|
|
Libya'da Türkiye Modeli |
| 05.05.2011, 14:45:45 |
|
|
|
|

Semir SA'DAVİ |
|
Ankara, Mısır ve Tunus’ta olan olaylar sırasında başlangıçta sessiz kaldı ama gelişmelere ayak uydurmak için hızla konumunu düzeltti.
Libya'da Türkiye Modeli
Türkiye bölgede meydana gelen ayaklanmalara hazırlıksız yakalandı. Bölgesel hükümetlerle sıfır sorun politikası izlemesi nedeniyle Ankara, Mısır ve Tunus’ta olan olaylar sırasında başlangıçta sessiz kaldı ama gelişmelere ayak uydurmak için hızla konumunu düzeltti.
Başbakan Erdoğan, Filistin dosyasıyla alakalı olarak iki taraf arasında oluşan hoşnutsuzluk ortamında Hüsnü Mübarek’in çekilmesi çağrılarına katılmada pek zorluk çekmedi. Bu, Türkiye gibi bir ülke için Libya’yla alakalı durumda kolay olmadı. Türkiye dış siyasetini ihracat ve yatırım alanlarında ekonomik çıkarlarıyla uyum sağlayacak şekilde inşa etti ve bu durumda onu “emrivaki” hükümetiyle sağlam ilişkiler kurmaya mecbur etti.
Ankara hükümeti böylece kendisini Libya’da ciddi bir krizle karşı karşıya buldu. 25 bin Türk özellikle inşaat sektöründe Muammer Kaddafi ile milyarlarca dolarlık kontrata imza atmıştı. Bu nedenle onun düşmesi ihtimali onun yerine gelecek olan kişiyi tanımayan Türkler için bir endişeye dönüştü.
Bu nedenle Libyalı devrimcilerle Kaddafi güçlerine karşı uluslararası uçuş yasağı getirilmesine karşı çıkan Türk hükümeti arasındaki ilişkiler gerildi, Türkiye sonra isteksizce bu yasağı kabul etti ama ayaklanmacılara yardım etmek için yabancıların müdahalesine muhalafet etmeye devam etti.
Daha önce çatışma tarafları arasında ateşkes sağlanması ve Kaddafi yönetiminin yeniden güç kazanması için geniş bir alana müdahale olarak görülen müzakere çağrısı yapmakla yetinen Erdoğan, geçen hafta Kaddafi’yi çekilmeye çağırarak ve ayaklanmacılara sevgi dolu bir şekilde hitap edip onların aclarını, davalarının haklı oluşunu ve mücadelelerini kabul ederek Libyalıları şaşırttı.
Aslında Kaddafi’nin inatçılığından kaynaklanan bu değişimin sebepleri bir yana, Türkiye’nin yeni konumu Libya’daki durumda meydana gelen değişmelerde önemli bir dönüm noktası oluşturdu. Zira öncelikle Erdoğan’ın tavrı geç gelmiş olsa da önemlidir ve Ankara’nın Kaddafi’nin düşmesinin kaçınılmaz olduğuna inandığını ve aynı zamanda NATO’nun bu düşüşü hızlandırması çalışmasına bölgesel projesiyle destek verdiğini göstermektedir.
Çok sayıda önemli Libya kabilesinin Türk asıllı olduğunu ve Libya’nın nüfusunun doğudan ve batıda gelen yerli kabilelerden oluştuğunu ya da “Kuvar Galye” kelimesinin “kuloğlu” Osmanlıca kelimesinden türetildiğini unutmamak gerekir. “Kul” Osmanlı sultanı askerlerinden olması itibarıyla yeniçerilere verilen bir sıfattı, oğlu kelimesi ise Türkçe erkek çocuk anlamına gelmektedir.
Osmanlı devleti, I. Dünya savaşı sırasında İtalyan sömürgesiyle mücadelede ülkelerinden çekilmesine rağmen ona sadık kalan Libyalılar için doğal bir merci oluşturmaktaydı. Bugün torunlarının kendileriyle övündüğü mücahit Libyalılar, Osmanlı’nın yerini Atatürkçüler alıncaya ve bölgedeki mirasını kazıyıncaya kadar ona bağlı kaldılar.
Buradan hareketle, Türkiye’nin tabir yerindeyse geniş bir kapıdan Libya’ya geri dönmesi Libyalılar için güven verici bir etken ve devrimcilere ister Batı’ya karşı cesur davranan radikal dini makamlar isterse asılsız “Araplık ve milliyetilik” sloganları atarak Kaddafi’ye bağlı olanlar olsun bazı bölgesel makamların teklifleriyle mücadelede gerekçe vermektedir. Bu sloganlar, tankların sırtında gelip onların sinelerine çöreklendiğinden beri halklara felaket ve hayal kırıklığından başka bir şey vermedi, onların kaderlerini kontrol altına aldı ve ilerlemelerine engel oldu.
Libyalılar, Kaddafi ve ailesini yönetimden uzaklaştırmak için Türkiye’nin sunabileceği yardımlar hakkında senaryo yazmaya çalışıyor. Ama Ankara’nın oynayabileceği en önemli rol, AKP’nin Türkiye’de demokrasi ve devlet kurumlarına bağlılığını ve bunları koruma kapasitesini kanıtladıktan sonra, Libya devletinin yeniden sağlam temeller üzerinde kurulmasına yardım etmek olacaktır. Belki de bu, eski yönetimin bıraktığı boşluk ve enkazın üzerine kurulacak Libya devleti için model teşkil eder. Belki de Erdoğan’ın adımları, köklü bir tarihin birleştirdiği kardeş devletler için bir ibret olur ve onlar da değişim trenine binmek için acele ederler.
Libyalı gazeteci Semir Sa'davi'nin Libya Gazetesi'nde yayınlanan "Libya’da Türkiye Modeli" başlıklı analizi, Gülşen Topçu tarafından israhaber için tercüme edildi.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bir Dönüşümün İbretlik Hikayesi
Son gelişmeler de göstermektedir ki İstanbul İslamcılığı ve ağır abi sendromu son demlerini yaşamaktadır.
Kadrican MENDİ |
|
|
Suriye'ye Müdahale
Şimdi Türkiye'nin bir çılgınlık yapıp müdahale ettiğini varsayacak olursak maliyet ne olacak, ona bakalım.
Ali BULAÇ |
|
|
İstanbul İslamcılığı Düşerken
Gücü iktidara yaslanarak bulanlar, o gücün koltuklarla birlikte devrileceğini nasıl unutabilmektedir?.
Beytullah Emrah ÖNCE |
|
|
Romantik Beklentiler, Nostaljik Umutlar
Karşı karşıya bulunduğumuz tarihsel olaylar, hareketler, ayaklanmalarla ilgili olarak niceliksel ölçütler kullanmak gibi bir zaafımız var.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
NATO, Türkiye ve İslam Dünyası
İşaret ettiğim ideal politiği, reel politiğe dönüştürecek özgür nesiller gelecektir, Tih sürgünü 40 yıl sürse bile, o gün gelecektir.
Ali BULAÇ |
|
|
“Suriye'nin Dostları”: Yenildik; Ama…
Bir ay içerisinde Annan planını baltalamayı başaramazsalar, “Dostlar”ın “Suriye devrimi” tabutunun son çivisi Paris toplantısında çakılır.
Alptekin DURSUNOĞLU |
|
|
Tarihi ve Felsefi Yönleriyle Demokrasi
Demokrasi sadece araçları bulunan bir devlet yönetimi şekli olmayan, aynı zamanda bir felsefesi bulunan değerler bütünüdür.
HAMZA ER |
|
|
İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak
Emperyal güçler "Arap Baharı" ya da "devrimleri" olarak anılan süreçleri evcilleştiriyor ve devrimleri maaşa bağlıyor.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
Fe Eyne Tezhebun?
Emperyalist katillerden silah talep etmek "Türkiyeli Müslümanlar"a yakışıyor mu? Bu adım, Türkiye İslami hareketindeki yeni bir kırılmanın habercisidir.
Şükrü HÜSEYİNOĞLU |
|
|
Ha Gayret ...
Ha gayret hele bir şu Suriye’yi de özgürleştirelim, İran ve hizbullahın başını ezip bölgemizdeki şia tehlikesini de etkisizleştirelim.
Kadrican MENDİ |
|
|
Suriye'de Dolaşan Kanlı Gömlek
Evet, Suriye’de dolaşan gömlekteki kan Suriyelilerin, bunu görüyoruz.
Beytullah Emrah ÖNCE |
|
|
Ortadoğu'nun Şiddet Sabitesi?
Ortadoğu son bir yılda son zamanların en önemli siyasal ve toplumsal hareketliliğini yaşıyor.
Akif EMRE |
|
|
Gerçekleri Görme Yetisini Kaybetmek
Küreselleşme süreçleriyle birlikte, bizler de yeni bir uzama girdik.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
Suriyeli Devrimcilere
Batıya, ABD'ye, Araplara ve Türkiye'ye güvenmeyin! Çünkü Siz onların sizin için neler planladıklarını daha iyi bilmektesiniz.
Eymen EL ZEVAHİRİ |
|
|
Suriye Devrimi
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı.
Kemal HATİP |
|
|
Suriye Halkı, Rejim ve Arap Birliği'nin Kurbanı
Suriye iki türlü izolasyonla karşı karşıya.
Abdülbari ATWAN |
|
|
Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Suriye halkını savunma naraları atanlara baktığımda aslında hedef ve gayelerinin Suriye halkı ve özgürlüğü olmadığını görüyorum.
Prof. Abdussettar KASIM |
|
| diğer analizler » |
|
|
|