|
|
Son Nefesine Kadar Lider |
Makale - 21.10.2010, 20:00:25 |
|
|
|
|
Fehmi Huveydi, Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın Saadet Partisi'nin Genel Başkanlığı'na seçilmesini değerlendirdi.
Necmettin Erbakan’ın 84 yaşında yeniden Saadet Partisi’nin başkanlığına gelmesi, ne zaman çekileceğini bilmeyen siyasetçinin sorunudur. Bu haliyle o, yıldız ve prestijli liderlikten saygı ve hürmet duygularından çok şefkat ve acıma duyguları beslenen bir yaşlıya dönüşmektedir. Erbakan -hatırlamayanlar için zikredelim- modern Türkiye tarihinde Osmanlı hilafetinin kaldırılmasından yarım asır sonra İslami referansı olan siyasi bir parti kurmaya cesaret eden ilk kişi olması hasebiyle önemli bir sembol kabul ediliyor.
Erbakan, 1970’de Milli Nizam Partisi’ni kurdu. 1920’lerden bu yana Türkiye’de esen şiddetli laiklik rüzgârları İslam ya da şeriat adının kamusal alanda zikredilmesini yasaklamıştı. Bu nedenle Erbakan yeni partisi için Milli Nizam ismini seçti. Ancak parti ertesi yıl kapatılınca Milli Selamet Partisi’ni kurdu ve o da kapanınca bu inatçı adam 80’lerin başında Refah Partisi’ni kurdu.
Erbakan 70’li yıllarda 3 koalisyon hükümetinde yer aldı ancak kurduğu yeni parti 1995 seçimlerinde kısmi bir başarı kaydedince DYP ile oluşturulan Refahyol hükümetinde başbakan oldu. Askerler 2 sene sonra onu istifaya zorladıkları için bu makamda da kalamadı. Ardından Anayasa Mahkemesi 1997 senesinde Refah Partisi’ni kapattı.
Ama Hoca ümitsizliğe kapılmadı ve Fazilet Partisi’ni kurdu. Bu parti de kapatıldı ve Erbakan’ın siyaset yapması yasaklandı. Onun önemli kurmayları çalışmalara devam ettiler ve ekonomi uzmanı ve üniversite hocası Numan Kurtulmuş başkanlığında Saadet Partisi’ni kurdular. Geçen 40 sene boyunca Erbakan’ın azmi hiç tükenmedi ve ister şahsıyla ister nüfuzuyla olsun partinin liderliğinde kalmaya devam etti.
Yaşı ilerlemesine ve yoğunlaşma gücü azalmasına rağmen bu liderliği bırakmadı. Aynı zamanda havarileri de etrafındaydı ve ona bağlılıklarını sürdürdüler. Erbakan’ın onlarla olan ilişkisi tarikat şeyhinin müridleriyle olan ilişkisinden daha yakın bir ilişkiydi. En son 2 sene önce ramazan ayında bu cinsten bir olay yaşandı.
Uzun boyu ve heybetli görüntüsüyle başkanlık ettiği sofrada iftar yemeğine çağrılmıştım. Havarileri masanın etrafında sıra olmuşlar ve başları öne eğik onun konuşmasını dinliyorlardı. Erbakan bir saat süreyle konuşmasına devam etti ve bu süre zarfında hiçbir şey yemedi. Bizler onu dinlerken iftar yemeğini yiyorduk. Bu benim dikkatimi çok çekmedi çünkü beni en çok şaşırtan şey bir saat boyunca bize anılarını anlatması ve işe yarar bir şey söylememesi oldu. Havarilerinden hiç biri iftar yemeğini yemesi için onu uyarmaya cesaret edemedi.
Bu sene başında İstanbul’dayken bana Erbakan’ın, başkanlığı döneminde partinin oylarının %5 oranında arttığı ve Erbakan’ın seçtiği adayları diskalifiye ederek kendisine yardımcı bir grup seçen Başkan Numan Kurtulmuş’un performansından memnun olmadığı söylendi.
Hoca Kurtulmuş’un ona itaat etmediğini hissetti. O vakit Erbakan’ın büyük oğlu Fatih’in parti başkanlığı için kendisini babasının doğal varisi olarak gördüğü söylendi. Ama babası oğlunun aday olması durumunda isyan halkasının genişlemesinden korktu. Bu nedenle hiç kimsenin onunla rekabet etmeyeceğinden emin olmak için kendisini aday göstermeye karar verdi.
İşler yoluna koyuldu, Numan Kurtulmuş partiden uzaklaştırıldı ve Erbakan başkan seçildi. Erbakan tekerlekli sandalyede taşınarak parti merkezine getirilince Numan Kurtulmuş ve beraberindekilerin Erbakan’ın partisinde yeni bir bölünme oluşturacak bağımsız bir parti kurmaya yöneldikleri anlaşıldı.
Erbakan seçildikten sonra yaptığı konuşmasında, düşmanın tuzakları evlatlarımızı bizden ayırdı. Turgut Özal (eski Cumhurbaşkanı) aramızdan ayrıldı, Tayyib Erdoğan (Başbakan) bizden ayrıldı dedi ve herkesin sahteyle gerçek arasındaki büyük farkı anlama zamanının geldiğini sözlerine ekledi.
Şüphesiz ki Kurtulmuş ve onun partiye gençlik katmaya çalışan grubunun ayrılışı Saadet Partisi için acı bir parçalanma sayılır. Bu parçalanma parlamento seçimlerinde ona büyük kayıplara mal olacaktır. Çünkü parti Erbakan’ın yaşlı olması, kendi kişiliğine ve tarihe gömülmesi ve olaylarla dolu bir aşamada bir lider olarak kendisine biçilen ömrün sonlanması nedeniyle fazlaca kan kaybedecek. Ama o halen kendini bu işlere veriyor. Erbakan’ın içine düştüğü hata da işte tam budur. Erbakan hem partiyi lidersiz bırakmıştır hem de artık parti liderlik fonksiyonuyla yeniden şahlanamayacak kadar çökmüştür.
Fehmi Huveydi'nin Katar gazetesi eş Şark'ta 21.10.2010 tarihinde yayınlanan "Son Nefesine Kadar Lider" başlıklı yazısını Gülşen Topçu israhaber için tercüme etti.
isra haber
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bir Dönüşümün İbretlik Hikayesi
Son gelişmeler de göstermektedir ki İstanbul İslamcılığı ve ağır abi sendromu son demlerini yaşamaktadır.
Kadrican MENDİ |
|
|
Suriye'ye Müdahale
Şimdi Türkiye'nin bir çılgınlık yapıp müdahale ettiğini varsayacak olursak maliyet ne olacak, ona bakalım.
Ali BULAÇ |
|
|
İstanbul İslamcılığı Düşerken
Gücü iktidara yaslanarak bulanlar, o gücün koltuklarla birlikte devrileceğini nasıl unutabilmektedir?.
Beytullah Emrah ÖNCE |
|
|
Romantik Beklentiler, Nostaljik Umutlar
Karşı karşıya bulunduğumuz tarihsel olaylar, hareketler, ayaklanmalarla ilgili olarak niceliksel ölçütler kullanmak gibi bir zaafımız var.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
NATO, Türkiye ve İslam Dünyası
İşaret ettiğim ideal politiği, reel politiğe dönüştürecek özgür nesiller gelecektir, Tih sürgünü 40 yıl sürse bile, o gün gelecektir.
Ali BULAÇ |
|
|
“Suriye'nin Dostları”: Yenildik; Ama…
Bir ay içerisinde Annan planını baltalamayı başaramazsalar, “Dostlar”ın “Suriye devrimi” tabutunun son çivisi Paris toplantısında çakılır.
Alptekin DURSUNOĞLU |
|
|
Tarihi ve Felsefi Yönleriyle Demokrasi
Demokrasi sadece araçları bulunan bir devlet yönetimi şekli olmayan, aynı zamanda bir felsefesi bulunan değerler bütünüdür.
HAMZA ER |
|
|
İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak
Emperyal güçler "Arap Baharı" ya da "devrimleri" olarak anılan süreçleri evcilleştiriyor ve devrimleri maaşa bağlıyor.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
Fe Eyne Tezhebun?
Emperyalist katillerden silah talep etmek "Türkiyeli Müslümanlar"a yakışıyor mu? Bu adım, Türkiye İslami hareketindeki yeni bir kırılmanın habercisidir.
Şükrü HÜSEYİNOĞLU |
|
|
Ha Gayret ...
Ha gayret hele bir şu Suriye’yi de özgürleştirelim, İran ve hizbullahın başını ezip bölgemizdeki şia tehlikesini de etkisizleştirelim.
Kadrican MENDİ |
|
|
Suriye'de Dolaşan Kanlı Gömlek
Evet, Suriye’de dolaşan gömlekteki kan Suriyelilerin, bunu görüyoruz.
Beytullah Emrah ÖNCE |
|
|
Ortadoğu'nun Şiddet Sabitesi?
Ortadoğu son bir yılda son zamanların en önemli siyasal ve toplumsal hareketliliğini yaşıyor.
Akif EMRE |
|
|
Gerçekleri Görme Yetisini Kaybetmek
Küreselleşme süreçleriyle birlikte, bizler de yeni bir uzama girdik.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
Suriyeli Devrimcilere
Batıya, ABD'ye, Araplara ve Türkiye'ye güvenmeyin! Çünkü Siz onların sizin için neler planladıklarını daha iyi bilmektesiniz.
Eymen EL ZEVAHİRİ |
|
|
Suriye Devrimi
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı.
Kemal HATİP |
|
|
Suriye Halkı, Rejim ve Arap Birliği'nin Kurbanı
Suriye iki türlü izolasyonla karşı karşıya.
Abdülbari ATWAN |
|
|
Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Suriye halkını savunma naraları atanlara baktığımda aslında hedef ve gayelerinin Suriye halkı ve özgürlüğü olmadığını görüyorum.
Prof. Abdussettar KASIM |
|
| diğer analizler » |
|
|
|