|
|
Lübnan'da Ulusal Uzlaşı Hükümeti, Taraflar ve Beklentileri |
Dosya - 27.07.2009, 23:12:42 |
|
|
|
|
Hariri'nin bir ay önce başlattığı görüşmelerde şuana kadar ciddi bir adım atamaması, muhalefetin ulusal uzlaşı hükümeti umutlarını azaltıyor
7 Haziran’da yapılan seçimlerde 71 milletvekili çıkararak seçimi önde tamamlayan Müstakbel Partisi lideri Saad Hariri, hükümetin kurulmasına ilişkin görüşmelerini yürütüyor.
27 Haziran’da hükümeti kurmakla görevlendirilen Hariri’nin hükümetin kurulmasına ilişkin şuna kadar ciddi bir adım atmaması, muhalif kanadı endişelendiriyor.
Muhalefetin, Uzlaşı Hükümeti Umudu Azalıyor
Şimdiye kadar ulusal uzlaşı hükümetinin kurulmasına ilişkin olumlu açıklamalar yapan Emel Hareketi lideri ve Meclis Başkanı Nebih Berri, bu ay içerisinde hükümetin kurulmaması halinde, ulusal uzlaşı hükümetine ilişkin ümitlerinin azalacağını söyledi.
Berri, dün yaptığı açıklamada “Hükümetin bu ay içerisinde kurulmamasının önünde hiçbir engel yok. Tabi bizim bilmediğimiz engeller yoksa.. Hükümet bu ay içerisinde kurulamazsa ümidsizlik, ümidimizin önüne geçecek” dedi.
Lübnanlı siyasiler arasında ulusal uzlaşı istemeyen yok. Fakat sıra ulusal uzlaşı için bir takım vazgeçilmezlerden taviz vermeye gelince herkes önce bir düşünüyor. En fazla düşünen ise Saad Hariri, Çünkü şuana kadar hükümetin kurulmasına ilişkin kritik sorunlar hakkında bir açıklamada bulunmadı. Hariri sadece ulusal uzlaşı hükümeti istediğini ilan etti.
Bununla birlikte Hariri’nin "ulusal uzlaşı" isteği, Hizbullah ve Emel tarafından takdirle karşılanıyor. Hariri’nin uzlaşı hükümeti kurma arzusuna, sınırsız destek var. Fakat bu desteğin çok fazla sürmeyeceği, Berri'nin açıklamalarından da anlaşılmakta.
Hükümetin Kurulması Neden Gecikti?
Hükümetin kurulmasında şimdiye kadar ciddi bir adım atılamamasında, iki önemli etken var. Birincisi dış güçlerin Hizbullah’sız bir hükümet talebi, ikincisi ise Hariri’nin “ulusal uzlaşı hükümeti kuralım” çağrısına karşı muhalefetin “hükümette etkin olursak varız, etkin olmazsak hükümette yokuz” yanıtını vermesidir.
Dış Güçlerin Gözleri Lübnan’da
Başta Hizbullah olmak üzere Lübnan muhalefetine göre, Lübnan hükümetinin kurulmasının geciktirilmesinde, İsrail ve Amerika'nın etkisi var.
Hükümetin kurulmasınınn geciktirilmesinde, Amerikanın Arap müttefikleri de önemli derecede rol oynamakta. Çünkü, Amerika ve İsrail gibi bu iki ülkenin bölgedeki stratejik ilişkisi olan Arap ülkeleri, Hizbullah’sız bir Lübnan hükümeti istemektedir.
Lübnanlı eski milletvekili dürzü lideri Viam Vehhab, dün yaptığı bir açıklamasında, Mısır’ı hükümetin kurulmasını geciktirmekle suçladı. Vehhab,Mısır’ın başbakan olarak Hariri yerine halan başbakanlık görevini yürüten Fuad Sinyora’yı görmek istediğini söyledi.
Sinyora’nın seçim sonuçlarının açıklanmasından kısa bir süre sonra Mısır’a gitmesi ve muhalefetin taleplerine Mısır’dan yanıt vermesi; buna ilave olarak Hariri’nin de hükümeti kurmakla görevlendirilmesinden sonra Suudi Arabistan ve Mısır’a gitmesi, Vehhab’ın iddialarını güçlendirmektedir.
Temmuz savaşının ilk günlerinde Mısır ve Suudi Arabistan’ın, Hizbullah’ı maceraperestlikle suçlaması da Mısır ve Suudi Arabistan’ın Hizbullah’sız bir hükümet iddiası istediğini güçlenmektedir.
Özellikle Mısır’ın Lübnan’a olan ilgisinin temel sebebi, Mısır ve İsrail arasındaki stratejik ilişkilerdir. Bu ilişkiler, Mısır’ı Hizbullah’a karşı tavır almaya, Lübnan’da Hizbullah’ı etkisiz hale getirmeye zorluyor.
el İttihad gazetesinin geçtiğimiz günlerde gündeme getirdiği bir haberde, Lübnan’daki Mısır büyükelçisi Ahmed Fuad’ın Berri ve Hariri’yle görüşmesi, çıkışta hiçbir açıklama yapmaması da Mısır’ın gözlerinin Lübnan’dan ayrılmadığını göstermektedir.
“Ulusal Uzlaşı Hükümet” Önerisi ve Muhalefetin Yanıtı
Hükümeti kurmakla yetkiliendirilen Hariri, esasında Hizbullah ile aynı hükümette bulunmak istemiyor. Bilindiği üzere seçim kampanyasında, Hizbullah’ın seçimden zaferle çıkması halinde Hizbullah’ın kuracağı hükümette yer almayacağını ilan etmişti. 7 Haziran'daki seçim sonuçlarına göre Hariri, hükümeti kurmakla görevlendirildi. Fakat Hariri, Hizbullah’sız bir hükümet kurmak istiyorum” diyemiyor. Çünkü Lübnan’daki siyasi yapı, buna müsaade etmiyor. Aynı durumun, Hizbullah ve müttefikleri için de geçerli olduğunu söyleyebiliriz.
Hizbullah lideri Seyyid Hasan Nasrallah da Hariri gibi seçim sonuçlarının açıklanmasından sonra uzlaşının dışında başka bir taleplerinin olmadığını söyledi. Emel lideri Berri ve Dürzi lider Velid Canpolat da sadece uzlaşı isteklerini dile getirmişti.
Nasrallah'ın diğer Hizbullah liderlerinin açıklamalarında ayrıca muhaliflerin hükümete katılımının etkin olması şartı öne çıkmakta. Yani Hizbullah sadece bakanlar kurulundaki bakan sayısını doldurmak için hükümete katılmak istemiyor.
Hizbullah’ın en güçlü müttefiği Hristiyan lider Mişel Aun da hükümete katılmaları halinde etkin olmak istiyor. Aun bunun yanı sıra, bakanlar kurulundaki dağılımın adil olmasını istiyor. Adil dağılım için de seçim sonuçlarının referans alınmasını istiyor.
Seçimlerde 27 milletvekili çıkaran Aun, 30 bakandan oluşan kabinede sadece kendisine 6 bakanın verilmesini istiyor. Bunun dışındaki bir öneriye ise kesinlikle sıcak bakmıyor.
Hariri ve müttefiklerini düşündüren ve hükümetin kurulmasını geciktiren temel sorun da kabinedeki bakanların dağılımıdır. Hariri şimdiye kadar bu konuda konuşmasa da müttefikleri Semir Caca ve Emin Cemayel, muhalefetin bu talebini insansız bulmakta. 14 milletvekili farkla seçimi birinci sırada tamamladıkları için, hükümetin kararlarında sadece kendileri etkin olmasını istiyorlar. Bunun için de muhaliflerin bakanlar kurulunda en az 11 milletvekiliyle temsil edilerek, kendilerinin alacağı kararların önünde engel olmalarını karşı çıkıyorlar. Çünkü herhangi bir karara, 11 milletvekilinin karşı çıkması, kararın bakanlar kurulundan çıkmaması anlamına gelmektedir.
İktidar yanlısı cephe buna karşı olarak kendilerine 16, muhaliflere 10 ve cumhurbaşkanına da 4 bakanı belirleme yetkisini vermeyi öneriyorlar. Muhalefet ise etkin olmayacağı gerekçesiyle bu talebe karşı çıkıyor.
14 Mart İttifakı içerisindeki Maruni Hristiyanların lideri Patrik Nasrallah Sfeir, Caca ve Cemayel gibi uzlaşmaya uzak liderlerin yanı sıra Uluslar arası baskıları da hesaba kattığımızda Hariri’nin muhalefetin isteklerini yerine getireceği imkansız gözükmektedir.
Hariri’nin kararını, ilerleyen günlerde muhalefete yanıtını açıklaması halinde muhalefet de ulusal uzlaşı hükümetine ilişkin nihai kararını açıklaması bekleniyor.
Muhalefet Neden Etkin Olmak İstiyor?
Muhalefet, İsrail’in Lübnan’ı hedef alan tehditleri ve sınır ihlalleri karşısında, hükümeti oluşturan 14 Mart İttifakı liderlerinin, cılız tepkiler dışında yanıt vermemesinden ötürü, özellikle da ülkenin savunmasına ilişkin konularda etkin olmak istiyor.
Aynı gerekçe Hizbullah’ın silahına ilişkin duruşunda da gözlenmektedir. Genel Sekreter Nasrallah, Temmuz zaferinden sonra düzenlenen kutlamalarda yaptığı konuşmasında, silahın varlığını Lübnan ordusunun ülkeyi savunacak güçte olmamasına bağlamıştı.
Nasrallah, ordunun Lübnan topraklarını savunacak dereceye ulaşması halinde silahı, bırakacağı vaadinde bulunmuştu. Bundan ötürü Hizbullah ve müttefikleri, ordunun güçlendirilmesinden önce Hizbullah’ın silahının toplanması sorunun gündeme getirilmesine karşı çıkıyor.
isra haber
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bir Dönüşümün İbretlik Hikayesi
Son gelişmeler de göstermektedir ki İstanbul İslamcılığı ve ağır abi sendromu son demlerini yaşamaktadır.
Kadrican MENDİ |
|
|
Suriye'ye Müdahale
Şimdi Türkiye'nin bir çılgınlık yapıp müdahale ettiğini varsayacak olursak maliyet ne olacak, ona bakalım.
Ali BULAÇ |
|
|
İstanbul İslamcılığı Düşerken
Gücü iktidara yaslanarak bulanlar, o gücün koltuklarla birlikte devrileceğini nasıl unutabilmektedir?.
Beytullah Emrah ÖNCE |
|
|
Romantik Beklentiler, Nostaljik Umutlar
Karşı karşıya bulunduğumuz tarihsel olaylar, hareketler, ayaklanmalarla ilgili olarak niceliksel ölçütler kullanmak gibi bir zaafımız var.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
NATO, Türkiye ve İslam Dünyası
İşaret ettiğim ideal politiği, reel politiğe dönüştürecek özgür nesiller gelecektir, Tih sürgünü 40 yıl sürse bile, o gün gelecektir.
Ali BULAÇ |
|
|
“Suriye'nin Dostları”: Yenildik; Ama…
Bir ay içerisinde Annan planını baltalamayı başaramazsalar, “Dostlar”ın “Suriye devrimi” tabutunun son çivisi Paris toplantısında çakılır.
Alptekin DURSUNOĞLU |
|
|
Tarihi ve Felsefi Yönleriyle Demokrasi
Demokrasi sadece araçları bulunan bir devlet yönetimi şekli olmayan, aynı zamanda bir felsefesi bulunan değerler bütünüdür.
HAMZA ER |
|
|
İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak
Emperyal güçler "Arap Baharı" ya da "devrimleri" olarak anılan süreçleri evcilleştiriyor ve devrimleri maaşa bağlıyor.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
Fe Eyne Tezhebun?
Emperyalist katillerden silah talep etmek "Türkiyeli Müslümanlar"a yakışıyor mu? Bu adım, Türkiye İslami hareketindeki yeni bir kırılmanın habercisidir.
Şükrü HÜSEYİNOĞLU |
|
|
Ha Gayret ...
Ha gayret hele bir şu Suriye’yi de özgürleştirelim, İran ve hizbullahın başını ezip bölgemizdeki şia tehlikesini de etkisizleştirelim.
Kadrican MENDİ |
|
|
Suriye'de Dolaşan Kanlı Gömlek
Evet, Suriye’de dolaşan gömlekteki kan Suriyelilerin, bunu görüyoruz.
Beytullah Emrah ÖNCE |
|
|
Ortadoğu'nun Şiddet Sabitesi?
Ortadoğu son bir yılda son zamanların en önemli siyasal ve toplumsal hareketliliğini yaşıyor.
Akif EMRE |
|
|
Gerçekleri Görme Yetisini Kaybetmek
Küreselleşme süreçleriyle birlikte, bizler de yeni bir uzama girdik.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
Suriyeli Devrimcilere
Batıya, ABD'ye, Araplara ve Türkiye'ye güvenmeyin! Çünkü Siz onların sizin için neler planladıklarını daha iyi bilmektesiniz.
Eymen EL ZEVAHİRİ |
|
|
Suriye Devrimi
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı.
Kemal HATİP |
|
|
Suriye Halkı, Rejim ve Arap Birliği'nin Kurbanı
Suriye iki türlü izolasyonla karşı karşıya.
Abdülbari ATWAN |
|
|
Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Suriye halkını savunma naraları atanlara baktığımda aslında hedef ve gayelerinin Suriye halkı ve özgürlüğü olmadığını görüyorum.
Prof. Abdussettar KASIM |
|
| diğer analizler » |
|
|
|