|
|
İhvan-ı Müslimin'le İlgili Tüm Sorular Yanıt Buluyor -III- |
Röportaj - 08.12.2009, 06:18:10 |
|
|
|
|
İhvan-ı Müslimin Genel Mürşidi Muhammed Mehdi Akif, İhvan-ı Müslimin ile ilgili merak edilen sorulara yanıt veriyor.
İhvan-ı Müslimin ve Genel Mürşid Muhammed Mehdi Akif hakkında ortaya atılan iddialar, şüpheler, yanıt buluyor.
İhvan'la ilgili bir çok sorunun yanıt bulduğu, şüphelerin giderildiği bu önemli röportajın üçüncü ve son bölümünü sunuyoruz:
-Sayın mürşid; siyasi parti kartı gidip geliyor. İhvan bazen bu kartı gündeme taşıyor bazen de onlar bunu rafa kaldırıyorlar. Nedir konu?
Muhammed Mehdi Akif: Düşüncemize işlerlik kazandırmamız ve bu ümmetin geleceğine bakmamız gerektiğini söyledik. İhtiyacın olan şey nedir? Siyasi parti projesi çizmeyi düşündük. İhvan projenin taslağını hazırladı. Bundan 50 adet basıldı ve 50 siyasetçi ile düşünüre gönderildi. Konuşmamda onlara: Bu, program projesinin ilk okumasıdır. Görüş ve fikirlerinizle aydınlanmaktan onur duyacağım. Görüşlerinizi bekliyorum dedim.
Ama ben basın bunun farklı noktalarını ortaya çıkarınca çok şaşırdım. Bu projeyi gönderdiğim 2-3 tanesine telefon ettim ve bu yakışık alır mı? dedim. “ Size projeyi gönderdim ve özel bir mesaj şeklinde görüşlerinizi almak istedim. Neden yorumlarınızı gazete sayfalarına aktarıyorsunuz?” Hepsi istisnasız çok üzgünüz hata yaptık dedi. Bana görüşlerini özel mesajlarıma karşılık özel mesajlarla -bu görüşler gerçekten çok saygıdeğer- beyan eden başkaları da var tabi. Burada amacım İhvan’ı harekete geçirmek ve insanlarla içinde bulundukları dairenin dışında çalışmaları ve düşünmelerini sağlamaktı. Bunu parti için yapmadım. Partinin geleceğinin ne olacağı belli. Merkez parti 20 yıldır uğraşıyor hâlâ izin verilmedi.
-Hedef nedir?
Muhammed Mehdi Akif: Akılları çalıştırmak.
-Ve İhvan’ı eleştirip programları olmadığını iddia edenlere bizim kapsamlı bir programımız var demek?
Muhammed Mehdi Akif: Evet. İnsanlarla siyasi program konusunda yapılan kamuoyu yoklamasına ek olarak bunu da hedef edindik.
Parlamento Bloğu
-Efendim; parlamentoda 88 vekiliniz var. Bu kişiler dürüst ve özgür seçimlerle ve halkın oylarıyla buralara geldiler. Bu siyasi kağıdın bu vekiller kanalıyla ortaya atılması mümkün değil miydi?
Muhammed Mehdi Akif: Bunu onlara sundum. Bazı vekiller parti kurmaya çalıştı engel olmadım. Onlara; neden olmasın, projenizi hazırlayın imzalayayım dedim.
-Ama şimdi tam sırası değil mi? Elinize başka fırsat geçmeyebilir.
Muhammed Mehdi Akif: Ben bu işi onlara bıraktım. Düşünme ve faaliyete geçme konusunda onay verdim. Ama İhvan’ın siyasi bir parti kurmasının önündeki yol kapalıdır.
Rejimin buna izin vermeyeceğini mi anlatmaya çalışıyorsunuz?
Muhammed Mehdi Akif: Tabiiki. Ben –bu vesileyle- halk meclisinin adı her geçtiğinde merhum Ömer Tilmisani hocayı hatırlıyorum. Şûranın elzem olmadığını öğretici olduğunu söylerdi. Ben ondan sonra onun bu görüşüne katılmadım. O vakit gençtim. Ama büyüdüğümde şûranın başka bir şeye ihtiyacı olduğunu gördüm. Şura ahlaka ihtiyaç duyar ahlakla desteklenmediği zaman tehlikeli bir hal alır. Halk meclisini ve oradaki çoğunluğu hatırladım. İhvan’a şûranın ahlakla yükümlü olduğunu hatırlatmak istiyorum.
-Partinin programındaki en önemli iki meselede anlaşmazlık çıktı: kadınların ve Kıptilerin aday olması. Bu konudaki duruşunuz nedir?
Muhammed Mehdi Akif: Ben bir ferdim ve hareket Allah’ın şeriatını uygulamakla yükümlüdür. Allah’ın şeriatına göre bir davada hüküm verilirken iki-üç çift laf edilir. Zannediyorum ki en temel kural grubun seçme hakkının olmasıdır.
-Seçecek ve bu seçimle kendisini yükümlü tutacak. Peki başkasını da bununla sorumlu tutacak mı?
Muhammed Mehdi Akif: Evet kendisini yükümlü tutacak. Kadın konusuna girince dedik ki; görüşler farklılaştı. Bazı görüşler kadının cumhurbaşkanlığı görevine gelmesini onaylıyor, bazıları da onaylamıyor. İhvan onaylamamayı seçti. Daha sonra bir şart koştuk. Bu İhvan’ın görüşüdür halkın değil. Karar sahibi halktır İhvan değil.
-Yani siz İhvan’ın haricinde kadının adaylığına karşı durmayacağınızı mı kastediyorsunuz?
Muhammed Mehdi Akif: Kesinlikle.
-Ve Kıptilerin?
Muhammed Mehdi Akif: Kesinlikle.
-Yani karar halkındır.
Muhammed Mehdi Akif: Garip şey. Bu açıklama hastalıklı insanların hoşuna gitmiyor. Bundan daha açık olunabilir mi? Ben diyorum ki; bu benim görüşüm. Bu benim hakkım. Ben İhvan’dan kadın aday göstermeyeceğim. Kendime Kıpti bir başkan da seçmeyeceğim. Ama Kıpti aday olmak istiyorsa olsun. Kadın aday olmak istiyorsa olsun. Hiçbirine karşı durmayacağım. Halk da seçiminde hürdür.
Gazze’ye Mesaj
-Sayın mürşid; Gazze’deki kardeşlerimizin bugünlerde içinde bulunduğu zor şartlarda özellikle de Goldstone raporu ve İnsan Hakları Komisyonunun İsrail’i suçlama yönünde oy vermesinden sonra onlara vereceğiniz mesaj nedir?
Muhammed Mehdi Akif: İç çekerek ve üzülerek bozguncu rejimin, diktatörlük rejiminin aramıza girdiği bu kardeşlerimize diyorum ki; sabredin, sebat gösterin. Cihat ve fedakarlık yolunda en yüce örnekliği gösterdiniz. Sizler bu topraklardaki Allah’ın askerlerisiniz. Mısır ve Arap-İslam dünyasında kimi tanıyorsam hepsi sizin yanınızdadır. Sabredin ve ahlaksızlığa razı olmayın. Haklarınızdan taviz vermeyin ki Allah size zaferi düşmanlarınıza da sonu yazsın. Allah ve iman ettiğiniz haktan başkası baki değildir. Benim onlara verdiğim mesaj budur. Onlardan özür diliyorum. Ben de onlar gibi ambargo altındayım. Allah’ın bana verdiğinden başka onlara sunacak bir şeyim yok.
-Halihazırda İhvan’a baskı uygulayan ve reform projesini sonuçsuz bırakmaya çalışan bu rejime ne mesaj vereceksiniz?
Muhammed Mehdi Akif: Ah! Diktatörlük ve bozgunculuğa devam eden bu rejime mesajım şudur: Kendinizi yoklama zamanı gelmiştir. Ülkemizde ve başka ülkelerdeki yetkili ve liderlerin kendilerini hesaba çekme zamanı gelmedi mi? Halklarına eziyet etmekten vazgeçsinler, onlara muamele ederken kullandıkları bu üslubu bıraksınlar.
Arap-İslam halkları –ya da bunların içinden şerefli olanlar- eziliyor, mallarına, kutsallarına, rızkları, çocukları, eşleri, anneleri ve kız kardeşlerine saldırılıyor. Onların Allah’tan ve onun indirdiğinden kalplerinin ürperme zamanı gelmedi mi?
Söyleyeceklerim bunlardır. Allah’tan onlara rüşt ve aklı selim vermesini temenni ediyorum. Onlara soruyorum; Allah’ın ipine tutunmak mı yoksa Amerika ya da Siyonistlerin ipine tutunmak mı daha evladır?
Yine onlara diyorum ki; Amerika ve Siyonistlerden korkarak girdiğiniz potadan çıkın. Allah’tan korkun o sizi Siyonistlerden korur.
Bir defasında biri bana; neden korumasız geziyorsun evinde de koruma yok diye sordu? Ben de ona ben Allah’ın korumasındayım, hiç kimseden korkmuyorum, düşmanım Siyonistler ve Amerika’dır, halkım ve ailemle husumetim yoktur diye cevap verdim.
Halk Gösterileri
-İhvan’ı, rejimle mücadelede onların yanında yer almamakla itham eden Mısır’daki protesto hareketleri, siyasi güçler ve partilere mesajınız nedir?
Muhammed Mehdi Akif: Bu çok garip bir durum. Bu hareketler istisnasız, biz İhvan olmadan hiçbir şey yapamayız diyor. Onlar bunu itiraf ediyorlar. Biz de bütün faaliyetlere katılıyoruz. Ama grevlere katılmamız akıllıca değil. İhvan farklı meslek sendikaları ve üniversitelere katılıyor.
-Yani grup gösterilerine girmek İhvan’a bırakılmış bir durum mu?
Muhammed Mehdi Akif: Evet. Halk gösterilerine de katılıyoruz. Büyük çoğunlukla katıldığımızda İhvan hakim olmak istiyor diyorlar. Katılım oranını azalttığımızda İhvan katılmadı diyorlar. Rejimin kullanmayı tercih ettiği üslup havuç ve sopa siyasetidir. İhvan’ın gündeminde Mısır’ın çıkarının dışında bir şey yoktur. Mısır’ın menfaatini isteyen herkesin yanındayız.
Mısır’daki siyasi hayat geçekten çok tehlikeli oldu. Hiçbir değeri olmayan resmi partilerin yanı sıra biraz gücü olan sadece 3 parti var. Bunların kadim tarihleri var ama onlar da şu an rejimin avucunun içinde.
İhvan’a Veda
-Sayın mürşid yaklaşık 65 seneyi İhvan saflarında geçirdiniz. Bu bereketli yıllardan sonra hareketin başında bulunduğunuz, liderliği bırakıp tekrar askerlik konumuna geçmek istediğiniz şu günlerde İhvan’a nasıl veda edeceksiniz?
Muhammed Mehdi Akif: Onlara diyorum ki: Sevgili kardeşler; gelecek sizin ve insanlığı kurtarmak için medeni bir proje, benzersiz bir yöntemle yüce mesajı taşıyan bu grubun olacaktır. Korkmayın, üzülmeyin, Allah’ın size her alanda üst seviyelerde bulunan kadın, erkek ve gençlerden bahşettiği kişilerle geleceğe hayır taşıyın. Bugüne kadar gelmiş geçmiş bütün şehitlerin Hasan el-Benna, Abdülkadir Avde, Muhammed Ferağli, İbrahim et-Tayyib, Muhammed Abdullatif, Seyyid Kutup, Muhammed Hevaş, İzzeddin Kassam, Ahmet Yasin, Said Sıyam ve binlerce şehidin kanlarıyla sulanmış parlak tarih ve bu kanlarla sulanmış ağaçla geleceğe hayır taşıyın. Bu ağacın yayılmasını, sadece ülkemize değil bütün insanlığa hayır sunan güçlü, direnen bir ağaç olarak kalmasına çalışın. Bunun yolunda değişimden korkmayın. Bilakis değiştirin ve ilerleyin. Çünkü oturmak insanı çürütür. Hareket ise berekettir.
-Fedakarlıklarla dolu olsa da mı?
Muhammed Mehdi Akif: Hürriyet ve reform yolu gül serili değildir. Aksine dikenler ve engellerle doludur. Ama bu engel ve dikenler hiçbir şekilde bizim ciddi çalışmamıza engel olamaz.
-Surların ardındaki İhvan mensuplarına mesajınız nedir?
Muhammed Mehdi Akif: Allah-u Ekber ve lillahi el-hamd. Onlar benim sevdiklerimdir. Çünkü hakları ellerinden alınmıştır. Onlara karşı görevimi tam olarak yerine getiremiyorum. Benim zayıflığımı ve çaresizliğimi kabul etsinler. Onların sebatı ve sabrıyla bugünlere geldik-Allah’tan sonra- varlığımız, gücümüz ve kudretimizi onlara bağlıyoruz.
Genç Grup
-Sormayı unuttuğum bir soru var. Bir yazar İhvan’ın şuan ihtiyarlık evresinde olduğunu söylüyor. Sizce hareket yaşlandı mı yoksa hâlâ canlı, kendini yenileyen ve tek genç kalan hareket mi?
Muhammed Mehdi Akif: Hareket gençlerinin kanıyla yaşıyor. Onlar bizim yaşlı olduğumuzu sanıyorlar ama akıllarımız ve kalplerimiz hâlâ genç. Hareket yaşlılarıyla aynı sofrada yetişmiş gençlerle yoluna devam ediyor yaşlılarla değil. Herhangi bir cenaze, faaliyet ya da konferansa bakın 80’lik ihtiyarla 15’lik delikanlıyı yan yana görürsünüz.
-Yani hareket içinde nesiller arası çatışma yok mu?
Muhammed Mehdi Akif: Bunlar laik ve orada burada dilencilik yapanların sözleridir. Biz aynı sofrada yetiştik. Bu da Allah’ın kitabı, peygamberin sünneti ve İhvan’ın yöntemidir. Bu, yazılı ve bilinen bir yöntemdir.
-Hareket içinde gençleri liderlik makamına gelmeye teşvik ediyor musunuz?
Muhammed Mehdi Akif: Tabii ki. Yirmili yaşlardayken şuan mürşid makamında bulunduğumdan daha büyük işler yapıyordum. 22 yaşındayken İhvan’ın şubelerine başkanlık ediyordum. Yine bu yaşta üniversite kamplarını yönettim. 24 yaşındayken gençlik ve öğrenci kolunun başkanıydım. 26 yaşında hapse girdim. O yaşta idam hükmü yedim. Gençlik bereket ve güçtür. Bazen geçmişi hatırlıyor, o vakit yaptıklarımla şimdi yaptıklarımı karşılaştırıyor ve kendi kendime şöyle diyorum: Beni bu despotluk alıkoydu. Hamd olsun Allah düşüncemizi, mesaj ve reform için çalışma gücümüzü muhafaza etti.
-Geleceğe dair umutlu musunuz?
Muhammed Mehdi Akif: Evet. Allah’ın izniyle gelecek bizimdir. Size bir şey söyleyeceğim. Cumhuriyetin ilanından sonra ikinci başkan olan Cemal Abdunnasır zamanında her yerde biz vardık. Abdunnasır 20 sene bizi Mısır sahasından uzaklaştırdı. Sonra eskisinden daha güçlü bu sahaya geri döndük. Bugün halimize ve insanların burada ve dışarıda bizim için söylediklerine bakın.
Temel Güç
Muhammed Mehdi Akif: Sadece Mısır’da değil bütün dünyada –hamd olsun- Gazze için düzenlenen bütün gösterilerin merkezinde İhvan vardı. Başta da sonda da Allah’a hamd olsun.
* İhvan-ı Müslimin'in Tanıtım ve Medya bürosu tarafından gerçekleştirilen bu röportajın üçüncü bölümü, Gülşen Topçu tarafından İsra haber için tercüme edildi.
isra haber
Etiket:
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Suriye Devrimi
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı.
Kemal HATİP |
|
|
Suriye Halkı, Rejim ve Arap Birliği'nin Kurbanı
Suriye iki türlü izolasyonla karşı karşıya.
Abdülbari ATWAN |
|
|
Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Suriye halkını savunma naraları atanlara baktığımda aslında hedef ve gayelerinin Suriye halkı ve özgürlüğü olmadığını görüyorum.
Prof. Abdussettar KASIM |
|
|
Galyun, Davasına Zarar Veriyor
İsrail ile Suriye arasındaki sorunu, müzakerelerle çözecek ve sonunda Şam'da bir İsrail büyükelçiliği açacak.
Prof. Abdussettar KASIM |
|
|
Türkiye'nin Savaş Senaryoları
Türk yetkililer Beşşar Esed yönetimini düşürmek için keyfi senaryolarla yaşıyorlar.
Dr. Muhammed Nureddin |
|
|
Şehid Günü
Yerel, bölgesel ve uluslararası gelişmeler, bölge halkının, direnişin ekseninin lehinedir.
Seyyid Hasan NASRALLAH |
|
|
Hedef Esed'i Kurtarmak mı?
Arap Birliği’nin Suriye girişiminin hedefi Beşar Esed’i kurtarmak mı? Yoksa Suriye halkını Beşşer Esed’in silahlardan korumak mı?.
Tarık El-HOMAYED |
|
|
İsrail Savaşmaktan Aciz mi?
Nasrallah, İsrail’in çok yakın bir tarihte ne Lübnan’a ne de Gazze’ye karşı savaş açma olasılığının uzak bir ihtimal olduğunu belirtti.
İbrahim EMİN |
|
|
Beşşar'ın Sonu
Hiç kimse Suriye’nin ne yaşadığı büyük acıları ne de şehirlerinde ve köylerinde akan oluk oluk kanı görmezlikten gelemez.
Abdulhalim KANDİL |
|
|
Hizbullah ve Arap Baharı
Bazı gelişmelerin beni endişelendirmesine rağmen her şeyin iyiye gittiğini, direnişin ve ümmetin maslahatına olduğunu düşünüyorum.
Seyyid Hasan NASRALLAH |
|
|
Türkiye Suriyelilerden Ne İstiyor?
Türkiye başlarda Suriye’deki krize karşı kararsız bir pozisyon sergiledi.
Besma KADMANİ |
|
|
Suriye Yönetimi ve Çocukların Hedef Alınması
Suriye'de kanı akan her bir çocuğun yüreğimizi sızlatan ve ağlatan fotoğrafları nesilden nesile aktarılacak.
Yasir SADEDDİN |
|
|
Kudüs Günü Konuşması
Kudüs’süz bir namaz, oruç, cihad ve bir çok değer gerek mana açısından gerekse asaleti açısından anlamını yitirir.
Seyyid Hasan NASRALLAH |
|
|
Esad'ın Korku Rejimi Neden Sürüyor?
Suriye’ye yönelik küresel kayıtsızlık, Libya üzerine olan BM ve Arap Birliği onaylı çok taraflı yaklaşımla çelişiyor.
Kenneth BANDLER |
|
|
Ulusal Kurtuluş Konferansı
Öncelikle demokratik ve ulusal değişim sürecinden geçmeliyiz ondan sonra rekabet edeceğimiz alan vatan ve vatandaş olacaktır.
Sadreddin BEYANUNİ |
|
|
Suriye Halkı Devrimin Lideri
Suriye şehirlerinde meydana gelen olaylar, gösteriler ve grevleri bazı Arap şehirlerinde olduğu gibi halk yönetmektedir.
Sair NAŞİF |
|
|
Hariri İddianamesi'ne Yanıt
Topraklarımızı kurtardığımız direniş yolunda, ülkemizi koruduğumuz bu yolda yani direniş yolunda devam edeceğiz.
Seyyid Hasan NASRALLAH |
|
| diğer analizler » |
|
|
|