Ana Sayfa Türkçe English Rss

Rantisi'nin Eşi Ümmu Muhammed'le Rantisi'yi Konuştuk

Röportaj

- 17.04.2009, 13:07:45

Yazdır Yazı Boyutu: [ + ] [ - ]
Rantisi'nin Eşi Ümmu Muhammed'le Rantisi'yi Konuştuk
Asra damgasını vuran Filistin direnişinin ölümsüz ismi Abdulaziz Rantisi'nin eşi, İsra Haber'e konuştu:
Facebook Digg Del.icio.us
Reddit Mixx StumbleUpon
Google Yahoo

Ümmü Muhammed, Asra damgasını vuran bir liderin eşi. Elindeki silahı havaya kaldırarak “İşte yol budur”, "Ölüm bizlere eninde sonunda gelecek, ya yatağımızda ya da Apaçi ile... Ben Apaçi'yi seçiyorum" diyen intifadanın ölümsüz önderlerinden Abdulaziz Rantisinin eşi.

Ümmu Muhammed ile Tahran’daki Gazze Konferansında, Şehadetinin 5. yılında Rantisi’den Gazze’deki Furkan Savaşına, Filistin’e dair bir çok meseleyi konuştuk.

İsra Haber Genel Yayın Yönetmeni İsa Eren'in Ümmu Muhammed'le yaptığı bu önemli röportajı sunuyoruz:

İsrahaber.com: Ümmü Muhammed’i kısaca tanıyabilir miyiz?

Ümmu Muhammed: Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla..

Adım: Raşa Salid el Adluni. 28.11.1955 tarihinde Hanyunus’da doğdum. Yafa asıllıyız. Hamas’ın kadın kollarında görevliyim.

İsrahaber.com: Abdulaziz Rantisi’yi bir eş olarak nasıl anlatabilirsiniz?

Ümmu Muhammed: Rantisi, İslami yaşantı açısından dört dörtlük bir insandı. Kuran-ı Kerim’i ezbere bilir ve çok da iyi anlamıştı. Hayatının her alanında da Kuran’ı yaşamıştır. Evinde, pazarda, işyerinde bir doktor olarak ya da üniversitede konferans veren bir öğretim görevlisi olarak en iyi şekilde Kuran’ı yaşamıştı. Anne babaya iyilik emri gereği, anne ve babasına karşı son derece saygılıydı. Erkek ve kız çocuklarını sever, eğitimleriyle bire bir ilgilenirdi. “Sizin hayırlınız ailesine hayırlı olandır. Ben de ailesine en hayırlı olanınızım” sözünün gereğini yerine getirirdi.

Siyasi bir lider olarak da şu ayette emredilenin gereğini yapardı: “Ey iman edenler, içinizden kim dininden geri dönerse, Allah Kendisi'nin onları sevdiği, onların da Kendisi'ni sevdiği mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise 'güçlü ve onurlu,' Allah yolunda çaba harcayan ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Allah'ın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah geniş olandır, bilendir.”

İbadet konusuna gelince, en fazla da gece namazlarına riayet ederdi.

İsrahaber.com: Rantisi’nin Şehadet haberini nasıl öğrendiniz?

Ümmu Muhammed: Doktorun evden çıkmasından beş dakika sonra büyük bir patlama sesi duydum. O anda aklıma ilk önce doktor geldi. Patlama sonucunda doktora bir şey olup olmadığını anlamak için hemen radyoyu açtım. Haber’de doktorun arabasına füze isabet ettiğini söylenmişti. İki koruması şehid düşmüş, doktor da hastaneye kaldırılmıştı.

İsrahaber.com: Rantisi’nin Şehadet haberini nasıl karşıladınız?

Ümmu Muhammed: Haberi, eşinin şehid olduğu haberini karşılayan tüm Filistinli kadınlar gibi karşıladım.

Şehid olduğu haberi, beni derinden sarsmıştı. Fakat aklımı ve imanımı yitirmedim. Dilimden “elhamdulillah” sözleri döküldü. Sonra abdest aldım ve yatsı namazını kıldım. Beni ve çocuklarımın ayaklarını sabit kılması için Rabbime dua ettim. Kendi kendime “o anda yapmam gereken de budur” dedim.

Elhamdulillah… Şehidin ve kardeşlerinin ölümü ümmeti diriltti. Hareket, her gün yeni bir lider dünyaya getiriyor.

İsrahaber.com: Şehadetini bekliyor muydunuz?

Ümmu Muhammed: Evet, bekliyordum. O, her şeyiyle Allah’ın rızasını gözeten bir hayat sürdü. İşkenceye maruz kaldı, sürgün edildi, doktor ve kardeşleri düşmanın eliyle öldü. Şerefli bir ölümle hayatını yitirdi. Şehid, sürekli şehadet arzusuyla yatıp kalkıyordu. O’nun için Şehadetten daha şerefli bir şey yoktu.

İsrahaber.com: Abdulaziz Rantisi’nin şahadetinden sonra hayatınızda nasıl değişiklikler oldu?

Ümmu Muhammed: Rantisi’nin şehadetinden sonra hayatımızda herhangi bir değişiklik olmadı. Tıpkı şehadetinden önce nasıl yaşadıysak şehadetinden sonra da aynı yaşantı üzerine olduk. Çünkü İslam, her bir anımızın şu ayetteki gibi olmasını istemektedir: “De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi alemlerin Rabbi Allah içindir.”

israhaber.com: Rantisi’nin eşi günlük olarak neler yapmakta?

Ümmu Muhammed: Sabah namazından sonra Kuran okuyorum, zikir yapıyorum. Bundan sonra, hareketin kadın kollarındaki etkinliklerimizi koordine etmek için evden ayrılıyorum. Gün boyu dışarıda olurum genelde. Akşamları eve gelince de Tefsir bölümünde yaptığım master eğitimini ve ümmeti yakından ilgilendiren siyasi meselelere vukufiyetimi artırmak için fikri kitaplar okuyorum.

israhaber.com: Filistin kadını hakkında neler söyleyebilirsiniz. Hayatın ve mücadelenin her alanında görebiliyoruz onları?

Ümmu Muhammed: Filistin kadını, gençleri her türlü fesattan korumuş, onları cihad ve İslam terbiyesi üzerine yetiştirmiştir. Filistinli kadın hayatın her anında Allah’ın rızasını gözetmiştir. Evinde çocuklarına annelik, hastanede doktorluk yaparken de Allah’ın rızasını gözetmiştir. Bir avukat olarak Filistinlileri savunmuş, okullarda yeni bir medeniyetin inşası için eğitimli bireyler yetiştirmiştir.

Filistin kadını, evladını iman üzerine yetiştirir. Allah yolunda feda olmaya hazır hale getirir. Filistin kadını büyük bir yükü omuzlamaktadır. Eşi, direniş meydanında, esir ya da şehid olunca evin tüm işleri, Filistin kadını tarafından idare edilmektedir.

Filistin kadınının vatanını savunduğu için hapse girdiğine şahit olabilirsiniz.

israhaber.com: İsrail'in kara, hava ve kara saldırılarına rağmen Gazze zafer kazandı. Size göre zaferin sırrı nedir?

Ümmu Muhammed: Evet,Gazze halkı her şeye rağmen zafer kazandı. Çünkü Gazze'nin çocukları, Şeyh Ahmed Yasin'in elinde yetişti.

Filistin Meclisi’nden önce, Şeyh Ahmed Yasin başta Hamas çocukları olmak üzere tüm Filistin halkını, haklarına sahip çıkacak şekilde sağlam bir akide üzerine eğitti. Şeyh Ahmed Yasin, toprağın akidenin aslından olduğuna inanacak şekilde terbiye verdi. Filistin, mukaddes topraklardır. Kur’an ve Rasulullah’ın sünnetinde bu kutsallığa işaretler vardır. Şeyh Ahmed Yasin, tüm kurumları kullanarak, Filistin’in çocuklarına topraklarına bağlı kalmasını öğretti.

İsrahaber.com: Filistin kadınının, Ribat’taki direnişçilere yemek ve içecek götürdüğünü biliyoruz. Son zaferde kadınların rolü neydi? Neler yapmışlardı?

Ümmu Muhammed: Evet, zaferin elde edilmesinde, hiç şüphesiz önemli rol oynamışlardır. Fakat, bu bahsettiğiniz, Filistin kadınının yaptıklarının sadece bir kısmıdır. Filistin kadını evinde anne, okulunda öğretmen olarak Filistin neslini terbiye eder, hastanesinde hemşire ve doktor olarak Filistin halkına hizmet eder. Avukat olarak halkını savunur. Üniversitede öğretim görevlisidir ya da öğrencidir. Bazen de direniş meydanında şehadet eylemcisi olarak görürsünüz. Siyasi alanda da etkili rol oynamışlardır. Seçimden önce ve sonrasında etkinlikler yoluyla tüm dünyaya başta ambargo olmak üzere, her türlü zulme karşı çıktığını göstermiştir.

Burada unutmamamız gereken bir husus da var ki Filistin kadınının evladını ve eşini cihada hazırlaması, Allah yolunda feda etmeye hazır olmasıdır.

Filistin kadını tüm bunlarla sahabeyi kendisine örnek almaktadır. Adeta bir Sümeyye ya da bir Esma bint Ebubekir’dirler.

israhaber.com: Hamas hükümetinin halkıyla ilişkiler nasıl?

Ümmu Muhammed: Hakikatte söylememiz gerekir ki Hamas, hükümetten önce de halkının yanındaydı. 35 sene boyunca halkına tüm alanlarda hizmet etmek için çalıştılar. Filistin Halkı, Hamas’ın çocuklarını fedakar, emin, doğru, tevazu sahibi ve dik duruşlu olarak bilmektedir. Hamas liderleri, direnişin en ön safındaydı.

Hamas’ın seçimi kazanmasında ve tüm bölgesel ve uluslararası çabalara rağmen düşürülememesinde, Hamas liderlerinin bu özelliği etkiliydi. Hamas, ambargonun gerçekten de çok şiddetli olmasına rağmen, bir çok kazanımlar elde etti.

Hamas'ın halkına sahip çıkmasından ötürü halk da Hamas'ına sahip çıktı.

israhaber.com: Filistinliler arasında devam eden diyalog konusunda ne düşünüyorsunuz? Mahmud Abbas, İsrail’in tanınmasını gündeme getiriyor.

Ümmu Muhammed: Abbas, bunu ilk defa yapmıyor. Sadece Filistinliler değil tüm ümmet, Filistin halkının bir ve bütün olmasını istiyor. Şayet Abbas, diyaloğun başarıyla neticelenmesini isterse, bu gerçekleşecektir. Filistin halkının da menfaatine sonuçlanacaktır. Fakat utanç verici duruşunu devam ettirirse, işgalcilerle güvenlik işbirliğini sürdürürse diyalog başarılı olmayacaktır. Diyalog olmasa da Filistin halkı, direniş etrafında kenetlenecektir. Bu ise Abbas için olumsuz bir durum olacaktır.

israhaber.com: Araplar ve batılı ülkeler Gazze halkına ambargo uygulamakta, ambargonun bir gün delineceğine inanıyor musunuz?

Ümmu Muhammed: Filistin halkı, Balfour deklarasyonundan bugüne kadar çeşitli zulümlere maruz kalmıştır. Filistin halkı son saldırıda da direndi, sabretti ve toprağına sıkıca bağlandı.

Rasulullah (s.a) demiştir ki: Zafer, sabırla gelir. Bu baskılar, zaferin yaklaştığını müjdelemektedir. Filistin halkının maruz kaldığı sıkıntılara ve ambargoya gelince, Filistin halkı bütün bunları yeni yaşamıyor. Filistin halkı uzun bir süredir baskılara maruz kalmaktadır. Evleri yıkılmış. Terörün her türlüsüne maruz kalmıştır. Fakat tüm baskılara rağmen kadını ve erkeğiyle Filistin halkının başı dik, direnirken görüyoruz. Yeni olan Hamas hükümetinin tasfiyesi için Filistin halkının ihtiyaç duyduğu şeylerin Gazze’ye girmesi engellemektir. Bir diğer konu ise, Filistin halkının kendisine ait bir hükümetinin olmasıdır. Halkın, hükümetinin etrafında kenetlenmesidir.

3 yıla yakın bir süredir devam eden ambargoya rağmen Filistin kadını, hayatı normalin dışına çıkarmadı. Evinde gazı bittiği zaman odunuyla yemeğini pişirdi. Zaruri ihtiyaçların yokluğuna rağmen yaşamı direnişçilere kolaylaştırdı. Kendisini, oğlunu ve eşini Allah yolunda feda etmeye her an hazır olan bir kişinin zayıflaması mümkün müdür?

israhaber.com: Sayın Ümmu Muhammed, Tahran’dasınız. Tahran’a neden geldiğinizi ve İran’ın Filistin davası karşısındaki duruşunu nasıl değerlendirdiğinizi anlatır mısınız?

Ümmu Muhammed: İran’ın dördüncüsünü düzenlediği Filistin davasına destek konferansı için aldığımız davet üzerine Tahran’a geldik. İran, Filistin davasını destekleyen ülkelerden birisidir. Zulme karşı adaletin yanındadır. İran İslam Cumhuriyetinin Filistin davasındaki duruşunu bu şekilde değerlendiriyorum.

Biz, Filistin halkını ve davasını destekleyen bu duruşu takdir ediyoruz. Her zaman her yerde bu duruşunu koruyan devletler için aynı şeyleri söyleriz. Bu ülkelerin arasında İran da vardır. İran’la birlikte Filistin davasını destekleyen ülkeler, rollerini direnişin yanında olduklarını göstererek oynadılar.

Bize göre Mescid-i Aksa’nın kurtarılması sadece Filistin halkının görevi değildir. Tüm ümmetin görevidir.

israhaber.com: Türkiye halkının Filistin davasındaki duruşu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ümmu Muhammed: Gerçekten de Erdoğan’ın duruşu çok iyiydi. Peres’in yüzene karşı, işgal ordusunun Gazze’ye yaptığı vahşeti kınayan, Filistin halkını savunan, Gazze’de yapılan vahşetin boyutunu ortaya koydu. Erdoğan’ın bu cesur duruşunu takdir ettik.

Türkiye halkı esas duruşuna geri döndü. Fakat her türlü baskı, dayatma ve tehditlere rağmen Müslüman Türkiye, Filistin’in bir parça olduğunu dünyaya gösterdi. Birileri bunun sonsuza kadar devam edeceğini sanıyordu. Türkiye halkının siyonizme karşı direnci, yalnız olmadığımızı hatırlattı, bizlere ve ribattaki direnen erlerimize moral verdi.

israhaber.com: Son olarak neler söylemek istersiniz?

Ümmu Muhammed: İslam, bizatihi izzetin kaynağıdır. Allah da bizi İslam’la izzetlendirdi. Gençlerden, izzetin ve şerefin kaynağına dönmesini diliyorum. Allah’ın kitabına ve sünnetine dönünüz. Kur’an ahlakıyla ahlaklanınız. Kuran’ın emirlerini uygulayınız. İslam’ı kendinizde, toplumunuzda ve gittiğiniz her yerde yaşayınız. Görevlerinizi yapmanızı engelleyen günahlardan uzak durunuz. Bunun dışında bir yol izlersek, Allah bizi zillete düşürür.

Müslüman kadınların, İslamı, Kur’an’dan ve sünnetten iyice öğrenmesi gerekmektedir. İslam’ı bu ikisinden öğrenmeliyiz.Resulullah (s.s.v.) “Size, sarıldığınız müddetçe asla sapıtmayacağınız iki şey bıraktım. Biri, Allah’ın Kitabı, diğeri ise benim sünnetim.” buyurmuştur. Kim bu ikisinden aldıklarını uygularsa izzete ulaşır.

Filistin davası, ümmetin temel davasıdır. Ambargonun delinmesi ise bu davanın bir parçasıdır. Ümmetin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi halinde ambargonun delineceğine inanmaktayım. Ümmet, tüm gücünü kullanarak bu davanın yanında durabilir, Siyonist düşmana ve düşmanı destekleyenlere (Amerika) baskı uygulayabilir.

İsrahaber.com: Ümmu Muhammed, değerli vaktinizi bize ayırdığınız için teşekkür ediyoruz.

Ümmu Muhammed: Çalışmalarınınzdan ötürü halkım adına teşekkür ediyorum, Türkiye'deki kardeşlerimize selam ve saygılarımı iletiyorum.

isra haber




Yazdır
DİĞER HABERLER
Harbiye Eylemi, Türkiye İslamcılığı'nın İntiharı Oldu
Muhaliflerin İsrail Üzerinden “tencere Dibin Kara” Tartışması
Heysem Menna: Ulusal Konsey, Dış Müdahaleyle Kuruldu
Şeyh Abdulkerim, Afgan Cephesini Değerlendirdi
Mavi Marmara'nın Kaptanı Konuştu
Kudüs Muhafızı, Kudüs'teki Yahudileri Anlatıyor
Mısır'dan Filistinli Komutana İnsanlık Dışı İşkenceler
Filistin Hükümeti: Müslüman ve Araplar Türkiye'yi Örnek Alsın
Hamas: Biz de Türkiye'nin Yanında Olacağız!
Filistin Direnişi Gazze'ye Karşı Tel Aviv'i Vuracak!
Tasfiye Dergisi
ÇOK OKUNANLAR : Röportaj
  ANALİZLER diğer
Bir Dönüşümün İbretlik Hikayesi
Son gelişmeler de göstermektedir ki İstanbul İslamcılığı ve ağır abi sendromu son demlerini yaşamaktadır.
Kadrican MENDİ
Suriye'ye Müdahale
Şimdi Türkiye'nin bir çılgınlık yapıp müdahale ettiğini varsayacak olursak maliyet ne olacak, ona bakalım.
Ali BULAÇ
İstanbul İslamcılığı Düşerken
Gücü iktidara yaslanarak bulanlar, o gücün koltuklarla birlikte devrileceğini nasıl unutabilmektedir?.
Beytullah Emrah ÖNCE
Romantik Beklentiler, Nostaljik Umutlar
Karşı karşıya bulunduğumuz tarihsel olaylar, hareketler, ayaklanmalarla ilgili olarak niceliksel ölçütler kullanmak gibi bir zaafımız var.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
NATO, Türkiye ve İslam Dünyası
İşaret ettiğim ideal politiği, reel politiğe dönüştürecek özgür nesiller gelecektir, Tih sürgünü 40 yıl sürse bile, o gün gelecektir.
Ali BULAÇ
“Suriye'nin Dostları”: Yenildik; Ama…
Bir ay içerisinde Annan planını baltalamayı başaramazsalar, “Dostlar”ın “Suriye devrimi” tabutunun son çivisi Paris toplantısında çakılır.
Alptekin DURSUNOĞLU
Tarihi ve Felsefi Yönleriyle Demokrasi
Demokrasi sadece araçları bulunan bir devlet yönetimi şekli olmayan, aynı zamanda bir felsefesi bulunan değerler bütünüdür.
HAMZA ER
İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak
Emperyal güçler "Arap Baharı" ya da "devrimleri" olarak anılan süreçleri evcilleştiriyor ve devrimleri maaşa bağlıyor.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Fe Eyne Tezhebun?
Emperyalist katillerden silah talep etmek "Türkiyeli Müslümanlar"a yakışıyor mu? Bu adım, Türkiye İslami hareketindeki yeni bir kırılmanın habercisidir.
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Ha Gayret ...
Ha gayret hele bir şu Suriye’yi de özgürleştirelim, İran ve hizbullahın başını ezip bölgemizdeki şia tehlikesini de etkisizleştirelim.
Kadrican MENDİ
Suriye'de Dolaşan Kanlı Gömlek
Evet, Suriye’de dolaşan gömlekteki kan Suriyelilerin, bunu görüyoruz.
Beytullah Emrah ÖNCE
Ortadoğu'nun Şiddet Sabitesi?
Ortadoğu son bir yılda son zamanların en önemli siyasal ve toplumsal hareketliliğini yaşıyor.
Akif EMRE
Gerçekleri Görme Yetisini Kaybetmek
Küreselleşme süreçleriyle birlikte, bizler de yeni bir uzama girdik.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Suriyeli Devrimcilere
Batıya, ABD'ye, Araplara ve Türkiye'ye güvenmeyin! Çünkü Siz onların sizin için neler planladıklarını daha iyi bilmektesiniz.
Eymen EL ZEVAHİRİ
Suriye Devrimi
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı.
Kemal HATİP
Suriye Halkı, Rejim ve Arap Birliği'nin Kurbanı
Suriye iki türlü izolasyonla karşı karşıya.
Abdülbari ATWAN
Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Suriye halkını savunma naraları atanlara baktığımda aslında hedef ve gayelerinin Suriye halkı ve özgürlüğü olmadığını görüyorum.
Prof. Abdussettar KASIM
diğer analizler »
Copyright © 2012 israhaber

israhaber bünyesindeki haber ve fotoların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden alınamaz
IE 6+ // Firefox 2+, [ 1024 x 768 ] // Macromedia Flash // Tasarım ve Kodlama artıweb