Ana Sayfa Türkçe English Rss
Takvim

Ramazan Şallah: Ümmet, Kudüs Günü'nde Tek Saf Olmalıdır

Suriye

- 03.09.2010, 10:31:54

Yazdır Yazı Boyutu: [ + ] [ - ]
Ramazan Şallah: Ümmet, Kudüs Günü'nde Tek Saf Olmalıdır
İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Ramazan Şallah, ümmeti Kudüs Günü'nde tek saf olmaya çağırdı.
Facebook Digg Del.icio.us
Reddit Mixx StumbleUpon
Google Yahoo

Ramazan Şallah'ın el Alem televizyonu aracılığıyla verdiği Kudüs Günü mesajını sunuyoruz:

el Alem:
Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu.

İmam Humeyni’nin ilan ettiği Dünya Kudüs Günü’nde; bu çağrının ne kadar önemli olduğunu, nasıl ihya edileceğini, Kudüs’ün ümmet gerçeğinde nerede yer aldığını, İsrail işgalinin Yahudileştirme, kazılar ve Kudüslüleri yurtlarından kovma şeklinde tezahür eden çalışmalarının tehlikelerinin neler olduğunu konuşacağız. Bu soruları İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Ramazan Abdullah Şallah bizler için cevaplayacak.

Sayın Şallah, Kudüs Günü’nü ihya ettiğimiz şu günde bu günün önemi hakkında görüşünüzü almak için yaptığımız bu görüşmeye hoş geldiniz diyoruz. İlk olarak şunu sormak istiyorum; Dünya Kudüs Günü ve bu günün ihya edilmesinin sizin için arz ettiği önem nedir?

Şallah: -Bismillahirrahmanirrahim. Öncelikle; bilindiği gibi Kudüs Filistin meselesinin kutsallık sembolüdür. Kudüs’ün Filistin için ifade ettiği anlam bu olunca Kudüs Günü de bizim görüşümüzce ayrıcalıklı bir Filistin günü olmaktadır. İnsanlar arasında bu günü ihya etmesi en evla olanlar Filistinlilerdir. Kudüs’ün Müslüman ve Araplar için ifade ettiği önem nedeniyle bu gün Arapların ve Müslümanların da günüdür. Araplar ve Müslümanlar bu günü kutlamalıdır. Kudüs’ün bu dünyada hak ve batıl ile adalet ve zulüm arasındaki çatışma dengesindeki konumu nedeniyle de Kudüs dünyadaki bütün özgür insanların meselesidir. Bu nedenle Kudüs Günü evrensel bir gündür. Müslümanlar, Araplar ve dünyanın bütün şerefli insanları bu günde tek saf olmalı ve ümmetin Kudüs üzerindeki hakkını vurgulamalıdır. Bunun nedeni ise; Filistin meselesi ve özellikle de Kudüs meselesi gibi bir meselenin karşılaşabileceği en büyük tehlikenin unutkanlık olmasıdır. İnsanlar İsrail’in vahşi saldırılarıyla uzun süre iç içe olduklarında unutuyorlar, gerçek siliniyor ve haklar bu zalim dünyada yitip gidiyor. Bu sebeple Kudüs Günü bizim için nisyan zehirinin panzehiridir, gerçeklerin yeniden yazılmasıdır. Ümmetin tamamının bu günde tek bir saf halinde Kudüs üzerindeki hakkının yanında yer alması gerekmektedir. Çünkü Kudüs Günü’nün ihya edilmesi konusunda anlaşmazlık çıkması, bu güne ilgi duymama ya da sırt çevirme, Kudüs’e ve Filistin’e sırt çevirme düşmana ve dünyaya verilen kötü bir mesajdır. Müslümanlar Kudüs Günü’nün ihya edilmesinde ihtilaf ettiklerinde Kudüs’teki hakları üzerinde ihtilaf etmiş olurlar. Düşmana verilen bu mesaj onun bu topraklar üzerinde toprakların gasp edilmesinden, Yahudileştirilmesi ve her gün Kudüs’te tanık olduğumuz oldubitti siyasetine kadar işlediği bütün suçlara kılıf bulunması anlamına gelmektedir.

el Alem: Sayın Şallah bu günü nasıl ihya etmeliyiz sorusunu soralım. Bu gün sadece gösterilerle mi ihya edilir yoksa bu meselenin canlı tutulması, Kudüs’ün ümmetin vicdanında canlı tutulması için ümmetin baz alabileceği belirli bir sistem var mıdır?

Şallah: -Kudüs Günü’nün ihya ediliş tarzı ayrıntıya girmektedir. Önemli olan Kudüs Günü’nün belirli bir halkı, grubu ya da mezhebi ilgilendirmediğinin herkesçe bilinmesidir. Söylediğim gibi bu Filistinlileri, Arapları, Müslümanları ve dünyanınn özgür insanlarını ilgilendirmektedir. Öfkeyi, Yahudileştirme faaliyetlerini, toprakların müsadere edilmesini, Kudüslülerin zorla yurtlarından çıkarılmasını ve İsrail’in zamanla yarışırcasına yaptıklarını ifade etmenin yolu nedir? Kudüs’te meydana gelenleri reddetmenin, Kudüs üzerindeki hakkımızın devam ettiğini ifade etmenin farklı yolları var. Seçilecek yollar her ülkenin ve Müslüman grubun, Arap ve İslam dünyasında, Amerika, Avrupa ve dünyanın her yerinde yaşayan Müslümanların kendi inisiyatifine bırakılmıştır. Ne yazık ki, bu gün üzerinde bir çeşit boykot ve gizleme çalışması yürütülmektedir ki bu Kudüs’e, ümmete ve Filistin’e hizmet etmez aksine Kudüs’ün Müslümanların ve Arapların Kudüs hakkının baki olmasından endişe eden ve rahatsız olanların hanesine artı olarak yazılır. Kudüs’ün ümmetin ve nesillerin belleğinde canlılığını koruması gerekir. Buradan hareketle biz bu günün Filistin gerçeğinin silinmesi ve unutulmasına karşı tehlike çanını çalan bir gün olduğunu söylüyoruz.

el Alem: İslam ümmetinin gerçekliği; İsrail’in Kudüslüleri kovma, Yahudileştirme ve kazılara kadar yaptıklarının gölgesinde, Kudüs hakkında konuşacak olursak bu bağlamda ne söyleyebiliriz?

Şallah:-Ne yazık ki burada söyleyeceklerimiz çok ve acıdır. Çünkü bildiğiniz gibi Kudüs, en büyük mesele Filistin meselesinin bir parçasıdır. Söylediğimiz gibi Kudüs bu meselenin kutsallık sembolüdür çünkü Müslümanların ilk kıblesi ve peygamberimizin yürütülüp miraca çıkarıldığı yerdir. Ama biz Kuran’ın Aksa’dan bahsederken (Kulunu geceleyin Mescid-i Haram’dan etrafını mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya yürüten Allah her türlü noksan sıfatlardan münezzehtir) Filistin’den bahsettiğini biliyoruz. Bütün Filistin toprakları Kuran ayetleriyle sabit olarak mübarek ve kutsal kılınmıştır. Bu nedenle Filistin topraklarının bir parçasındaki herhangi bir ihmal Kudüs’ü ihmal etmek demek olur hatta Kudüs’ün ihmal edilmesinin, Kudüs’ten feragat edilmesinin yolunu açar. Bugün ilk olarak Arapların tavrından, kitlelerin tavrından bahsetmek istiyorum. Bu vesileyle mübarek ramazan ayında kitlesel hareket düzeyinin ve ümmetin canlı güçlerinin Kudüs’te olanlarla kesinlikle uyum sağlamadığını söylemek çok üzücü. Kudüs’te olanlar toprak katliamı, insan katliamı, evlerin, tarihin, mirasın ve bu toprakların Müslüman Arap toprakları olduğunu gösteren her şeyin katliamıdır. Bizler kitlelerin derin uykulara daldıklarını ya da ramazanda kendi meseleleriyle, dizi izleme derdiyle ve eğlenceyle meşgul olduklarını görüyoruz. Ortada Kudüs’ün kalbinde ümmetin onuru, mukaddesatı ve kutsallığı üzerinde dönen sürekli ve büyük bir savaş var. Ümmet bazındaki kitlesel hareket ne yazık ki sorumluluk ve yaşanan olaylar seviyesinde değildir.

Arap resmi düzeyi ise herkesin malumudur. Bugün Arapların resmi konumunun çoğunlukla –Allah’ın merhamet ettikleri hariç- Filistin yönetimine müzakerelere başlaması için ortam sağladığını hatta izin verdiğini söylüyoruz. Bugün bütün dünya çözüm değil tasfiye müzakerelerinden bahsediyor. Bu nedenle Kudüs’te yaşananların ışığında müzakerelere yeniden dönülmesine izin verilmesi bu düşmana Kudüs topraklarında, Filistin topraklarında insanlara karşı suç işlemesine kılıf bulunması anlamına geliyor. Bu çalışmanın durması ve bütün dünyanın Filistin meselesinin tasfiyesinin bölgenin istikrara kavuşacağı ya da barışın sağlanacağı anlamına gelmediğini bilmesi gerekiyor. Dün bazı İsrailliler müzakerelerin sonuç getireceğinden şüphe ediyor ve bize bu müzakerelerin hiçbir şekilde barış ve istikrar getirmeyeceğini hatta bölgeye savaş tohumları ekeceğini söylüyorlardı. Kudüs tehlikede olduğunda Filistin meselesi tehlikede olduğunda, tasfiye edilmeye çalışıldığında sadece bölgenin değil bütün dünyanın tehlikede olacağını herkesin bilmesi gerekir. Herkesi Müslümanlığını, dinini, bağlılığını, onurunu, izzetini ifade etmeye, Müslüman ve Arapların Kudüs üzerinde hakklarının zamanla zayi olamayacağını, İsrail’in oldubitti siyasetinin batıldan hakk doğuramayacağını her türlü vesileyle ilan etmeye çağırdığımız Kudüs Günü’nde Araplara, Müslümanlara ve dünyaya verdiğimiz mesaj budur.

el Alem: İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Sayın Ramazan Abdullah Şallah size çok teşekkür ediyorum. Sevgili seyirciler bizi izlediğiniz için teşekkür ederiz. Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu.

İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Ramazan Şallah'ın Kudüs Günü münasebetiyle el Alem televizyonuna verdiği bu röportaj, Gülşen Topçu tarafından israhaber için tercüme edildi.

isra haber

Etiket:

Ramazan

Şallah

İslami

Cihad

Kudüs





Yazdır
DİĞER HABERLER
Özgür Suriye Ordusu'nun Kalesinde Çatışmalar Devam Ediyor
Lavrov Suriye'de Beşşar Esed'le Görüştü
Körfez Ülkeleri Suriyeli Büyükelçileri Sınır Dışı Etti
Lavrov, Diplomatik Çözüm İçin Suriye'ye Gidiyor
Homs'tan Şiddetli Patlama Sesleri Duyuluyor
Şam'daki Büyülelçiliği Kapattı... Müdahale Uyarısında Bulundu
Homs'ta Çatışmalar Devam Ediyor
Özgür Suriye Ordusu'nun Hedefinde Rusya Var
Rusya ve Çin İkinci Kez Suriye İçin Veto Hakkını Kullandı
Suriyeli Muhalif: Washington'tan Önce Moskova'ya Gidilmeliydi
ÇOK OKUNANLAR : Suriye
Özgür Suriye Ordusu'nun Kalesinde Kanlı Çatışma
04.02.2012, 08:02:04
Suriye: Davutoğlu'na Ayıracak Vaktimiz Yok
24.01.2012, 14:00:43
Suriye'de 11 İranlı Kaçırıldı
27.01.2012, 12:21:01
Homs'ta 8 Aylık Bebeği de Katlettiler!
27.01.2012, 09:09:00
Özgür Suriye Ordusu: Saldırılarımız Artacak!
24.01.2012, 10:00:58
Körfez Ülkeleri, Gözlemcileri Geri Çekiyor
24.01.2012, 13:38:00
Özgür Suriye Ordusu'nun Hedefinde Rusya Var
04.02.2012, 21:46:53
  ANALİZLER diğer
Suriye Devrimi
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı.
Kemal HATİP
Suriye Halkı, Rejim ve Arap Birliği'nin Kurbanı
Suriye iki türlü izolasyonla karşı karşıya.
Abdülbari ATWAN
Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Suriye halkını savunma naraları atanlara baktığımda aslında hedef ve gayelerinin Suriye halkı ve özgürlüğü olmadığını görüyorum.
Prof. Abdussettar KASIM
Galyun, Davasına Zarar Veriyor
İsrail ile Suriye arasındaki sorunu, müzakerelerle çözecek ve sonunda Şam'da bir İsrail büyükelçiliği açacak.
Prof. Abdussettar KASIM
Türkiye'nin Savaş Senaryoları
Türk yetkililer Beşşar Esed yönetimini düşürmek için keyfi senaryolarla yaşıyorlar.
Dr. Muhammed Nureddin
Şehid Günü
Yerel, bölgesel ve uluslararası gelişmeler, bölge halkının, direnişin ekseninin lehinedir.
Seyyid Hasan NASRALLAH
Hedef Esed'i Kurtarmak mı?
Arap Birliği’nin Suriye girişiminin hedefi Beşar Esed’i kurtarmak mı? Yoksa Suriye halkını Beşşer Esed’in silahlardan korumak mı?.
Tarık El-HOMAYED
İsrail Savaşmaktan Aciz mi?
Nasrallah, İsrail’in çok yakın bir tarihte ne Lübnan’a ne de Gazze’ye karşı savaş açma olasılığının uzak bir ihtimal olduğunu belirtti.
İbrahim EMİN
Beşşar'ın Sonu
Hiç kimse Suriye’nin ne yaşadığı büyük acıları ne de şehirlerinde ve köylerinde akan oluk oluk kanı görmezlikten gelemez.
Abdulhalim KANDİL
Hizbullah ve Arap Baharı
Bazı gelişmelerin beni endişelendirmesine rağmen her şeyin iyiye gittiğini, direnişin ve ümmetin maslahatına olduğunu düşünüyorum.
Seyyid Hasan NASRALLAH
Türkiye Suriyelilerden Ne İstiyor?
Türkiye başlarda Suriye’deki krize karşı kararsız bir pozisyon sergiledi.
Besma KADMANİ
Suriye Yönetimi ve Çocukların Hedef Alınması
Suriye'de kanı akan her bir çocuğun yüreğimizi sızlatan ve ağlatan fotoğrafları nesilden nesile aktarılacak.
Yasir SADEDDİN
Kudüs Günü Konuşması
Kudüs’süz bir namaz, oruç, cihad ve bir çok değer gerek mana açısından gerekse asaleti açısından anlamını yitirir.
Seyyid Hasan NASRALLAH
Esad'ın Korku Rejimi Neden Sürüyor?
Suriye’ye yönelik küresel kayıtsızlık, Libya üzerine olan BM ve Arap Birliği onaylı çok taraflı yaklaşımla çelişiyor.
Kenneth BANDLER
Ulusal Kurtuluş Konferansı
Öncelikle demokratik ve ulusal değişim sürecinden geçmeliyiz ondan sonra rekabet edeceğimiz alan vatan ve vatandaş olacaktır.
Sadreddin BEYANUNİ
Suriye Halkı Devrimin Lideri
Suriye şehirlerinde meydana gelen olaylar, gösteriler ve grevleri bazı Arap şehirlerinde olduğu gibi halk yönetmektedir.
Sair NAŞİF
Hariri İddianamesi'ne Yanıt
Topraklarımızı kurtardığımız direniş yolunda, ülkemizi koruduğumuz bu yolda yani direniş yolunda devam edeceğiz.
Seyyid Hasan NASRALLAH
diğer analizler »
Copyright © 2012 israhaber

israhaber bünyesindeki haber ve fotoların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden alınamaz
IE 6+ // Firefox 2+, [ 1024 x 768 ] // Macromedia Flash // Tasarım ve Kodlama artıweb