Lübnan İslami Direnişi Hizbullah, Aşura günlerini anmaya devam ediyor.
Aşura'nın beşinci gecesinde Lübnan İslami Direnişi Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah, psikolojik savaşa karşı mücadelenin yöntemlerini anlattı
Nasrullah, konuşmasının başlangıcında İsrail’in psikolojik savaşına aynı yöntemlerle karşılık varilmesi fakat her türlü savaş yönteminin müslümanlardaki imani ahlaka uygun olması gerektiğini belirtti.
Nasrullah, psikolojik mücadelede öncelikle, düşmanın korkutulması ve zor duruma düşürülmesi gerektiğini söyledi.
Nasrullah "Lübnan'da, Filistin'de ve tüm İslam aleminde, düşmanın yürüttüğü psikolojik savaşa karşı, şer'i ilkelerimiz, ahlakımız, kültürümüz ve değerlerimize uygun bir şekilde karşılık vermemiz gerekiyor. Düşmanın bizi ümitsizliğe düşürmesine, fikirlerimiz ve liderlerimiz üzerinde şüpheler oluşturmasına engel olmamız gerekiyor. Buna karşı olarak bizlerin de düşmanı korkutmamız, kalbinde şüpheler oluşturmamız için karşı psikolojik savaşa başlamamız gerekiypr" dedi.
Nasrullah "İnsan saldırıya uğradığı zaman kendisini koruması için, kendisinden en güçlü olana sığınır. Biz de düşmanın saldırısı anında öncelikle olarak Allah'a sığınırız. Mücadele anında öncelikli olarak istenen sebat ve Allah'ı zikretmektir. Elbette Allah'ı zikretmek sadece dil ile değildir" dedi.
Nasrullah "Psikolosik savaşta düşman, ümitsizliğe kapılmamız ve teslim olmamız için bizleri korkutmaktadır. Düşmanın yaptığı tatbikatlar da bizleri korkutmayı hedeflemektedir. Başka bir hedef ise tankların imha edildiğini ve askerlerin ağlayarak döndüğüne şahit olan İsrail halkının kendisine olan güvenini kazandırmaktadır. İsrail halkının savaş sırasında kaybettiği güveni, tatbikatlarla kazanmak istiyorlar. İsrail, Filistin halkını zayıflatmak ve Arap halklarını korkutmak için Gazze savaş açtığında hedefi yine aynıydı. Ordusuna olan güveni yeniden kazanmaktı. Fakat yine başarılı olamadı" dedi.
Nasrullah, "Psikolojik savaşın hedeflerine ulaşmasını engellememiz gerekiyor. Teslim olmamamız, bize zayıf olduğumuzu inandırmak için sürdürdükleri çabaları engellememiz gerekiyor. Buna ilave olarak bizlerin de şimdi psikolojik savaşa karşı bir psikolojik savaş başlatmamız gerekiyor. Düşmanı zayıflatmamız ve korkutmamız gerekiyor" diye konuştu.
Nasrullah "İran'daki İslami devrim ve direniş hareketler, maddiyata değil ilahi tecrübeye dayalı psikolojik savaşı canlandırdı. Psikolojik savaşımız "Allah vardır" olan inancımıza dayanıyor. Allah her şeye kadirdir. Hatta biz, yeryüzünde olan herşeyin Allah'ın dilemesiyle gerçekleştiğine inanıyoruz. Öldüren ve dirilten odur. Yeryüzünü ve göklerin varlığı ona bağlıdır. Bize yardım eden, bizi güçlendiren bizi rızıklandıran O'dur" dedi.
Nasrullah, konuşmasını şöyle sürdürdü:
Allah'ın bize yardım etmesinin şartlarına gelince, öncelikle bizlerin doğru silahlarla savaş meydanında olmamız, dürüst liderler komutanlar belirleyerek onlara itaat etmemiz, tartışmamamız gerekiyor.
Düşmanımızı ve dostumuzu iyi tanımalı, düşmanı bırakıp dostumuza karşı savaşmamamız gerekiyor. Dostumuzdan güç alarak düşmanımıza karşı savaşmalıyız.
Kendimizdeki güç ve zayıf noktaları çok iyi bilmemiz gerekiyor. Ulaşmak istediğimiz hedefi ve nasıl ulaşacağımızı bilmemiz gerekiyor. Düşmanın hedeflerine ulaşmasını engellemek için hedeflerini ve nasıl ulaşacağını bilmemiz gerekiyor.
27 senedir İsrail, sizlere karşı savaş yürütmekte, sizlere suikast düzenliyor, çocukların ve kadınların başlarına evleri yıkıyor, uluslararası ve hatta Arap medyasında psikolojik savaş uyguluyor. Temmuz savaşında olduğu gibi sizi zayıflatmak için herşeyi yapıyor. Fakat başarısız oldu.
Direnişçilerin savaş sırasında kaçtığına şahit olduk mu? Hayır! Tam aksi oldu. Düşman da bunu itiraf etti. Bint Cubeyl'deki kuşatmanın bir kısmını kaldırarak, direnişçilerin kaçmasını istediler. Fakat, direnişçilerin kaçması için açtıkları bu yol, daha fazla direnişçinin Bint Cubeyl'e girmesine neden oldu.
Yine aynı şekilde halk da evlerini terk etmelerine, evlerinin yıkılmasına ve çocuklarını, yakınlarını kaybetlrine rağmen, direniş aleyhinde konuşmadılar. Bunun için de biz onlar için "En şerefli insanlar" demiyor muyuz?
Temmuz savaşında 33 günlük sürede, İsrail ordusundan 40 asker ve subay, fiili olarak hiçbir şey yapamadı.
Kimin yanında Allah olursa, ona hiçbir şey olmaz, zayıflamaz.
Nasrullah'ın bugün akşam yaptığı konuşmasının ayrıntılarını vermeye devam edeceğiz.
isra haber