Ana Sayfa Türkçe English Rss

Sünni Arap Fakihler!

Makale

- 18.07.2009, 14:16:39

Yazdır Yazı Boyutu: [ + ] [ - ]
Sünni Arap Fakihler!
al Quds al Arabi'nin baş yazarı Abdulbari Atwan'ın hedefinde yine Arap rejimleri var:
Facebook Digg Del.icio.us
Reddit Mixx StumbleUpon
Google Yahoo

ABD’li yetkililerin açıklamaları ve son günlerde İsrail’in yoğunlaştırılmış askeri hamlelerini takip eden kişilerde, İran’a savaş açmak için hızlı bir şekilde netleşmekte olan bir planın var olduğu intibaı oluşur. Bu çerçevede hareket anı da belirlenmiş olabilir.

Yaklaşık iki ay süren bir sessizlikten sonra Amerika ve İsrail’in sürpriz bir şekilde gerginliği tırmandırmasının, son seçimlerde Ahmedinejad’ın 2. dönem başkanlığı kazanmasının ve Mir Hüseyin Musevi liderliğinde reformistlerin yenilgisinin ilan edilmesinin ardından patlak veren “kadife devrimle” eş zamanlı olduğu dikkat çekmektedir.

Amerikan idaresinin maddi, beşeri ve stratejik alanda büyük masrafa girdiği dışarıdaki savaşlarının yükünden onu kurtaracak bu ayaklanmayı İran rejimini içerden baltalamak için kullandığı belli. Yine bu, Amerika’nın Netanyahu liderliğinde sağcı İsrail hükümetine kendine hakim olması ve İran’a karşı askeri bir müdahalede bulunmaması için yaptığı yoğun baskıyı da açıklamaktadır.

Ortalık sakinleştikten ve protestolar Anayasayı Koruma Komisyonu binasının önündeki küçük gruplara dönüştükten sonra askeri seçeneğe başvurma ihtimali her zamankinden daha güçlü görünüyor. Ali Hamaney de Batı’nın bu hamlelerinin farkında.

Bu yüzden Hamaney birkaç gün önce “İslam Cumhuriyetinin işlerine burnunu sokan kibirli devletlerin liderlerinin, İran içindeki anlaşmazlık ne olursa olsun -düşmanlar müdahale ettiğinde- İran halkının tek bir yumruk olup karşılık vereceğini bilmeleri gerekir” diyerek güçlü bir uyarıda bulundu.

Burada parça parça ya da bütün de olsa “kadife devrimin” kalıntıları arasında beliren çok sayıda işaret var. Bu işaretler; Irak’ta olduğu gibi Tahran’daki rejimi değiştirmek için savaş açma ihtimalinin güçlendiğini doğruluyor.

İlk olarak: Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin İngiltere başbakanı Gordon Brown ile birlikte yaptığı basın toplantısında “İran halkı daha iyi bir liderliği hak etmektedir” şeklinde ifadeler kullanması. Bu ifade, eski ABD Başkanı Bush ve başka Batılı liderlerin Irak savaşından önce mütemadiyen söyledikleri sözlerin aynısıdır. Fransa Cumhurbaşkanının Avrupa Birliğinde İran’ın vurulmasını en çok isteyen kişi olduğu da bilinmektedir.

İkinci olarak: ABD Başkan yardımcısı Joseph Biden’in “İsrail, bağımsız bir devlet olarak İran’la ilişkide uygun olduğunu düşündüğü şekilde davranma hakkına sahiptir” diyerek İsrail yönetimine açıkça yeşil ışık yakması.

Üçüncü olarak: Tirajı yüksek ve ABD ile İngiliz hükümet çevresine yakın bir İngiliz gazetesi olan Sunday Times’ın yayınladığı bir raporda, Arabistan’ın İsrail hükümetine İran’ı ve onun nükleer tesislerini vurmak için hava saldırısına geçildiğinde İsrail uçaklarının Arabistan semasında uçması için gizli onay verdiği ifade edildi. Bu haberin reddi hiç alışık olunmayan bir şekilde ilk olarak Benyamin Netanyahu’dan sonra Suud hükümet sözcüsünden geldi. Suud’un bu haberi yalanlaması beklenen bir şeydi ancak İsrail’in böyle hızlı bir çıkışta bulunması garipti. Çünkü İsrail başbakanının başka bir devletle ilgili haberleri yalanma alışkanlığı yoktur.

Dördüncü olarak: ABD’nin eski BM temsilcisi ve Araplarla Müslümanlara karşı olan nefretiyle ve önce Irak’ın şimdi de İran’ın vurulmasına teşvik eden tavırlarıyla tanınan John Bolton, Körfez ülkelerinin çoğuna yaptığı ziyaretten sonra New York Times gazetesinde yazdığı bir yazıda, ziyaret esnasında görüştüğü liderlerin İran’ın vurulmasını desteklediklerini ve kapalı kapılar ardında İran’ın nükleer tehdidinin ortadan kaldırılmasının kendileri için rahat bir nefes alma anlamına geleceğini söylediklerini yazdı ve İsraillilerin de Suud semalarını kullanmalarının mantıklı olacağını sözlerine ekledi.

Beşinci olarak: “Yunus” türü bir İsrail denizaltısı savaş gemileriyle destekli olarak Süveyş kanalından geçti Eylat limanına yönelip oradan da Hayfa limanındaki üssüne döndü. Asıl garip olan Mısır makamlarının İsrail’in bunu yapmasına izin vermesidir. Mısır’ın sergilediği tavır onun bu fiilini tebrik etme ve doğrudan ya da dolaylı olarak savaş hazırlıklarına ortak olma anlamına gelmektedir.

Altıncı olarak: F-16 türü İsrail uçaklarının Akdeniz’de İran sahillerine kadar ulaşan askeri manevralarda bulunması ve başka filoların Amerika’da havada yakıt ikmalinin de içinde olduğu ortak manevralarda bulunması.

Biz zor bir yol ayrımındayız. İçinde bulunduğumuz günler, basına sızan haberler, İran’ın nükleer gücü hakkında yapılan abartılar, Tahran’da insan hakları ihlali olduğunun gündeme getirilmesi, bütün bunlar bize, psikolojik hazırlıkların ve haklı göstermek sonrasında da destek almak için halkın harekete geçirildiği Irak savaşı öncesi dönemi hatırlatıyor.

Sünni Arap fakihinin İran’a karşı yapılacak bu savaşta Amerikalı müttefikinin yanında yer alacağı görünüyor. Tıpkı Irak savaşında olduğu gibi. Ve Netanyahu Obama’nın konuşmasına cevap olarak yaptığı konuşmada, İran’ın nükleer gücünün artması karşısında Arap-İsrail ortak endişesi olduğunu vurgularken ve Arap dostlarını hükümetinin öncelikleri arasında yer alan bu nükleer gücü kırmak için onunla yardımlaşmaya teşvik ederken boş konuşmuyordu. Sünni Arap fakih derken yanlış bir ifade kullanmıyoruz. Bu bir dil sürçmesi değil. Bütün Arap liderler fakih yöneticilerdir. Dörtten fazla Arap lideri ülkesini 30 yıldır yönetiyor. Bu süre İran devriminin ömrüyle eşit. Bu Sünni fakihlerle İran fakihi arasındaki fark –şeriat yönetiminin dışında- ikincisinin güçlü bir devlet kurmuş, büyük askeri güçlerini geliştirmiş, kendisini ülkesinin geleceğine adamış, kurumlar devleti inşa etmiş ve seçim sandıklarına başvurmuş olmasıdır.

Peki Arap fakihler halkları için ne yaptı? Bu sorunun cevabını halk verecek.

* al Kuds el-Arabi gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdulbari Atwan'ın bu analizi, Gülşen Topçu tarafından İsra Haber için tercüme edilmiştir.

isra haber




Yazdır
DİĞER HABERLER
Ali Bulaç: Tarihi Tekerrür Ettirmeyelim
Suriye'de Akan Kan da Türkiye Cumhuriyeti'nin de Payı Var
"Mavi Marmara'nın Rafa Kaldırılmasına Neden Sessiz Kaldınız?"
Filistinli Prof. Kasım'dan Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Ateş Çukurunun Etrafında
Tahrir'de Değişen Ne?
Artık, Suriye ile Savaş Halindeyiz!
Akif Emre: Suriye'nin Geleceği Suriyelilere Bırakılmayacak
"Suriye Rejiminden Bir Komplo Daha"
Hamanei'nin "Mısır Devrimi Hutbesi"
Tasfiye Dergisi
ÇOK OKUNANLAR : Makale
  ANALİZLER diğer
Bir Dönüşümün İbretlik Hikayesi
Son gelişmeler de göstermektedir ki İstanbul İslamcılığı ve ağır abi sendromu son demlerini yaşamaktadır.
Kadrican MENDİ
Suriye'ye Müdahale
Şimdi Türkiye'nin bir çılgınlık yapıp müdahale ettiğini varsayacak olursak maliyet ne olacak, ona bakalım.
Ali BULAÇ
İstanbul İslamcılığı Düşerken
Gücü iktidara yaslanarak bulanlar, o gücün koltuklarla birlikte devrileceğini nasıl unutabilmektedir?.
Beytullah Emrah ÖNCE
Romantik Beklentiler, Nostaljik Umutlar
Karşı karşıya bulunduğumuz tarihsel olaylar, hareketler, ayaklanmalarla ilgili olarak niceliksel ölçütler kullanmak gibi bir zaafımız var.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
NATO, Türkiye ve İslam Dünyası
İşaret ettiğim ideal politiği, reel politiğe dönüştürecek özgür nesiller gelecektir, Tih sürgünü 40 yıl sürse bile, o gün gelecektir.
Ali BULAÇ
“Suriye'nin Dostları”: Yenildik; Ama…
Bir ay içerisinde Annan planını baltalamayı başaramazsalar, “Dostlar”ın “Suriye devrimi” tabutunun son çivisi Paris toplantısında çakılır.
Alptekin DURSUNOĞLU
Tarihi ve Felsefi Yönleriyle Demokrasi
Demokrasi sadece araçları bulunan bir devlet yönetimi şekli olmayan, aynı zamanda bir felsefesi bulunan değerler bütünüdür.
HAMZA ER
İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak
Emperyal güçler "Arap Baharı" ya da "devrimleri" olarak anılan süreçleri evcilleştiriyor ve devrimleri maaşa bağlıyor.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Fe Eyne Tezhebun?
Emperyalist katillerden silah talep etmek "Türkiyeli Müslümanlar"a yakışıyor mu? Bu adım, Türkiye İslami hareketindeki yeni bir kırılmanın habercisidir.
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Ha Gayret ...
Ha gayret hele bir şu Suriye’yi de özgürleştirelim, İran ve hizbullahın başını ezip bölgemizdeki şia tehlikesini de etkisizleştirelim.
Kadrican MENDİ
Suriye'de Dolaşan Kanlı Gömlek
Evet, Suriye’de dolaşan gömlekteki kan Suriyelilerin, bunu görüyoruz.
Beytullah Emrah ÖNCE
Ortadoğu'nun Şiddet Sabitesi?
Ortadoğu son bir yılda son zamanların en önemli siyasal ve toplumsal hareketliliğini yaşıyor.
Akif EMRE
Gerçekleri Görme Yetisini Kaybetmek
Küreselleşme süreçleriyle birlikte, bizler de yeni bir uzama girdik.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Suriyeli Devrimcilere
Batıya, ABD'ye, Araplara ve Türkiye'ye güvenmeyin! Çünkü Siz onların sizin için neler planladıklarını daha iyi bilmektesiniz.
Eymen EL ZEVAHİRİ
Suriye Devrimi
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı.
Kemal HATİP
Suriye Halkı, Rejim ve Arap Birliği'nin Kurbanı
Suriye iki türlü izolasyonla karşı karşıya.
Abdülbari ATWAN
Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Suriye halkını savunma naraları atanlara baktığımda aslında hedef ve gayelerinin Suriye halkı ve özgürlüğü olmadığını görüyorum.
Prof. Abdussettar KASIM
diğer analizler »
Copyright © 2012 israhaber

israhaber bünyesindeki haber ve fotoların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden alınamaz
IE 6+ // Firefox 2+, [ 1024 x 768 ] // Macromedia Flash // Tasarım ve Kodlama artıweb