İhvan-ı Müslimin'le İlgili Tüm Sorular Yanıt Buluyor -I-


10.11.2009 - 19:06:47
http://www.israhaber.com/ihvan-i-musliminle-ilgili-tum-sorular-yanit-buluyor-i-7268-haberi.html

İhvan-ı Müslimin ve Genel Mürşid Muhammed Mehdi Akif hakkında ortaya atılan iddialar, şüpheler, yanıt buluyor.

İhvan-ı Müslimin Genel Mürşidi Muhammed Mehdi Akif, İhvan-ı Müslimin'in Tanıtım ve Medya bürosuna verdiği röportajında, İhvan'a karşı başlatılan medya savaşını ve 2 ay sonra neden görevini bırakacağını açıkladı.

İhvan'la ilgili bir çok sorunun yanıt bulduğu, şüphelerin giderildiği bu önemli röportajın birinci bölümünü sunuyoruz:

-Pazar günkü olaylarla, sizin Dr. Isam Uryan’ın irşad bürosu üyeliğine yükseltilmesini istemeniz hakkında söylenenler, tasarıya bakışınız, büronun bakışı, irşad makamından istifa ettiğiniz yönünde çıkan söylentiler, bunu yalanlamanız ve istifanızı Isam Uryan’ın büro üyeliğine yükseltilmesi talebinizin kabul edilmemesine bir itiraz olarak sunduğunuz şeklinde medyada çıkan haberlerle söze başlayalım.

Muhammed Mehdi Akif: Konuşmaya başlamadan önce Islah Cemiyeti Başkanı ve eski “Toplum” dergisi İdare Komitesi Başkanı Şeyh Ebu Bedr’i anmak istiyorum. Allah rahmet eylesin, onu salih kulları arasına katsın, cennetinde ona geniş yer ayırsın, dini ve milleti adına yaptığı şeyler için onu en güzel şekilde mükafatlandırsın.

Sorunuza gelecek olursak; mesele gayet basit. Bu kadar yaygara koparmayı gerektirecek bir durum yok.

Açıkça söylemek gerekirse; büro üyesi ağabeyimiz Muhammed Hilal vefat ettiğinde irşad bürosunun son seçimlerdeki ilk toplantısına katıldım ve Isam Uryan’ın büro üyeliğine yükseltilmesi için gerekenin yapılmasını istedim. Bu seçimlerde büro için 5 üye seçilmişti ve oyların %40’ını elde etmişlerdi. Muhalefetin, irşad bürosunun seçimlerinden 2- 3 hafta sonra şura meclisi seçimlerinin olacağı, Uryan’ın yükseltilmesine gerek olmadığı ve işin seçime bırakılması gerektiğini düşündüğünü gördüm. Bence onun hemen yükseltilmesi gerekiyor. Sonra istediğiniz gibi seçimleri yaparsınız, onu ister seçer ister seçmezsiniz. Bu seçecek kişileri ilgilendiren bir durumdur. Özellikle de ben idare sürem bitmeden önce irşad bürosunun seçimlerinin yapılmasını istiyorum. Şiddetli bir muhalefetle karşılaştım. Bunu kabul etmediğimi sizden gizlemeyeceğim.

Onlara “siz bana tasarıdan bahsederken nasıl mürşid olurum” dedim. Tasarıyı belirleyen bizleriz. Tasarının alanları ve mekanizmaları var. Biz yasaklıyız, reddedilmişiz ve içinde yaşadığımız zalim çevre yüzünden onu tam anlamıyla tatbik edemiyoruz.

Şuranın mekanizmaları vardır. Şura farzdır. Eğer şura ihtilaf ettiğimiz başka bir mesele olsaydı şura meclisini toplayıp bu konuyu oraya sunmak çok kolay olurdu. Oradan çıkacak hüküm de benimle sizin aranızda hakem olurdu. Ama ben güvenlik baskısı yüzünden bunu yapamıyorum. Ben ilk günden beri şurayla ve halkla birlikte olduğumu söylüyorum. Çoğu zaman icraatımızın yeni ve olması gerektiği düzeyde olmadığını görüyorum. Ama benim yapım halkın yanında yürümek ve tahammül etmek. Ama bu defa katlanamadım. Çıktım ve uzun uzadıya düşünmek için bir hafta izin aldım. Sonra tekrar büroya döndüm. Çünkü ben haftalık yazdığım yazılarda bana yardım eden dostlarımı çok seviyor ve takdir ediyorum. Bu kişiler irşad bürosunda göreve başladığım tarihten bu güne kadar hep varolan kültürlü gençlerden oluşan bir istişare topluluğudur.

Son yazım olacağını düşündüğüm bir yazı yazdım. Ancak bunu sadece haftalık yazımı yazmada bana yardım edenlerin yanında açıklamak istedim. Hepsini topladım ve onlara bu benim yazım, dinleyin dedim. Yazıyı okudum onlar da kaydettiler. Siyasilerle bir toplantım vardı. Toplandığımız yerden çıktım ve siyasilerle buluşacağım yere gittim.

-“Mısırlılar Özgür Seçimler İçin” hareketiyle mi buluştunuz?

Muhammed Mehdi Akif -Evet. “Kifaye” hareketinin koordinatörü Dr. Abdülhalim Kandil de çeşitli akımlardan siyasetçilerle birlikte oradaydı. Birlikte bir buçuk saat kadar beraber olduk sonra öğle namazını kıldık.

Daha sonra haftalık yazılarımı yazmada bana yardım eden grup yazılı bir yorum getirdi, okudum. Kardeşlerimden biri bana “tashih etmek için bana bir fırsat verin” dedi ben de verdim. Acelem yoktu. Ama baktım kıyamet kopmuş bütün gazeteciler bu konuyu ele almışlar. İnsanlar bu konuyu sesli ve görüntülü olarak kaydediyorlar, spikerler dünyaya Mehdi Akif’in istifa ettiğini yayıyor. Bunun tek sebebi kardeşlerle birlikte oturmam ve içimdekileri onlara açmamdır. Kardeşlerimle oturup ne istediğimi onlara söyleme hakkım yok mu? Böyle şeyler yazılacağını tahmin etmemiştim. Gazeteciler evin önünde 1-2 saat beklediler. O gün Norveç televizyonuyla bir görüşmem vardı ve ev kalabalıktı. İhvan’ın internet sitesi sorumlusu olan arkadaşı çağırdım ve istifa haberini yalanlayan açıklamayı yazdırdım. Basın mensuplarına neden bizimle uğraştıklarını, neden ülkenin yaşadığı belayla meşgul olmadıklarını sordum? Akif’le, İhvan ve grupta olanlarla ilgileneceğinize bu ümmetin tutuklu 320 salih evladıyla ilgilenin. Bu iç meseledir. Sizi ilgilendirmez dedim.

Size şunu söylemek istiyorum ki birisiyle ihtilaf etmemiz ne kardeşlik, ne sevgi ne de örgütün metanetini sarsmaz. İhtilaf etmek ya da hata yapmakta ayıplanacak bir durum yok. Ancak basının kopardığı bu tantananın suyu nereden geliyor? Fehmi Huveydi’nin deyişiyle “Bu da ne?” haber bültenleri, ilk sayfalar hep Akif ve İhvan-ı Müslimin’le dolu. İlk açıklamayı yazdıktan sonra konuşmak, ya da herhangi bir açıklama yapmaktan vazgeçtim.

Baktım ki basın durmuyor.

Muhammed Habib’in vekilliği konusunda ise irşad bürosunda göreve başladığımdan beri üyeleri görevlendirme yetkimin olduğunu söylemek istiyorum.

Bir defasında bana irşad bürosunun yetkilerinin neler olduğu soruldu onlara bu mürşidin yetkisidir diyerek cevap vermiştim. Ben bütün yetkilerimi irşad bürosu üyelerine verdim.

Bir defasında bir gazeteci bana: “Peki ya siz en ne yapıyorsunuz” dedi ben de ona bunların hepsi sonunda bana döner bütün işler ancak benim onayımdan geçer dedim. İhvan-ı Müslimin’deki herkese büyüğünden küçüğüne kadar bana danışmadan ve benim iznim olmadan İhvan hakkında konuşma yetkisi verdim.

-Ancak siz Dr. Isam’ın yükseltilmesi için şura meclisinin görüşünü almayı tercih eden büronun görüşünü onayladınız.

Muhammed Mehdi Akif -Hayır, hayır. Ben henüz onların açıklamalarını onaylamış değilim. Ben sadece çoğunluğun kararına bağlı kaldım.

-Siz Dr. Isam’ın yükseltilme hakkı olduğu yönündeki görüşünüzde ısrar ediyorsunuz.

Muhammed Mehdi Akif -Mürşid olarak böyle bir şeyi istemek hakkım. Bana muhalefet etmiyorlar çünkü burada tasarıya aykırı bir durum yok. Şuranın da mekanizmaları var. Böyle bir konu için şura meclisini toplayabilir ve bu konuyu sonlandırması için meclise sunabilirdim.

-Ama şartlar size yardım etmedi.

Muhammed Mehdi Akif -Ben geldiğimden beri irşad bürosunu değiştirmeye çalışıyorum. Onlara Hasan el-Benna ve el-Hudaybi zamanında irşad bürosunun müddetinin 2 sene olduğunu ve bir takım yüzlerin büroya girerken diğerlerinin de çıktığını söyledim.

-Yani siz üyelerin değişimi ve yenilikten yanasınız?

Muhammed Mehdi Akif -Görevi devraldığımdan beri onlara: “Ey kardeşler değişim istiyoruz” diyorum. Nasıl olursa olsun seçim yapılmasını istiyoruz. Geçen sene kabul ettiler. Büro için beş üye seçtik. Bu seçimler çok şeffaf bir şekilde yapıldı ve beş kişi kazandı. Dr. Isam altıncıydı. Gitmeden önce büroda büyük bir değişiklik görmeyi arzuluyordum. Bu nedenle arkadaşlara tasarıyı değiştirmeyi önerdim. Bu değişimde irşad bürosu üyeliği sadece 2 dönemle sınırlı olacaktı. Şura meclisi bu değişikliği onayladı ve bunu tasarıya dahil ettik.

Söylediğim gibi ben uluslar arası siyasetin vahşi cephesi ve bölgedeki durum karşısında performansımızın düşük olduğunu hissediyorum. İhvan’ın bu alanda daha aktif, canlı ve her alanda faal olması gerekmektedir.

-Bu dikkatliliğin ardında yatan sebep örgütün ödediği büyük bedeller mı?

Muhammed Mehdi Akif -Tabiiki. 320 kardeşimiz hapishanede olunca dikkatli olmak görevimiz.

-Daha önce siyasi reform gösterilerinin yapılması için baskı yapmıştınız ve 4000’den fazla İhvan üyesi tutuklanmıştı.

Muhammed Mehdi Akif -Ben baskı yapmadım. Liderlik olarak bu gösterileri yapmak üzere anlaşmıştık.

-Doğru ama asıl muharrik unsur sizdiniz.

Muhammed Mehdi Akif -Ben onların arasında ve önündeyim. Gazze’yi korumak, ona destek vermek, onu ümmetten söküp almak ve kanunlar koyarak anayasa maddelerini bu şekilde değiştirmek isteyenlere karşı hak ve adaleti korumak için göstericilerin ön saflarında yer almamız yasal ve ulusal bir görevdir.

-Bu olay örgütten binlerce kişinin tutuklanmasına mal olsa bile mi?

Muhammed Mehdi Akif -Hepimiz tutuklansak bile istibdat kanunlarına karşı bir duruşumuz olmalı. 76. maddeyi değiştirirlerken gösteri yaptık ve bizden 300 kişiyi tutukladılar. Bu bizim görevimiz. Bunun bedelini ödemeliyiz. Bu sayede insanlar nezdinde daha güvenilir ve güçlü oluruz. Üslubum budur.

-Yani sizce bu çatışmalar İhvan’ı zayıflatmıyor mu?

Muhammed Mehdi Akif -Asla. Aksine gücünü artırıyor. Çünkü bu çatışmalar hak için yapılıyor. Hakkı söyleyip onu ilan etmeliyiz, Filistin, Afganistan, Irak ve Somali’deki kardeşlerimizin yanında durmalıyız. Biz Müslümanlar olarak tek bir milletiz. Ben Müslümanların kanının ucuz olduğunu gördüğümde üzülüyorum. Birbirlerini öldürenler Müslümanlardır. Pakistan, Somali, Afganistan ve Filistin’de Müslümanlar birbirini öldürüyor ve biz –bu despot ve bozguncu rejim bizi görevimizi yerine getirmekten men ediyor- bunu herkese duyuracak eylemler yapmaktan bile aciziz. Bu nedenle size halkla birlikte yürüyeceğimi söylüyorum. Benim bakış açım bu. İrşad bürosunun bu meydanlarda tesis ettiği şey gerçekleşecek.

Fakat bazen açıklamalarda bulunuyorum. Örneğin; Cuma gününün Filistin’deki kardeşlerimiz için intifada olmasını istediğimde burada bir açıklama yaptım. Buradaki bütün yardımcılarımı yakaladılar. O gün çok üzüldüm ve bu halde evime döndüm. Başka bir ildeki kardeşlerin yaptığım çağrıya karşılık olarak düzenledikleri toplantıya katılmam için beni çağırmasına şaşırdım. Katıldım, benden konuşma yapmamı istediler. Kederimden konuşabilecek halde değildim. Kardeşlerin Allahu Ekber ve lillahi el-hamd nidalarını duyunca kalktım ve konuştum. Onları 100-200 kişi sanmıştım ama baktım ki 5 bin kişiler. Bir o kadar da Mansura, Dimyat ve diğer şehirlerde vardı.

Dedim; elhamdülillah İhvan bu istibdada razı olmuyor. Uluslar arası siyasetin tamamında bir şeyler yapıyorum kimse bana neden bunu yapıyorsun demiyor. Bu benim hakkım ve görevimdir. Ürdün’ü arıyor ve onlara Somali’ye gidin diyorum. Türkiye’yi arıyor kardeşim Siyonistlerin Filistinlileri öldürdüğü gibi Kürtleri öldürmen caiz değil diyorum. Onlar da senin gibi Müslüman. Doğrusunu söylemek gerekirse Erdoğan gibi İslami ve insani göreve icabet eden bir insan daha görmedim. Daha sonra onun, savaşmakla Kürt sorununun çözülemeyeceği açıklamasında bulunduğunu duydum.

İsrail’e karşı konumunu, Suriye ve sınırların açılması, Ermenistan ve yüz sene süren bir kopukluktan sonra ilişkilerin yeniden başlamasına karşı olan konumunu fevkalade buldum. Yani onu Allah’ın hayır verdiği bir insan olarak görüyorum. Ama ikaz etmek benim görevim. Konuşmak görevim. Rejimlere gelince Allah onlara da bize de selamet versin. Bu rejimler ümmetin bütün emellerini suya düşürmüş ve samimi evlatlarıyla savaşmıştır.

-Sayın mürşid istifa ettiğiniz söylentisi hakkındaki düşünceniz nedir?

Muhammed Mehdi Akif -Ben istifa etmedim ancak konuşurken –ki bu benim hakkımdır- sözlerimi istifa etme şeklinde yorumlamış olabilirler.

-Sizin istifa etmenizde kimin çıkarı olabilir?

Muhammed Mehdi Akif -Gerçekten bu sorunun cevabını bilmiyorum. Topu topu 2-3 ay sonra geçen mart ayında ilan ettiğim gibi bu mevkii bırakacağım.

-İhvan’ın kalmanızı istemesine rağmen bunu siz mi istediniz?

Muhammed Mehdi Akif -Bunda ısrar ediyorum. Üzerimdeki baskıyı azaltmak için bunu yapıyorum. Uyumuyorum. Düşünün bir kere sevdiğiniz ve sizin için değerli olan biri mürşid makamında kalmanızı isteseydi ne olurdu? Reddetmeniz zorlaşırdı. Ben bu işi erkenden sonlandırmayı isteyince ikinci dönem kalmayacağımı söyledim. Ancak kalmam yönündeki ısrarlardan yoruldum.

-Mısır’dan mı yoksa diğer bölgelerden mi?

Muhammed Mehdi Akif -Bütün dünyadan. Neden? Çünkü ben kanaat getirdiğim ve iman ettiğim ilkeleri söylüyorum.

-Neden kalmayı tercih etmediniz? İster iç ister dış işlerde olsun bu mesajla nereye varmak istiyorsunuz?

Muhammed Mehdi Akif -Kardeşlerime ilerlemelerini ve güçlü olmalarını tavsiye ediyorum. Dünya değişiyor. Değişimin öncüleri biz olmazsak kim olacak?

Bu nedenle yazımda; sevgili kardeşler! Değişimden korkmayın. Değişim berekettir dedim. Ben İhvan’ı değişime çağırıyorum çünkü gelecek bu dinin olacaktır. Gelecek İhvan’ındır. Taşıdıkları ilkeler, iman ettikleri din, yüklenmesi zor olan yöntem ve insanlığa hizmet edecek medeniyet projesinin bu alanda eşi benzeri yoktur. En üstün olanlar sizlersiniz. Bütün hayır sizinle beraberdir. Hiç kimse size engel olamaz. Neden gelecekten korkuyorsunuz? Ondan korkmayın, elinizdeki hayırla ona akın edin.

-Madem ki fedakarlık yapmaya yeteneklisiniz ve sadece bir dönem yöneticilik yaptınız neden tasarı size bu hakkı vermişken bir dönem daha bu görevde kalmıyorsunuz?

Muhammed Mehdi Akif -Efendim ben 81 yaşındayım. 80 yaşındayken emekli olmayı ve normal bir asker olmayı istemiştim. Belki o zaman liderlikteyken verdiğimden daha fazlasını İhvan’a veririm. Neden ölene kadar mürşid olarak kalayım?

-İhvan için bir üs kurmak mı istiyorsunuz?

Muhammed Mehdi Akif -İhvan dışındakiler için istiyorum.

-Bu, rejime bir mesaj mı?

Muhammed Mehdi Akif -Hayır. Rejimi düşünmüyorum. Ondan fayda gelmez. Ben kardeşlerimi ve onların geleceğini düşünüyorum.

-Sizin merkezi eyleme karşı olduğunuzu biliyoruz. Siz müzakereyle yönetme ve dosyaları büro üyelerine dağıtma yöntemini benimsiyorsunuz. Neden yetkilerinizi ya da çoğunu Dr. Muhammed Habib’e verdiğiniz söylendi?

Muhammed Mehdi Akif -Çok garip bir şey gerçekten. Ben bu görevi devraldığımdan beri büro üyeleriyle istişare ettiğimi söyledim.

-Yani bu eski bir mevzu ve Dr. Isam’ın yükseltilmesiyle ilgisi yok öyle mi?

Muhammed Mehdi Akif -Evet eski. Nihayetinde benim yokluğumda işlerimi gören de tasarıya göre yardımcım Habib’dir. Bugün değil görevi devraldığım günden beri bu böyle. Yani herhangi bir sebeple görev başında olmadığımda toplantılara başkanlık eden baş yardımcım olur. Garip karşıladığım işte budur. İnsanlar, işlerini ve yetkilerini baş yardımcıya devrediyorsun ve hiç bir şey yapmadan öylece duruyor musun diyor. Bu çok kötü bir şey. Bu benim eskiden beri işlerimde takip ettiğim bir tarz. Burada bir değişiklik yok.

-Ocak ayında irşad makamını bırakacağınızı bildirdiniz. Şartlar (güvenlik şartları, özellikle de şuan şura üyelerinin yaklaşık %30’u hapishanede bulunuyor) yeni bir mürşid seçmeye elverişli olmazsa ne olacak?

Muhammed Mehdi Akif -Bence hiçbir güç ve hiçbir güvenlik eylemi seçim yapılmasına engel olamaz. Telefonla ya da internet üzerinden bile olsa bu seçimleri yapacağım. Şura meclisi üyelerinin oylarını almak için bir çok yolumuz var. Tasarıda esas olan şey meclisin toplanmasıdır. Ama şartlar buna engel olursa ne olacak? Eli kolu bağlı kalmayacağım tabii.

-Genel mürşid makamını terk edince ne yapacaksınız?

Muhammed Mehdi Akif -Bu çok naçizane bir istek. İhvan’la birlikte asker safında yer alacağım.

-Genel mürşid olduktan sonra mı? Cemaat liderliğinin size yüklediği sorumluluklara bağlı kalacak mısınız?

Muhammed Mehdi Akif -Başkasına sorumluluk vermektense kendime sorumluluk vermek daha kolay.

-Bu sizi Allah karşısında sorumlu olmaktan kurtarıyor mu?

Muhammed Mehdi Akif -Hayır, sorumluluk beynimde. Lider olduğum gibi askerim de. Sorumluluklarım var. Ama her makamın kendine has özellikleri ve sınırları var. Ben mürşidim ve İhvan’a karşı olan sorumluluklarım belli. Sınırları da belli. Bir asker olarak İhvan’a karşı sorumluluğum mürşidin sorumluluklarıyla aynıdır. Ama bir takım sınırlar var. Ben tıpkı mürşidin yaptığı gibi İhvan’a karşı olan sorumluluklarımı, Allah’a ve İhvan’ın ilkelerine çağırma görevini yerine getirmekle mükellefim.

-Yaşınıza ve yükünüze rağmen davet için çalışan bir asker olarak mı kalacaksınız?

Muhammed Mehdi Akif -Evet. Ne yaşı? Ben sadece belirli vakitler ve günlük görevlere bağlı olmaktan kurtulacağım. Yeter. Bir ayağımız çukura girmişken İhvan’a karşı görevimi yerine getireceğim bir zaman dilimim var. Ahiret için olan çalışmamız eskiden olduğu gibi devam edecek.

-Siz 14 Ocak 2004’de seçildiniz. 13 Ocak günü öğleden sonra görev süreniz doluyor. Dünyadaki en büyük İslami hareketinin başkanlık koltuğuna oturduğunuz bu dönem için değerlendirmeniz ne olacak?

Muhammed Mehdi Akif -Bunu benim değerlendirmem yakışık almaz. Kendimi ihmalkar buluyorum. Yapmak istediğim şeyi yapamadım.

-Allah’ın sizi bu dönemde muvaffak kıldığı en önemli şeyi bize anlatmanız mümkün mü? Biz İhvan’ın tarihinde ilk defa yükseldiğine ve parlamento koltuklarının %20’sinden fazlasını elde ettiğini gördük. İhvan bu dönemde sokağa döküldü. İhvan sokağı sadece gruplar ve sendikalar aracılığıyla tanıyordu. Ama siz çabanızla onu hareket ettirmeyi başardınız. Bunun bir başarı olduğunu hissetmediniz mi?

Muhammed Mehdi Akif -Bu Allah’ın lütfuyla oldu. O bunları yapmamızı sağlayan şartları hazırladı. Benim dönemimi ben değil başkaları değerlendirsin.

-Ancak görev sürenizde basında, toplumsal ve siyasi alanda gerçekleştirdiğiniz başarıdan ötürü hoşnutluk duymuyor musunuz?

Muhammed Mehdi Akif -Bence bize bu sancağı taşımaya devam etme gücünü veren ve buna muvaffak kılan Allah’tır. Bu Allah’ın bize bahşettiği başarıdır. Bundan vazgeçmedik ve hiçbir şekilde İhvan’ın yerel ve uluslararası sahadan uzaklaşmasını kabul etmedik.

* İhvan-ı Müslimin'in Tanıtım ve Medya bürosu tarafından gerçekleştirilen bu röportajın birinci bölümü, Gülşen Topçu tarafından İsra haber için tercüme edildi.

Kaynak: isra haber

Yazdırma Tarihi:
24.05.2012 - 08:20:27

isra haber
http://www.israhaber.com/ihvan-i-musliminle-ilgili-tum-sorular-yanit-buluyor-i-7268-haberi.html