Ana Sayfa Türkçe English Rss

İzzeddin El Kassam'ın Batı Şeria'da Doğuşu

Dosya

- 26.09.2011, 22:09:20

Yazdır Yazı Boyutu: [ + ] [ - ]
İzzeddin El Kassam'ın Batı Şeria'da Doğuşu
İzzettin el Kassam Tugayları'nın Batı Şeria'daki kurucusu Salah Arur, Batı Şeria'daki direnişin tecrübesini anlattı.
Facebook Digg Del.icio.us
Reddit Mixx StumbleUpon
Google Yahoo

1990 yılının ocak ayının ilk günlerinden itibaren Hamasın askeri kanadı olan İzzettin Kassam Tugayları, başarılı eylemler gerçekleştirdi. Muhammet Beşarat, Hamra yakınlarında saldırı gerçekleştiren üç İsrailliyi öldürüp diğer ikisini yaralamış, askerlerin birinin silahlarını alıp kaçmayı başarabilmişti.

Bir grup mücahidin kahramanlıklarını tarihe altın harflerle yazdığı bu başarılı eylemleri, İzzettin el Kassam Tugayları’nın Batı Şeria’daki kurucusu Salah Aruri, Batı Şeria’daki Kassam tecrübesini anlattı.

CİHAD VE İNTİFADA

Öncelikle Aruri, 1987 yılında başlayan İntifadanın ‘’cihad ve direniş fikrini’’ aşılamasındaki rolünün inkar edilemezliğine değinerek, bu dönemde bir çok Filistinli gencin Hamas safına katıldığını belirtti. O dönemde şehit Adil İvadallah ve İbrahim Hamid ‘in koordinesiyle Batı Şeria’daki İntifada faaliyetleri gerçekleşmekteydi. İntifada saflarında ilk duranlar ya şehit düşmüşler, ya İsrail hapishanelerinde esir düşmüş ya da yaralanmışlardı.

www.alqassam.ps’ye konuşan Aruri, “22/10/1992 tarihinden itibaren altı ay kadar İsrail hapishanesinde tutuklu kaldım. Özgürlüğüme kavuşmamın ardından, bazı gençler eylemlerimizi bundan sonra Hamas adına gerçekleştirmemiz yönünde önerilerini sundular.

Gerek Batı Şeria’da gerek Gazze’de o dönemde silahlı gruplar oluşturulmuştu. Bu silahlı gruplar sayesinde halkın yeniden motive olması sebebiyle, çoğu gruplar askeri kanatlar oluşturmaya başlamışlardı” dedi.

Böyle bir yapılanmanın gerekliliğine ilk işaret edenin 1983 yılında Ahmet Yasin olduğunu söyleyen Aruri, ilk İntifadanın başlamasından kısa bir süre sonra Dr. İbrahim Megadime ile birlikte İzzettin el Kassam Tugayları’nın kurulduğunu belirtti.

DENEMELER VE TECRÜBELER

Hamas, askeri eylemler gerçekleştirmeye başladığında iki başarısız tecrübenin ardından gerçekleştirilen üçüncü eylemde, önce Allah’ın yardımı sonra mücahit kardeşlerimizin gayreti sayesinde başarı elde edebilmişti.

Hamas’ın ilk tecrübesi el Halil şehrinde Naci Sankirat, Cevad El-Caberi’ninde aralarında bulunduğu mücahitlerin silahlanma ve tatbikatın ardından, henüz operasyonu gerçekleştiremeden tutuklanmaları sebebiyle başarıya ulaşamamıştı.

İkinci tecrübe ise Kudüs’te yaşandı. Şu anki milletvekillerinden Muhammed Ebu Dayr, şehid lider İvadallah ve diğer mücahitlerinde katılacağı bu eylem gerçekleştirilmeden tutuklanmaları sebebiyle aynı şekilde başarıya ulaşamadı.

VE ÜÇÜNCÜ EYLEM

Bu iki başarısız tecrübe, ardından Ahmet Yasin, Salah Şehade’ye bağlı grupların başarısız eylemleri ve son olarak 48 topraklarındaki Şeyh Abadullah Derviş başkanlığındaki bir grubun başarısız girişimi, bunların hepsi Aruri ve arkadaşları Adil İvadallah ve İbrahim Hamid‘in kendilerine olan öz güvenlerinin azalmasına sebep olmuştu.

O zamanlar bu üç mücahidimizin ortalama yaşları yirmi beşti. Ve her birisi üç farkı üniversitenin İslami birim başkanlığını yapıyordu. Aruri el Halil Üniversitesi’nde, İbrahim Hamid Birzit Üniversitesi’nde, Şehit Adil İvadallah ise Kudüs Üniversitesi’nde İslami Birim başkanlığını yapıyordu.

Bu üç yiğit, artık harekete geçmeleri yönündeki kararını zihinlerinde netleştirmelerinin ardından, Hamas liderlerinden Dr. Ebu Merzuk ile iletişime geçtiler. Ona eylem gerçekleştirebilecek potansiyele sahip olduklarını, içeride silahlanıp tatbikat yapabileceklerini sadece parasal desteğe ihtiyaçları olduklarını bildirdiler.

PLANIN TAMAMLANMASI

Aruri, açıklamasına şöyle devam etti: “Bir sene boyunca Hamas Yönetimini eylem için ikna etmeye çalıştık ve bu süre içerisinde askeri operasyonunun ana hatları tamamlanmıştı. Askeri kanata çalışacak birimlerin hepsi hazır bir konuma getirilecekti. Ve buna katılanların çoğu İslami birimden ve İntifadada aktif olan kişilerdendi.

Yönetimin işlevselliği hakkında bir plan oluşturduk. Askeri kanadın başkanı bendim. Şehit Adil İvadullah ise benim bildiğim her şeyi bilecek, benim şehit olmam durumunda hemen o başa geçecekti. Esir İbrahim Hamit ise yurt dışına çıkacak, orada yönetimle irtibat halinde olacak ve bizi parasal anlamda destekleyecekti.

Bu sırada askeri kanattan altı arkadaşımız kendilerine uygulanan baskılardan dolayı Gazze’den Batı Şeria’ ya geçtiler. Ve onların Batı Şeria ya geçmelerinden kısa bir süre sonra biz, içlerinden İmad Akil, Talal Nassar ve Beşir Hammad’a tanıştık.”

KUZEY VE EL HALİL GRUPLARI

Bu süreçte Aruri, işgal kuvvetleri tarafından aranan bu üç şahsın aranması ve fotoğraflarının her yere dağıtılması sebebiyle operasyon gerçekleştirmenin tehlikeli olacağı kanısına vardı. Bu üç kişinin güvenliğini sağlayarak tehlikeyi atlatabileceklerini düşünüyordu

Aruri daha sonra , bir miktar para eline geçtiğini ve bunlarla silah alıp bu üç Gazzeli arkadaşla operasyonun detayları hakkında görüşmelere başladığını anlatıyor. İmad Akil beraberindeki grupla, Dalal ve Beşir kuzeyde buluşmuşlar ve hazırlıklara başlamışlardı.

BATI ŞERİA KASSAM’ı İSMİNİN ORTAYA ÇIKIŞ

Aruri, açıklamasına şu ifadelerle devam etti: “Kuzey Birliği olarak adlandırılan bu birliğin ilk eylemi 1/1/1990’da Muhammet Beşarat tarafından gerçekleştirilmişti. Ve eylemde bir İsrail askeri öldürülmüştü.

Bu eylemin ardından, eylemi kimin adına gerçekleştirdiğimize dair ihtilafa girdik. Batı Şeria’daki arkadaşlar Şehid Abdullah Azzam Birliği ismini, Gazzeli kardeşlerimiz ise İzettin el Kassam Tugayları ismini kullanmamızı istiyordu. Gazze’de gerçekleştirilen birkaç eylemin İzzettin Kassam Tugayları adı altında gerçekleşmiş olması sebebiyle ayrı gayrı olmamasını hedefleyerek İzzettin el Kassam ismini tercih ettik.

İzzettin el Kassam ismi hareket için çok şey ifade ediyordu. İlki İzzettin el Kassam Suriyeliydi ve bir Filistinli değildi. Filistin meselesi de sadece Filistin’in davası değil tüm ümmetin davasıydı. İkincisi İzzettin el Kassam din adamıydı. Kendisi bir alimdi. Üçüncüsü ise İzzettin el Kassam olaylara maddi bakış açısıyla bakmamış ve İngilizlerle savaşmıştı.”

Bugün İzzettin Kassam Tugayları Batı Şeria’da işgale karşı Filistin topraklarını müdafaa eden en önemli hareketlerdendir. Bu üç mücahit genç doğruluk, irade ve güçlü bir imanla kurdukları bu askeri harekette başarılı oldular. Onlar tıpkı meyve veren ağaca benzemektedirler. Kökleri sağlam dalları ise gökyüzündedir.

isra haber / Esra YOLCU

Etiket:

Kassam

Filistin

İsrail

Batı Şeria





Yazdır
DİĞER HABERLER
İsrail'in Suriye Ulusal Konseyi'ndeki Kuklası: Besma Kodmani
Suriye'de Dış Müdahaleye Bakış ve Yeni İttifaklar
Esad Ordusu'na Karşı Arur Ordusu
Albay Harmuş ve Cisr Şuğur Katliamı
Suriyeli Devrimcilerin Paris Sınavı
Şeyh Adnan Arur ve Suriye Devrimi
Suriye Muhalefeti ve Hizbullah Karşıtlığı
Sudan Dosyası
10. Yılında Aksa İntifadası
İsrailli Liderlerin "Temmuz Savaşı" İtirafı
Tasfiye Dergisi
ÇOK OKUNANLAR : Dosya
  ANALİZLER diğer
Bir Dönüşümün İbretlik Hikayesi
Son gelişmeler de göstermektedir ki İstanbul İslamcılığı ve ağır abi sendromu son demlerini yaşamaktadır.
Kadrican MENDİ
Suriye'ye Müdahale
Şimdi Türkiye'nin bir çılgınlık yapıp müdahale ettiğini varsayacak olursak maliyet ne olacak, ona bakalım.
Ali BULAÇ
İstanbul İslamcılığı Düşerken
Gücü iktidara yaslanarak bulanlar, o gücün koltuklarla birlikte devrileceğini nasıl unutabilmektedir?.
Beytullah Emrah ÖNCE
Romantik Beklentiler, Nostaljik Umutlar
Karşı karşıya bulunduğumuz tarihsel olaylar, hareketler, ayaklanmalarla ilgili olarak niceliksel ölçütler kullanmak gibi bir zaafımız var.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
NATO, Türkiye ve İslam Dünyası
İşaret ettiğim ideal politiği, reel politiğe dönüştürecek özgür nesiller gelecektir, Tih sürgünü 40 yıl sürse bile, o gün gelecektir.
Ali BULAÇ
“Suriye'nin Dostları”: Yenildik; Ama…
Bir ay içerisinde Annan planını baltalamayı başaramazsalar, “Dostlar”ın “Suriye devrimi” tabutunun son çivisi Paris toplantısında çakılır.
Alptekin DURSUNOĞLU
Tarihi ve Felsefi Yönleriyle Demokrasi
Demokrasi sadece araçları bulunan bir devlet yönetimi şekli olmayan, aynı zamanda bir felsefesi bulunan değerler bütünüdür.
HAMZA ER
İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak
Emperyal güçler "Arap Baharı" ya da "devrimleri" olarak anılan süreçleri evcilleştiriyor ve devrimleri maaşa bağlıyor.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Fe Eyne Tezhebun?
Emperyalist katillerden silah talep etmek "Türkiyeli Müslümanlar"a yakışıyor mu? Bu adım, Türkiye İslami hareketindeki yeni bir kırılmanın habercisidir.
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Ha Gayret ...
Ha gayret hele bir şu Suriye’yi de özgürleştirelim, İran ve hizbullahın başını ezip bölgemizdeki şia tehlikesini de etkisizleştirelim.
Kadrican MENDİ
Suriye'de Dolaşan Kanlı Gömlek
Evet, Suriye’de dolaşan gömlekteki kan Suriyelilerin, bunu görüyoruz.
Beytullah Emrah ÖNCE
Ortadoğu'nun Şiddet Sabitesi?
Ortadoğu son bir yılda son zamanların en önemli siyasal ve toplumsal hareketliliğini yaşıyor.
Akif EMRE
Gerçekleri Görme Yetisini Kaybetmek
Küreselleşme süreçleriyle birlikte, bizler de yeni bir uzama girdik.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Suriyeli Devrimcilere
Batıya, ABD'ye, Araplara ve Türkiye'ye güvenmeyin! Çünkü Siz onların sizin için neler planladıklarını daha iyi bilmektesiniz.
Eymen EL ZEVAHİRİ
Suriye Devrimi
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı.
Kemal HATİP
Suriye Halkı, Rejim ve Arap Birliği'nin Kurbanı
Suriye iki türlü izolasyonla karşı karşıya.
Abdülbari ATWAN
Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Suriye halkını savunma naraları atanlara baktığımda aslında hedef ve gayelerinin Suriye halkı ve özgürlüğü olmadığını görüyorum.
Prof. Abdussettar KASIM
diğer analizler »
Copyright © 2012 israhaber

israhaber bünyesindeki haber ve fotoların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden alınamaz
IE 6+ // Firefox 2+, [ 1024 x 768 ] // Macromedia Flash // Tasarım ve Kodlama artıweb