Ana Sayfa Türkçe English Rss

Kuntar, 30 Onur Madalyalı Kahraman

Biyografi

- 22.09.2008, 22:23:56

Yazdır Yazı Boyutu: [ + ] [ - ]
Kuntar, 30 Onur Madalyalı Kahraman
Hizbullah'ın İsrail ile yaptığı esir takası ile serbest bırakılan Semir Kuntar'ın ibrelik hayt öyküsünü Hüseyin Assi kaleme aldı.
Facebook Digg Del.icio.us
Reddit Mixx StumbleUpon
Google Yahoo

Çatışmalar ve vahşetle dolu dünyamızda kahramanlara rastlamak zordur, ama bulundukları her yerde kendilerini ve değer yargılarını da dayatırlar insanlığa bu insanlar.

Bu kahramanlardan biri de İsrail zindanlarında 30 yıl yattıktan ve Siyonist rejimin elinde en uzun süreliğine esir tutulan mahkum ünvanını aldıktan sonra Lübnan’a dönen Semir Kuntar’dır. Fakat zindanda harcadığı otuz yıl Kuntar’ın inançlarını ve değerlerinin zerresini bile değiştirememiş henüz.

Tüm dünyada özgürlüğün sembolü haline dönüşen bu adam 20 Temmuz 1962’de Aabey’de doğmuş. Kasaba okulunda öğretimine başladığında cesareti, gayretliliği ve vatan sevgisiyle temayüz etmiş; hatta arkadaşlarının dediğine göre resimlerinden birinin altına “Şehid Semir Kuntar” diye yazmış küçük bir çocukken.

Kuntar 1978 yılında İsrail karşısındaki silahlı direnişe katılıyor, bir yandan da ağır İsrail bombardımanından dolayı şehirlerini ve köylerini terk eden Lübnanlı mültecilere yardım ediyor. Haziran 1978 yılında İsrailli düşmana karşı Ürdün üzerinden silahlı bir operasyon düzenlemeye kalkıyor fakat bu görev askeri nedenlerden dolayı iptal ediliyor. Bir ay sonra Samir İsraillilere karşı eylem yapmak için Ürdün’e geri dönüyor fakat Ürdün makamları tarafından tutuklanıyor ve bunun sonucunda 8 ay hapse mahkum oluyor.

Kuntar’ın Arap zindanlarındaki bu sekiz aylık hapsi zulüm ve işgalle savaşma arzusunu öldürmüyor.

Salıverilmesinden birkaç ay sonra bu cesur delikanlı “Nasır Operasyonu” adıyla meşhur olan –Mısırlı lider Cemal Abdunnasır’a atfen- eylemi gerçekleştiriyor. Operasyonun merkezi Naharya yerleşim alanıydı ve 22 Nisan 1979 yılında gerçekleşiyor. Kuntar aralarında Abdülmecid Aslan (doğ. 1955), Salim el Müeyyed (1960) ve Ahmed Abrass (1949) ‘ın da bulunduğu bu eylemci grubun takım lideridir.

Bu grup Güney Lübnan’daki Tire şehrinin sahilinden 55 beygirlik şişme botlara binerek saatte 88 km hızla hareket ediyorlar. Operasyonun amacıysa askeri bir üsse ev sahipliği yapan ve Lübnan sınırının 10 km ötesinde olan Neherya’ya ulaşmak ve İsrail askerlerini esir alıp bunları Arap mahkumlarla takas etmekti.

İsrailliler açısından Kuntar’ın Naharya’ya hiçbir saldırı düzenlemeden varabilmesi bizatihi çok tehlikeli bir örnekti ve bu başarıları Kuntar’a ve yoldaşlarına onur madalyası verilmesini gerektiren bir durumdu.

Kuntar şişme botunu 6. Filonun savaş gemileri arasından şaşırtıcı biçimde geçirdikten ve botunu İsrailli sahil güvenlik muhafızlarının ve radarlarının burnunun dibinde saklayarak bir İsrail devriye takımıyla çarpıştıktan sonra yerleşim bölgesine sızmayı başardı.

Kuntar ve arkadaşları Naharya’daki askeri üssün kıyısına yaklaşıyorlar; burada askeri üssün yanı sıra bir polis karakolu, askeri bir akademi, sahil güvenlik ve topçu birliği ile deniz alarm şebekesi ve İsrail savaş gemilerinin karargahı bulunuyordu.

Grup, Jabootinski’deki “Bina 61”’e dalıyor ve polis devriyesiyle çatışmak için iki kola ayrılıyor. İsrailli çavuş Elyaho Shahar bu çatışmada öldürüldü. Buna ek olarak İsrailli atom uzmanı Dan Harn’ı da esir almayı başarmışlardı.

Çatışmanın sonunda Kuntar ve arkadaşları ya yaralı ya da ölü olarak ele geçiriliyorlar. Abdülmecid Aslan çatışmada şehid oluyor, Müeyyed ise başından vurularak ağır yaralanıyor ve daha sonra vefat ediyor. Samir, mektuplarından birinde de yazdığı gibi bütün yönlerden ateşe tutuluyor ve vücudunun her yerine 5 mermi isabet ediyor; bu esnada tutsak aldığı iki rehine de öldürülecektir. Kuntar ve arkadaşı Ahmed Abrass yere yıkılıyor ve ele geçiriliyorlar böylelikle. Fakat daha sonra, 1985 yılında Abrass bir esir değişiminde serbest bırakılacaktır.

Buna rağmen İsrail operasyonunun bilançosu bilim adamı Dan Haran da dahil olmak üzere 6 İsraillinin öldürülmesi, 12’sinin de yaralanmasıdır.

Samir’in acıları ve işkencesi hemen tutuklanmasının akabinde İsrail istihbarat karargahına götürülüp burada sorgulanmaya başlamasıyla başlıyor.

Kuntar yüzleştiği işkencenin tasvirinde bir keresinde şöyle yazmıştı “karşılaştığım şeyleri yazabilseydim eğer bu insanların tahayyül edebileceğinin çok ötesinde olurdu…Bir duvara çıplak olarak çarmıha geriliyordum ve askerler vücudumu zımbayla deliyorlardı , günler boyunca ellerim bağlı, başıma pis kokulu siyah bir poşet geçirilmiş halde güneşin alnında ayakta bekletiliyordum. Ama en çok acı veren işkenceleri vücudumdaki kurşunları uyuşturmadan çıkardıkları andı”

Kuntar pek çok İsrail zindanına nakledildi. Birincisi 1980 yılında yattığı Atleet zindanıydı, 3 yıl sonra da Al Saba merkezi ceza evine gönderildi, bir yıl sonra da Kfariouna zindanına, sonra da Nakap çölündeki Nagev zindanında yattı. 1989 yılında da Aşkelon ceza evine yollandı.

Cezaevinde veya dışarıda, Kuntar bir savaşçı ve devrimci gibi yaşadı. Onun için esir kampı mücadelenin ve direnişin sürdüğü başka bir mekandı sadece.

Kuntar tüm dünyada özgürlüğün sembolü oldu ve tutuklandığı 22 Nisan günü Arap ve Filistinli mahkumlarla dayanışma gününe dönüştü.

Bugün, bu Lübnanlı kahraman yurduna dönüyor, İsrailli düşman karşısında yeni bir zafere imza atmak için…

Hüseyin Assi'nin bu makalesi, Ozan Kemal SARIALİOĞLU tarafından İsra Haber için tercüme edilmiştir.

isra haber




Yazdır
DİĞER HABERLER
Şehadetinin İkinci Yıldönümünde Nizar Reyyan
Ahmed Kassir: Şehadet Eylemcilerinin Emiri
Yeken: Lübnan'da Şii ve Sünnileri Birleştiren Adam
Esir Dr. Macide'nin Direniş Öyküsü
Çile ve Mücadele Dolu Yaşamıyla Şehid Abdulaziz Rantisi
"Akan Kan Şeyh Ahmed Yasin'in İse İntikamı da Sert Olmalıdır"
Buldozere Özgürlüğünü Teslim Etmeyen Hür Vicdan: Corrie
Muhalif, Muttaki ve Müfekkir: Dr. Makadmeh
Şehadetinin 2. Yılında Bilinmeyen Yönleriyle İmad Muğniye
Suikastle Şehid Edilen Kassam Komutanı El Mebhuh Kimdir?
Tasfiye Dergisi
ÇOK OKUNANLAR : Biyografi
  ANALİZLER diğer
Bir Dönüşümün İbretlik Hikayesi
Son gelişmeler de göstermektedir ki İstanbul İslamcılığı ve ağır abi sendromu son demlerini yaşamaktadır.
Kadrican MENDİ
Suriye'ye Müdahale
Şimdi Türkiye'nin bir çılgınlık yapıp müdahale ettiğini varsayacak olursak maliyet ne olacak, ona bakalım.
Ali BULAÇ
İstanbul İslamcılığı Düşerken
Gücü iktidara yaslanarak bulanlar, o gücün koltuklarla birlikte devrileceğini nasıl unutabilmektedir?.
Beytullah Emrah ÖNCE
Romantik Beklentiler, Nostaljik Umutlar
Karşı karşıya bulunduğumuz tarihsel olaylar, hareketler, ayaklanmalarla ilgili olarak niceliksel ölçütler kullanmak gibi bir zaafımız var.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
NATO, Türkiye ve İslam Dünyası
İşaret ettiğim ideal politiği, reel politiğe dönüştürecek özgür nesiller gelecektir, Tih sürgünü 40 yıl sürse bile, o gün gelecektir.
Ali BULAÇ
“Suriye'nin Dostları”: Yenildik; Ama…
Bir ay içerisinde Annan planını baltalamayı başaramazsalar, “Dostlar”ın “Suriye devrimi” tabutunun son çivisi Paris toplantısında çakılır.
Alptekin DURSUNOĞLU
Tarihi ve Felsefi Yönleriyle Demokrasi
Demokrasi sadece araçları bulunan bir devlet yönetimi şekli olmayan, aynı zamanda bir felsefesi bulunan değerler bütünüdür.
HAMZA ER
İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak
Emperyal güçler "Arap Baharı" ya da "devrimleri" olarak anılan süreçleri evcilleştiriyor ve devrimleri maaşa bağlıyor.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Fe Eyne Tezhebun?
Emperyalist katillerden silah talep etmek "Türkiyeli Müslümanlar"a yakışıyor mu? Bu adım, Türkiye İslami hareketindeki yeni bir kırılmanın habercisidir.
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Ha Gayret ...
Ha gayret hele bir şu Suriye’yi de özgürleştirelim, İran ve hizbullahın başını ezip bölgemizdeki şia tehlikesini de etkisizleştirelim.
Kadrican MENDİ
Suriye'de Dolaşan Kanlı Gömlek
Evet, Suriye’de dolaşan gömlekteki kan Suriyelilerin, bunu görüyoruz.
Beytullah Emrah ÖNCE
Ortadoğu'nun Şiddet Sabitesi?
Ortadoğu son bir yılda son zamanların en önemli siyasal ve toplumsal hareketliliğini yaşıyor.
Akif EMRE
Gerçekleri Görme Yetisini Kaybetmek
Küreselleşme süreçleriyle birlikte, bizler de yeni bir uzama girdik.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Suriyeli Devrimcilere
Batıya, ABD'ye, Araplara ve Türkiye'ye güvenmeyin! Çünkü Siz onların sizin için neler planladıklarını daha iyi bilmektesiniz.
Eymen EL ZEVAHİRİ
Suriye Devrimi
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı.
Kemal HATİP
Suriye Halkı, Rejim ve Arap Birliği'nin Kurbanı
Suriye iki türlü izolasyonla karşı karşıya.
Abdülbari ATWAN
Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Suriye halkını savunma naraları atanlara baktığımda aslında hedef ve gayelerinin Suriye halkı ve özgürlüğü olmadığını görüyorum.
Prof. Abdussettar KASIM
diğer analizler »
Copyright © 2012 israhaber

israhaber bünyesindeki haber ve fotoların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden alınamaz
IE 6+ // Firefox 2+, [ 1024 x 768 ] // Macromedia Flash // Tasarım ve Kodlama artıweb