anlamıyorlardı. Size selam olsun ey Sabra ve Şatilla şehitleri. Ve 16/9/1982 tarihinde olanlardan dolayı Hafız Esed ve Beşar Esed'e yazıklar olsun.
Bugün16/9/2011. Bundan tam 6 ay, 1 gün önce Suriye halkı 40 yıldır mahrum bırakıldıkları hürriyet, onur, izzet ve şerefli bir yaşam talebi için intifadalarını başlattılar.
Nasıra'dan, Ummu Fahm'dan, Sakhnin'den, Hayfa'dan, Yafa'dan, ve bütün köylerimizden Şam'a, Hama'ya, Deyri Zor'a, Homs'a, Al-bu Kemal'a, Dera'ya, Suriye'nin her yerine, her şehrine, köyüne, Şam'ın tüm sokakalarına selam olsun.
Salahuddin'in fethettiği Kudüs'ten, Selahuddin'in yattığı Şam'a selam olsun. İzzetin Kassam'ın mezarının bulunduğu Hayfa'dan İzzettim Kassam'ın doğduğu Lazikiyye yakınlarındaki Ceble'ye selam olsun.
Bizden Şam halkına ve Suriye halkın selam olsun.
Halkımıza davamıza tarih boyunca bize yardım uzatan ellerin sahipleri! Sizi unutmamız mümkün mü?
En azından sizin için sizinle birlikte olduğumuzu duyurmak için bir gösteri bile düzenlemememiz düşünülebilir mi?
Niçin burada gösterimizi noktalamak üzere Selam Camisi'nden hareket ettik? "Lebbeyk ya Şam!" cuması olarak isimlendirilen bu kitap.
Çünkü hayırlı atılımlar camilerde başladı. Evet!... Dera camilerine, Trablus camilerinde, Mısır camilerinde özgürlük intifadaları başladı. Bizim hatırlamamız ve unutanlara hatırlatmamız gerekir ki, tuğyana ve müstekbire karşı hareketler mescitlerde başladı. Bu başlangıçlar Zeytuniyye, kayravan, Ezher Camilerinde başladı.. Bunlar mescitlerin görevleridir. Ve tekrar eski rollerine geri dönmeye başladılar. Allah'a hamdolsun.
Biz, Filistin içindeki İslami Hareket olarak asla taraf belirlemek için arenada savaşanlardan galip gelecek tarafı görmeyi bekleyenlerden değiliz. Hayır bu şereflice bir tutum değildir. Biz baştan beri mazlum Suriye halkının, Tunus halkının, Libya halkının, Yemen halkının yanındaydık. Biz, bugün sesimizi yükseltmek için geldiğimizde, şerefli ve izzetli bir yaşam isteyenlerle birlikte sesimizi yükseltmek için geldik. Yenen tarafın kim olduğunu bekleyip daha sonra galip gelen taraftanız demek için beklemeyeceğiz... Asla..
Biz arenada savaş izleme rolünde değiliz. Bundan dolayı şu an olanlar şüphesiz tutum sıralamaktan başka bir şey değil. Biz bu tutum vesilesiyle tüm dünyaya Arap ve Yabancı zalim arasında hiç bir fark olmadığını duyurmak istedik. Müslüman ve Kafir tağut arasında fark olmadığını, hepsinin tağut olduğunu ve hepsinin kötü olduğunu duyurmak istedik.
Bundan dolayı içimizde İsrail ve Amerika gibi olmayan sesler duymaktayız. İsrail sessiz ve mutlu bir halde, Amerika ise bizim realitemizde olanlar karşısında mutlulukla ellerini ovuşturuyor.
Sanki biz onlarla beraber değiliz yönentimle beraberiz demek istiyorlar. Hangi yönetimden banhsediyorsunuz?
Sabra ve Şatilla katliamlarını sessizce izleyen yönetim mi? Yoksa tanklarını Amerika birliklerini 1990 yılında gerçekleşen Haliç Savaşında Irak'ı yerle bir etmeleri için, Irak'a ulaştırmak için. Golan'ı unutan bu kahraman Suriye ordusu Amerikalı müttefiği ile birlikte savaşmak için Irak'a gitti!
Bugün, Amerika'ya karşı Arapları korumak ve desteklediklerini iddia edip yanıltıyorlar. Hayır! Biz bunu istemiyoruz. Bundan dolayı bugün tarihe kaydolunacak bir tutum içerisindeyiz.
Diyoruz ki; Kudüs! Sevgilimiz Kudüs! Annemiz Kudüs! Kudüs'ün dışarıdan yardım almadan bağımsızlığın kavuşacağınızı mı sanıyorsunuz? Bu nasıl olacak?
Kudüs iki defa işgal edildi.. İki uzun işgal... İlki Haçlı işgali... İkincisi ise, Siyonist işgal...
Birinci işgal, 1099 yılında başladı ve 1187 yılına kadar devam etti. Kudüs, Salahiddin müslüman kardeşlerine karşı Haçlıllarla işbirliği içinde olan işbirlikçi emirlerden emirlikleri bağımsızlığına kavuşturmadan özgürlüğüne kavuşmamıştı. Trablusu hürriyetine kavuşturdu...Hama'yı bağımsızlaştırdı.. Mısr'a gitti, döndü ve Şam ile Haleb'i Haçlılar'la birlik olan yöneticilerden kurtarıp bağımsızlığına kavuşturdu.
Bugün Kudüs tebessüm etmekte... Tebessüm etmekte çünkü bugünkü yöneticiler dünkü yöneticilerden farklı değil. Kudüs'ün kurtulması için İsrail ve Amerika’yla diplomatik ilişkiler kuranlardan kurtulmamız lazım.
Trablus bağımsızlığına kavuştu Elhamdülillah. Kahire bağımsızlığına kavuştu. İnşaallah Şam ve tüm başkentler bağımsızlığına kavuşacak. Bağımsızlıklarına kavuştukları anda Allah'ın izni ile Kudüs'e yardım başlayacak.
Son olarak şunu söylüyorum;
Bazı insanlar karanlığa bağımlı olmuşlar.. Karanlığı seviyorlar. Her yeni bir olgu karşısında umutsuzluk ve karamsalıkla konuşuyorlar. Bu insanlar karamsarlık ve karanlığın bağımlısı olmuşlar. Bu insanlar için şunu söylüyoruz; " Biz şu an tarihte önemli bir süreçten geçmekteyiz. Bizim yıldızım parlarken, onların yıldızı sönmekte... Allah'ın izniyle bizde gün doğarken onların güneşi batıyor
Bundan dolayı umutlu olmamız gerekmeke.. Eğer kesin bir inançla inanır isek, gelecek İslam ve Arap haklarının, şerefliler ve iyilerin, mazlum ve ezilenlerin, izzet ve onur tetikliyicilerinin olucaktır.
Karamsar olana ise şunu söylüyorum. " Ey sizler! Gün doğdu ve sizden kimse gündüzü erteleyemez. Kim kaderin önüne geçebilir? Kim tarihi durdurabilir? Kimse... Niye cahilce davranıyorsuz ve çocukca oynuyorsunuz? Karanlığın taraftarlarına diyorum ki; Düşünüp, inceleyip, akıl etseniz olmaz mı? Size müslümanlar önde desek razı olur musunuz yoksa olmaz mısınız? İslam'dan ve seçkin halklardan asla vazgeçmeyeceğiz Allah'ın izniyle. Gelecek süreç çok yakın. Çok geçmeden bu cücelerle di'li geçmiş zamanla bahsedeceğiz inşallah..
Ey dava kardeşlerim... Sabredin... Sabredin... Birbirinize bağlanının.. Umulur ki huzura eresiniz.. Gelecek bize ait... Başkasına değil..
Esselamu aleykum
İslami Hareket liderlerinden Kemal Hatip'in Suriye Devrimi'ne destek amacıyla düzenlenen gösteride yaptığı konuşması, Ümit Yıldırım tarafından israhaber için tercüme edildi.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bir Dönüşümün İbretlik Hikayesi
Son gelişmeler de göstermektedir ki İstanbul İslamcılığı ve ağır abi sendromu son demlerini yaşamaktadır.
Kadrican MENDİ |
|
|
Suriye'ye Müdahale
Şimdi Türkiye'nin bir çılgınlık yapıp müdahale ettiğini varsayacak olursak maliyet ne olacak, ona bakalım.
Ali BULAÇ |
|
|
İstanbul İslamcılığı Düşerken
Gücü iktidara yaslanarak bulanlar, o gücün koltuklarla birlikte devrileceğini nasıl unutabilmektedir?.
Beytullah Emrah ÖNCE |
|
|
Romantik Beklentiler, Nostaljik Umutlar
Karşı karşıya bulunduğumuz tarihsel olaylar, hareketler, ayaklanmalarla ilgili olarak niceliksel ölçütler kullanmak gibi bir zaafımız var.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
NATO, Türkiye ve İslam Dünyası
İşaret ettiğim ideal politiği, reel politiğe dönüştürecek özgür nesiller gelecektir, Tih sürgünü 40 yıl sürse bile, o gün gelecektir.
Ali BULAÇ |
|
|
“Suriye'nin Dostları”: Yenildik; Ama…
Bir ay içerisinde Annan planını baltalamayı başaramazsalar, “Dostlar”ın “Suriye devrimi” tabutunun son çivisi Paris toplantısında çakılır.
Alptekin DURSUNOĞLU |
|
|
Tarihi ve Felsefi Yönleriyle Demokrasi
Demokrasi sadece araçları bulunan bir devlet yönetimi şekli olmayan, aynı zamanda bir felsefesi bulunan değerler bütünüdür.
HAMZA ER |
|
|
İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak
Emperyal güçler "Arap Baharı" ya da "devrimleri" olarak anılan süreçleri evcilleştiriyor ve devrimleri maaşa bağlıyor.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
Fe Eyne Tezhebun?
Emperyalist katillerden silah talep etmek "Türkiyeli Müslümanlar"a yakışıyor mu? Bu adım, Türkiye İslami hareketindeki yeni bir kırılmanın habercisidir.
Şükrü HÜSEYİNOĞLU |
|
|
Ha Gayret ...
Ha gayret hele bir şu Suriye’yi de özgürleştirelim, İran ve hizbullahın başını ezip bölgemizdeki şia tehlikesini de etkisizleştirelim.
Kadrican MENDİ |
|
|
Suriye'de Dolaşan Kanlı Gömlek
Evet, Suriye’de dolaşan gömlekteki kan Suriyelilerin, bunu görüyoruz.
Beytullah Emrah ÖNCE |
|
|
Ortadoğu'nun Şiddet Sabitesi?
Ortadoğu son bir yılda son zamanların en önemli siyasal ve toplumsal hareketliliğini yaşıyor.
Akif EMRE |
|
|
Gerçekleri Görme Yetisini Kaybetmek
Küreselleşme süreçleriyle birlikte, bizler de yeni bir uzama girdik.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
Suriyeli Devrimcilere
Batıya, ABD'ye, Araplara ve Türkiye'ye güvenmeyin! Çünkü Siz onların sizin için neler planladıklarını daha iyi bilmektesiniz.
Eymen EL ZEVAHİRİ |
|
|
Suriye Devrimi
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı.
Kemal HATİP |
|
|
Suriye Halkı, Rejim ve Arap Birliği'nin Kurbanı
Suriye iki türlü izolasyonla karşı karşıya.
Abdülbari ATWAN |
|
|
Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Suriye halkını savunma naraları atanlara baktığımda aslında hedef ve gayelerinin Suriye halkı ve özgürlüğü olmadığını görüyorum.
Prof. Abdussettar KASIM |
|
| diğer analizler » |
|
|
|