İhvan-ı Müslimin ve Genel Mürşid Muhammed Mehdi Akif hakkında ortaya atılan iddialar, şüpheler, yanıt buluyor.
İhvan-ı Müslimin Genel Mürşidi Muhammed Mehdi Akif, İhvan-ı Müslimin'in Tanıtım ve Medya bürosuna verdiği röportajında, rejimle diyalog, Gazze ambargosu, seçimler ve daha bir çok konuya açıklık getirdi.
İhvan'la ilgili bir çok sorunun yanıt bulduğu, şüphelerin giderildiği bu önemli röportajın
ikinci bölümünü sunuyoruz:
-Sayın mürşid, 2004 yılında siyasi reform girişimini ilan ettiniz ve İhvan’a bağlı kitleler sokaklara döküldü sonra büyük siyasi protesto ve yargı bağımsızlığı hareketleri ortaya çıktı. Ancak bu hareketler İhvan da dahil geriledi ve duruldu. Hâlâ reform ümidi var mı?Muhammed Mehdi Akif: Evet. Büyük bir ümit var.
-Örneğin bağımsız yargı hareketi neden geriledi?Muhammed Mehdi Akif: “Gerileme” diye bir şey yok. Böyle bir hareket hâlâ var ve kaynıyor, durulmuş değil. Mısır sokaklarının çoğunluğu kaynıyor.
-Mısır’daki siyasi reform konusunda iyimser misiniz?Muhammed Mehdi Akif: Evet. Ben bunu hala İhvan’a söylüyorum. Mısır’daki siyasi liderlerle bir araya geldiğimde de bunu söyledim ve hepsi beni desteklediler.
-Mısır’daki siyasi hareketler konusunda iddialı mısınız?Muhammed Mehdi Akif: Onların Allah’ın izniyle ve samimi evlatların sayesinde siyasi değişimi gerçekleştireceklerine eminim. Çünkü halkın bilinci siyasi liderliklerden çok daha önemlidir. Halk uyandığında onu kimse durduramayacaktır. Herkesin tanıdığı İhvan, halkın lideridir. İhvan halkın liderliğini iyi yapmış olsaydı özgürlüğünü kazanmış ve Mısır’ın gelmesi gerektiği yere onu getirmiş olurdu. Şunu bilin ki ben ümitsiz değilim. Burnu büyük güruha, Amerika ve Siyonistlerin burnu büyüklüğüne rağmen değişim gerçekleşecektir. Mısır’ın değişmesi mecburidir. Mısır’ın makamı bu değildir. Mısır uzun senelerdir söylediğim gibi büyük bir ülkedir. Mısır’ın evlatları onurlandırılmayı, müdafaa edilmeyi ve yanlarında yer almayı hak etmektedir. Bu sayede hürriyetimizi bu bozguncuların pençelerinden kurtarabiliriz.
Gazze Ambargosu
-Filistin’deki kardeşlerimiz 3 yıldır Gazze’de kuşatma altındalar. Ambargoyu kaldırmak için Mısır, Arap ülkeleri ya da komşu ülkelerde harcanan çaba sizi hoşnut etti mi?Muhammed Mehdi Akif: Ambargoyu kim kaldırıyor? Bütün bu devletler ambargoyu daha da katmerleştiriyor. İslam Konferansı örgütü, Arap Birliği ve BM’den çıkmış üç uluslar arası karar var ama buna rağmen ambargo hâlâ devam ediyor. Mısır’ın bu kararları temel alacağını düşünmüştüm ama o ambargoya destek verdi. Arap ülkeleri nerede? Hiç kimse bu ambargoyu kaldırmak için harekete geçmedi.
Artık komşu ülke diye bir şey yok ama Gazze’deki ambargoyu kaldırmak için birer ümit olan komşu ülkelerdeki direniş var. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “İsrail ambargoyu kaldırmalıdır” şeklinde yaptığı açıklamayı unutmuyoruz.
-Sayın mürşid, milliyetçi akımların ve İhvan’ın Gazze’ye yardım ve ambargoyu kaldırmak için ellerinden geleni yaptıklarını düşünüyor musunuz?Muhammed Mehdi Akif: Bu ülkedeki her samimi kişinin çaba gösterdiği inancındayım. Kumbarada para toplayan çocuk, Gazze’ye bağışta bulunmak için altınlarını satan kadın, Gazze ve Filistin’e yardım edebilmek için canla başla çalışan adam… Ümit onlardadır ve görevlerini yapmaya devam edeceklerdir. İhvan saflarındaki bu tutuklamalar niye? Gazze’ye sevgi besliyor ve ambargo altındaki Filistinlilere yardım ediyorlar diye mi?
-Pozisyonlarının cezası mıydı bu?Muhammed Mehdi Akif: Evet. Hâlâ 320 İhvan lideri Gazze’ye karşı olan konumlarından ötürü tutukludur, öyle değil mi?!
Bu rejim utanmıyor ve şerefli konumundan ötürü örgütü tasfiye ediyor. Allah’a hamd ediyor ve ondan yakın zamanda ümmetin üzerinden bu kederi kaldırmasını niyaz ediyoruz.
İhvan olarak bizim omzumuzdaki yük ağırdır, istenen şey çoktur. Umut ancak bizim gücümüz, sevgimiz, dinimize ve yöntemimize bağlılığımızla gerçekleşecektir. Kimsenin kınamasından korkmuyoruz. Ben zaferin geleceğinden eminim. Allah’ın izniyle gelecek bizimdir.
Gelecek Seçimler-Sayın mürşid; gelecek sene halk meclisi seçimleri yapılacak. Şuan ki mecliste İhvan 88 sandalyeyle ikinci gücü oluşturuyor. Vekillerin %20’sini İhvan oluşturuyor. Muhalefet partilerinin toplam (24 parti) 9 sandalyesi var. Önümüzdeki seçimlerde İhvan için ne bekliyorsunuz?Muhammed Mehdi Akif: Beklediğimiz şey ayrı irademiz ayrı. Biz –baskı ve yolsuzluk bu şekilde devam edecek olursa- felaket olmasını bekliyoruz. Tıpkı son yerel seçimlerde ve Şura meclisi seçimlerinde olduğu gibi.
Ancak akıllı ve mantıklı davranılırsa seçimlere gireriz ve gücümüzün yettiğini elde ederiz. Ama realite şartlar böyle devam ederse gelecek seçimlerin her anlamıyla bir felaket olacağı sinyalini veriyor.
-Seçimlerde hile yapılacağını düşünüyorsanız bu seçimlere katılmanın bir faydası var mıdır?Muhammed Mehdi Akif: Ben böyle konulardaki kararları ancak İhvan mensuplarının tamamına danışarak alabilirim.
-Bütün İhvan’la istişare ederek mi?Muhammed Mehdi Akif: Evet hepsiyle.
-Sadece irşad bürosu üyeleri ve Şura meclisi üyeleriyle değil mi?Muhammed Mehdi Akif: Hayır, hayır. Bütün İhvan’la. Eyaletlerdeki bütün idare bürolarındaki İhvan ve şura meclisi üyeleriyle. Karar almadan önce hepsinin görüşünü almalıyım.
-Görüş almak sizin için olmazsa olmaz mıdır?Muhammed Mehdi Akif: Biz her zaman başkalarının görüşlerine saygı duyarız.
-Çoğunluğun görüşüne mi?Muhammed Mehdi Akif: Evet.
Veraset Meselesi-Şuan hızlı adımlarla ilerleyen yönetimi veraset yoluyla devralma konusunun İhvan’a karşı düzenlenen tutuklama kampanyalarıyla ilişkili olduğunu düşünmüyor musunuz?Muhammed Mehdi Akif: Kesinlikle hayır. İhvan’ın veraset konusundaki görüşü aylar hatta seneler önce açıklandı. Anayasanın 76. maddesinde düzenleme yapılırken bana sorulan bir soru üzerine bunu ayrıntılı olarak anlatmış ve başkanın oğlu da her vatandaş gibi başkanlık seçimlerinde kendini aday gösterme hakkına sahiptir demiştim. 76. maddenin onun hakimiyeti için ayrıntılı hale getirilmesinden sonra ise bu kabul edilemez dedim. Çünkü hiçbir şekilde anayasa maddelerinin onun için değiştirilmesi mümkün değildir.
-Yani reddediş fırsat eşitliği olmamasından mı kaynaklanıyor?Muhammed Mehdi Akif: Hayır, başka sebepler var. Onun askeri mahkemelerden, İhvan’ı yok etmek, ona her alanda ve her vesileyle baskı uygulamaktan sorumlu politika komisyonu başkanı olduğunu biliyorum. Onun siyasetini çok tehlikeli buluyorum. Bu siyasete karşı durulması gerekirdi. Onun bırakın cumhurbaşkanı olmasını Mısırlı bir siyasetçi olması bile uygun değildir. Bunu kesinlikle reddediyorum.
-Neden?Muhammed Mehdi Akif: İstibdat, zulüm ve yolsuzluğu mubah kılan komisyonun başkanlığını yaptığı için. Ve tabi başkanın oğlu olduğu için. Çünkü verasetin ülkeye çok zararı olur.
Halk Meşruiyeti-Efendim; son haftalarda güvenlik güçlerinin İhvan liderlerini topluca tutuklamasına rağmen İhvan idari bürolar, bölgeler ve şubelerde seçimlerin yapılmasında ısrar etti. Örneğin Kahire’nin büyük ilçelerinde 6 yetkili tutuklandı.Muhammed Mehdi Akif: Evet, bütün idari bürolarda. İkinci sınıf çıktı onu yok ettiler, üçüncü sınıf çıktı onu da yok ettiler, sonra da dördüncü sınıf çıktı!...
-Israr ediyor musunuz?Muhammed Mehdi Akif: Israr ediyoruz. Ne kadar despot olurlarsa olsunlar biz hiçbir şekilde değişmeyeceğiz.
-Neden?Muhammed Mehdi Akif: Çünkü biz Allah’ın izniyle sonunda galip geleceğiz.
-Söyledikleri gibi yasaklı bir hareket olmanıza rağmen meşruiyetinizin olduğunu düşünüyor musunuz?Muhammed Mehdi Akif: Meşruiyeti olan tek grup biziz. Meşruiyeti kim veriyor? Bunu bize halk veriyor. İçeride ve dışarıdaki bütün siyasi güçlerin Mısır’daki tek örgütlü gücün İhvan olduğunu söylemeleri buna delildir. Meşruiyeti bize halk vermiştir. Ne cumhurbaşkanının ne de rejimin meşruiyeti yoktur. Meşruluğun halktan alınması gerekir istibdat, sahtekarlık ve baskıdan değil.
-Ama İhvan’ın bu uygulamalarının -seçimlerin yapılması vs.- rejimi kışkırtan mesajlardan sayıldığını ve İhvan’a baskı uygulaması için ona fırsat verdiğini düşünmüyor musunuz?Muhammed Mehdi Akif: Asıl kışkırtan rejimdir. Ne kanuna, ne akla, mantığa ve ne de diyaloga razı oluyor. Aksine onu kendi çıkarı için kullanan güçlere boyun eğiyor.
-Diyalog demişken; Ahmet Raif’in ağzından onun size geldiği ve İhvan’la rejim arasında 10 sene sürecek bir ateşkes teklifinde bulunduğu söylendi. Krizin aslı nedir?Muhammed Mehdi Akif: Bu adamın söylediği her şey yalandır.
-İhvan liderlerinden olduğunu iddia etti. Bu doğru değil mi?Muhammed Mehdi Akif: O hiçbir zaman İhvan’dan olmamıştır. “Kara Kapı”yı yazdığında İhvan ona sempatik yaklaşmıştı. Ancak o bu kitapla ticaret yapmıştır. Allah onu da bizi de affetsin. Ahmet Raif’in kim olduğunu bilen çok kişi var.
Bir gün bana geldi, buraya oturdu ve “Rejimde nüfuzu olan bir kişinin yanından geliyorum. Bu kişi size 2010 seçimlerine katılmamanızı teklif ediyor. Bunu yaparsanız istediğiniz her şeyi size verecek, askeri mahkemeleri kaldıracak, tutuklamalara son verecek, mescitlere girebileceksiniz ve karargahlarınıza dönebileceksiniz” dedi. “Ahmet kardeş bu teklif çok cömertçe. İlke açısından ben –genel mürşid olarak- bunu kabul ediyorum. Ama bu şahsı buraya getirmelisin irşad bürosu üyeleriyle oturup ne yapacağımıza bakmalıyız” dedim.
-Rejim içindeki nüfuz sahibi kişinin adını zikretti mi?Muhammed Mehdi Akif: Hayır, zikretmedi. Ona kelimesi kelimesine bunları söyledim. Sözümü dinledi ve kalktı gitti, dönmedi. Keşke dönmemekle kalsaydı. Bana kötü sözler ve küfürler etti. Bense görmezden geldim.
Rejimle Diyalog-Rejimle aranızda hiçbir zaman iletişim olmadı mı?Muhammed Mehdi Akif: Genel mürşid makamını devraldığım zaman bizi arıyorlardı.
-Güvenlik düzeyinde mi siyasi düzeyde mi?Muhammed Mehdi Akif: Güvenlik düzeyinde. Siyasi düzeyde diyalog olmadı.
-Bu, İhvan’la siyasi diyalog yolunun kapalı olduğu anlamına mı geliyor?Muhammed Mehdi Akif: Bu, siyasilerin beni bir konferans, sempozyum, taziye ya da toplumsal herhangi bir merasimde gördüklerinde hoş geldiniz demekle yetindikleri anlamına geliyor.
-Yönetimdeki bazı sembolik şahsiyetlerle siyasi iletişime geçmenize bir mani var mı? Kapılarınız diyaloga açık mı?Muhammed Mehdi Akif: Genel mürşid koltuğuna oturduğum ilk günden beri onlara kalbim ve aklım her şahısla, her yetkiliyle bir araya gelmeye, Mısır’ın menfaati için her insanla anlaşmaya açıktır diyorum.
-Yani siz diyaloga yeşil ışık yakıyorsunuz?Muhammed Mehdi Akif: Evet, bundan hiç vazgeçmedik ve geçmeyeceğiz. Bir defasında Başkan Mübarek’e yakın kişilerden bir yetkili benimle görüştü ve bana “Mehdi hocam siz üzerinize düşeni yaptınız. Aranızda arabuluculuk yapmama izin verir misiniz” dedi. Ben de ona “seni tam anlamıyla yetkilendiriyorum” dedim.
-Ona gerçekten de yetki verdiniz mi?Muhammed Mehdi Akif: Yetki verdim ve gitti, gelmedi. Onu ikinci defa gördüğümde “Nedir son durum” dedim. Bana “Onlar sebepsiz bütün kapıları kapatmışlar” dedi.
İrşad Bürosu-Efendim, bazı yazarlar ve basında yer alan raporlar örgüt içinde reformcular ve muhafazakarlar olduğunu söylüyor. Şahinler ve güvercinler…İhvan saflarındaki bu uzun deneyiminizden sonra bu duruma ne diyeceksiniz?Muhammed Mehdi Akif: Bütün bu tanımlamalar onların hayal ürünüdür. İhvan içinde böyle bir şey yoktur. Hepimiz aynı davetin evlatlarıyız. Aynı sofrada yetiştik. Ama bu herkesin şahsi bir görüşe sahip olmasına engel midir? Çocuklar aynı evde yaşıyor, aynı anne ve babadan doğuyor, aynı tabaktan yiyorlar ama her birinin farklı bakışı oluyor. Kendi düşünce yöntemiyle düşünüyor. Ben İhvan içinde düşünce, fikir ve yöntem çeşitliliği olmasından ötürü mutluyum.
-İrşad bürosunda görüş farklılığı olması sizi kızdırmayıp sevindiriyor mu?Muhammed Mehdi Akif: Evet. Onları tek tip insan olarak gördüğüm vakit dur diyorum. Yanlış olan bir şey var burada. Dr. Isam Uryan konusunda da hepsini birleşmiş görünce dur dedim bir eksiklik var bu işte.
-Yani siz en iyi görüşü ayıklayabilmek için görüş farklılığı ve düşünce çeşitliliğinden yana olduğunuzu mu söylüyorsunuz?Muhammed Mehdi Akif: Evet. Görüş birliği gördüğümde –menfaatimize olsa da- şüpheleniyor ve yeniden durumu gözden geçiriyorum.
-İrşad bürosu içinde bloklaşma ve ittifaklar olduğu, Genel Sekreter Mahmut İzzet’in hakimiyeti ele geçirdiği yönünde söylentiler var. Yorumunuz nedir?Muhammed Mehdi Akif: Hayır. Bu doğru değil çünkü Mahmut iyi ve akıllı bir adamdır. Onun samimi olduğunu düşünüyorum.
* İhvan-ı Müslimin'in Tanıtım ve Medya bürosu tarafından gerçekleştirilen bu röportajın ikinci bölümü, Gülşen Topçu tarafından İsra haber için tercüme edildi.
isra haber