|
|
Kudüs Muhafızı, Kudüs'teki Yahudileri Anlatıyor |
Röportaj - 14.06.2010, 09:15:53 |
|
|
|
|
Kudüs muhafızı Fevziye Cabir yaşadıklarını ve Kudüs'teki yıkımları, el Alem televizyonuna anlattı.
Kemal Halef: Fevziye Ümmü Kamil’in hikayesi nasıl başladı? Ve sonrasında da nasıl bir drama dönüştü? Şu an yanında kim var? Haklarında söz bile söylenmeyecek kadar alçak olan düşmanlarına karşı onu kim destekliyor?
Fevziye Ümmü Kamil: Ben mal–mülk istemiyorum. Sadece ve sadece evimi ve vatanımı istiyorum.Size soruyorum:Herkes evine giderken ben nereye gideyim? Tüm bunların tek suçlusu var, o da İsrail hükümetidir. İsrail hükümeti ile barıştan bahsetmek çölde su aramaya benzer. İsrail en başından beri asla bir barış ülkesi olmaktan yana olmamıştır. Askerlerin,biz Filistin halkına yaptıkları bunun en bariz örneğidir.
Kemal Halef: Fevziye hanım öncelikle sizi Siyonist İsrail’e karşı başlatmış olduğunuz bu mücadeleden dolayı şahsım adına programımız ve alem televizyonu adına tebrik ediyorum. Evinizi de kaybettikten sonra, yıllardır süren bu savaşa karşı teslim olmama fikri nasıl geldi?
Fevziye Ümmü Kamil: Çünkü vatan benim için kutsal bir kavramdır. Ailem 48 yılında yurtlarından hicret ettiler. Ama ben onların yaptığını yapmak istemiyorum. Filistin ve Kudüs benim için vazgeçilmezler. Bence vatanı olmayan insanın ne güvenliği ne de onuru vardır. Biz insanlığa ve halklara karşı değiliz, biz sadece başkasının hakkına göz diken işgale karşıyız. Burada coğrafi bir taktiğin yanı sıra halkın Yahudileştirilmesi de hedef alınmıştır. İşgalciler yaşlı, kadın, çocuk demeden yüzlerce insanı sokaklara attılar. Bizim direnmekten başka çaremiz yok ve sonuna kadar da direneceğiz.
Kemal Halef: Bize biraz çadırdaki hayatınızdan bahseder misiniz?
Fevziye Ümmü Kamil: Endişeli bir bekleyiz içindeyiz. Çünkü İsrail Hükümeti dünyanın gözünden uzak gizlice planlar yapıyor. Her an yeni bir sorunla karşı karşıyayız. İşgalciler sürekli çadırda yaşayan Filistinli ailelere saldırıyorlar. Burada her gün işgalcilerle rutin kavgalar yaşanıyor. İsrail hukukunda Filistinlilerin lehine bir kanun yok. Her gün yanımıza gelip bizimle dalga geçiyorlar peygamberimize küfür ediyorlar, kısacası biz Filistin halkına farklı şekillerde her an saldırıyorlar.
Kemal Halef: Bu kötü muamele, bu zulüm nereye kadar sürecek?
Fevziye Ümmü Kamil: İsrail’i medyanın dışında kimse endişelendirmiyor. Tüm dünyanın bakışlarından uzak bir şekilde rahatça cinayetlerini işleye bilmek için fotoğraf makinesi ve kamera bulundurmamıza izin vermiyor. Bundan dolayı çadırımızdan korkuyorlar. Benim hakkımda Tzipi Livni “Bu kadını çadırdan çıkartın ve kökleriyle beraber onu yok edin” dedi. Yani şu altında yaşadığımız çadır İsrail devletini sarsmaktadır.
Aslında ben burada acı çeken milyonlarca insandan sadece bir tanesiyim. İşgalciler özellikle dünyanın gözünden ve basından uzak olduğunu düşünerek gece vaktini seçiyor ve evlere baskın düzenliyorlar. İsrailliler kimsenin bilmediği milyonlarca insanı katlettiler. Buradan tüm dünyaya sesleniyorum: İlk kıblemiz olan Mescidi Aksa’yı savunma zamanı yaklaşmadı mı? Filistin halkının kendi vatanında barış ve güvenle yaşayabilme zamanı yaklaşmadı mı? Tüm dünya bilsin ki Kudüs ve Filistin bir araya gelmedikçe barış olmayacak ve barış olmadıkça da dünya huzura erişmeyecektir.
Kemal Halef : Evinizin yıkılmasının üzerinden yıllar geçti ama biz zihinlerde yer etmesi anlamında olayı sizinde ağzınızdan tekrar dinlemek istiyoruz. Başlangıçta evinizin yarısı yıkıp bir Yahudi aile ile evi paylaşmanızı istemişlerdi. Sizden başka neler istediler. Detayları sizden dinleye bilir miyiz?
Fevziye Ümmü Kamil: Başlangıçta evimin hasarının onarılması için İsrail belediyesinden izin (ruhsat) istedim. Bana izin vermediklerini söylediler. Fakat buna rağmen ben evimi onardım. 1999 yılıydı bir gün Azra isminde bir adam çıka geldi. Benden (İsrail devletince zorunlu olan) yıllık emlak vergisi işlemleri için kimliğimi istedi ve bende verdim. Her yıl ev için vergi ödüyorduk zaten.
Daha sonra anladım ki bu adam benim yasadışı yollarla onun arazisinde ev yaptırdığımı iddia ederek aleyhime dava açtı. Sabah saat 08:30’da mahkemeden tebligat geldi ve öğlen saat 12:00’de mahkeme başladı. Eşim çocuklarımla beraber mahkemeye gittiler ve eşimden para karşılığında evi onlara vermesini istediler.
Bu duruma sinirlenen oğullarım onlarla kavgaya girince çocuklarımı cezalandırdılar. İsteklerini yerine getirmediğimiz için mahkemeyi kaybettik ve bundan dolayı da 120 bin İsrail şekeline ( İsrail para birimi) yasalara muhalefet ettiğim içinde İsrail belediyesine 28 bin şekel para cezasına çarptırıldık. Beni 2001 yılından bu yana evimden, evimin gölgesinden bile mahrum ettiler. 2001 yılıydı ben ve eşim rahatsızlıklarımızdan dolayı hastanede tedavi oluyorduk, komşum beni telefonla arayıp evimize, Yahudi göçmenlerin yerleştiklerini söyledi. Hastaneden çıktıktan sonra evime gittiğimde Yahudilerin evimde parti verdiklerini gördüm.
Kemal Halef: Fevziye hanım, anlaşıldığı üzere bu Yahudi aile sizi mağdur ederek evinizin bir kısmını gasp etti. Peki bu aile hangi yolu deneyerek sizi evin diğer bölümünden de çıkarttı?
Fevziye Ümmü Kamil: Kendilerince siyasi ve yasal yollar denediler. İşgalciler beni evden çıkartmak için ellerinden geleni yaptılar. Yahudi göçmen aile penceremizin altına silah yerleştirdi ve eğer o silah bulunmuş olsaydı İsrail kanunlarına göre ömür boyu hapse çarptırılacaktık. Kış mevsimiydi ve kanalizasyon borularımız tıkanmıştı daha sonra anladık ki Yahudi aile çocuk bezleriyle boruları tıkamış. Zaman Zaman yaklaşık 700 kişilik gruplarla bahçeye gelip eğleniyor ve saçıp döktüklerini toplamıyorlardı. Bizi evden çıkartmak için uygulamadıkları palan kalmadı. Yahudi olan kadın 5 yaşlarındaki oğluna Filistinli bir genç kız resmi vererek ondan resimde ki kıza taş atmasını istiyor ve ‘Bu insanlarla ancak böyle muamele yapılır diyerek’ beni onunla sataşmaya zorluyordu. Elektriklerimizi kesip bizi onlarla kavga etmeye zorluyorlardı. Ama ne ben ne eşim onların seviyesine düşmedik. Çünkü dinimiz buna müsaade etmez.
Biz gün evimize bir avukat gelip bana 10 milyon dolar vererek zengin olabileceğimi söyledi. Ben de ona zengin olmak gibi bir derdim olmadığını söyleyerek azarladım. Başka bir günde yine bir adam gelerek bana üzerinde 15 milyon dolar yazılı çek uzattı bende çeki yırtıp attım.
Kemal Halef: Fevziye hanım son olarak kanalımız aracılığıyla Arap ve İslam alemine neler söylemek istersiniz.
Fevziye Ümmü Kamil: buradan bir tek şey söylemek istiyorum. Ey İslam alemi Mescidi Aksa yıkılmadan önce onu kurtarın. Çünkü Mescidi aksanın sonu aslında dünyanın sonu demektir. Eğer İşgalciler Mescidi Aksa’yı işgal ederlerse tüm dünyayı işgal etmiş olacaklar. Artık konuşma zamanı geçmiştir. Vakit, eylem vaktidir.
el Alem televizyonunda yayınlanan bu ropörtaj, Nuran Cesur tarafından israhaber için tercüme edildi.
isra haber
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bir Dönüşümün İbretlik Hikayesi
Son gelişmeler de göstermektedir ki İstanbul İslamcılığı ve ağır abi sendromu son demlerini yaşamaktadır.
Kadrican MENDİ |
|
|
Suriye'ye Müdahale
Şimdi Türkiye'nin bir çılgınlık yapıp müdahale ettiğini varsayacak olursak maliyet ne olacak, ona bakalım.
Ali BULAÇ |
|
|
İstanbul İslamcılığı Düşerken
Gücü iktidara yaslanarak bulanlar, o gücün koltuklarla birlikte devrileceğini nasıl unutabilmektedir?.
Beytullah Emrah ÖNCE |
|
|
Romantik Beklentiler, Nostaljik Umutlar
Karşı karşıya bulunduğumuz tarihsel olaylar, hareketler, ayaklanmalarla ilgili olarak niceliksel ölçütler kullanmak gibi bir zaafımız var.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
NATO, Türkiye ve İslam Dünyası
İşaret ettiğim ideal politiği, reel politiğe dönüştürecek özgür nesiller gelecektir, Tih sürgünü 40 yıl sürse bile, o gün gelecektir.
Ali BULAÇ |
|
|
“Suriye'nin Dostları”: Yenildik; Ama…
Bir ay içerisinde Annan planını baltalamayı başaramazsalar, “Dostlar”ın “Suriye devrimi” tabutunun son çivisi Paris toplantısında çakılır.
Alptekin DURSUNOĞLU |
|
|
Tarihi ve Felsefi Yönleriyle Demokrasi
Demokrasi sadece araçları bulunan bir devlet yönetimi şekli olmayan, aynı zamanda bir felsefesi bulunan değerler bütünüdür.
HAMZA ER |
|
|
İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak
Emperyal güçler "Arap Baharı" ya da "devrimleri" olarak anılan süreçleri evcilleştiriyor ve devrimleri maaşa bağlıyor.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
Fe Eyne Tezhebun?
Emperyalist katillerden silah talep etmek "Türkiyeli Müslümanlar"a yakışıyor mu? Bu adım, Türkiye İslami hareketindeki yeni bir kırılmanın habercisidir.
Şükrü HÜSEYİNOĞLU |
|
|
Ha Gayret ...
Ha gayret hele bir şu Suriye’yi de özgürleştirelim, İran ve hizbullahın başını ezip bölgemizdeki şia tehlikesini de etkisizleştirelim.
Kadrican MENDİ |
|
|
Suriye'de Dolaşan Kanlı Gömlek
Evet, Suriye’de dolaşan gömlekteki kan Suriyelilerin, bunu görüyoruz.
Beytullah Emrah ÖNCE |
|
|
Ortadoğu'nun Şiddet Sabitesi?
Ortadoğu son bir yılda son zamanların en önemli siyasal ve toplumsal hareketliliğini yaşıyor.
Akif EMRE |
|
|
Gerçekleri Görme Yetisini Kaybetmek
Küreselleşme süreçleriyle birlikte, bizler de yeni bir uzama girdik.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
Suriyeli Devrimcilere
Batıya, ABD'ye, Araplara ve Türkiye'ye güvenmeyin! Çünkü Siz onların sizin için neler planladıklarını daha iyi bilmektesiniz.
Eymen EL ZEVAHİRİ |
|
|
Suriye Devrimi
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı.
Kemal HATİP |
|
|
Suriye Halkı, Rejim ve Arap Birliği'nin Kurbanı
Suriye iki türlü izolasyonla karşı karşıya.
Abdülbari ATWAN |
|
|
Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Suriye halkını savunma naraları atanlara baktığımda aslında hedef ve gayelerinin Suriye halkı ve özgürlüğü olmadığını görüyorum.
Prof. Abdussettar KASIM |
|
| diğer analizler » |
|
|
|