Ana Sayfa Türkçe English Rss

Hizbullah Lübnan Gençliğini Kendi İzci Teşkilatı Bünyesinde Eğitiyor

Dosya

- 23.11.2008, 12:54:30

Yazdır Yazı Boyutu: [ + ] [ - ]
Hizbullah Lübnan Gençliğini Kendi İzci Teşkilatı Bünyesinde Eğitiyor
The New York Times yazarı Robert F. Worth, Lübnan Hizbullah hareketinin gençlik grubu El Mehdi İzcileri'ni yazdı.
Facebook Digg Del.icio.us
Reddit Mixx StumbleUpon
Google Yahoo

Bekaa Vadisi’nde ikindi güneşiyle parlayan bir oyun sahasında erkek izci üniforması ve kepi giyen yüzlerce genç erkek, askeri bandonun eşliğinde hazır ol vaziyetinde duruyorlar. Bu yürüyüşçüler Hizbullah’ın meşhur sarı bayrağını taşıyor.

Henüz 17-18 yaşında olan bu delikanlılar gençliklerine rağmen hafif sakallı, sert erkek yüzlerine sahipler, bazılarının alınlarındaysa namazlarının nişanesi olan secde izleri görülüyor. Her birinin göğsüne Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin küçük bir resmi işlenmiş.

Gençler, Hizbullah yetkililerinden biri kürsüye ilerleyip kendilerine Kurani bir duanın eşliğinde hitap ederken, “Sen bizim liderimizsin, biz de senin yolundayız!” diye haykırıyorlar hep bir ağızdan.

Bu insanlar Hizbullah’ın gençlik hareketinin öncü kolu olan “Mehdi İzcileri”. Bu törende toplanan mezunların aralarından bazıları Hizbullah’ın gerilla ordusuna katılacak ve Güney Lübnan tepelerinde İsrail ile savaşacaklar. Diğerleri de parti bürokrasisinde görev alacaklar. Geri kalanlarsa muhtemelen Hizbullah’ı Lübnan’daki en güçlü politik, askeri ve sosyal güç kılan ve son dönemlerde hızla büyüyen tutkulu ve sadık sempatizanların arasına katılacak.

Tüm İslam dünyasında İslami dirilişe tanık olduğumuz bu zamanlarda, genç nüfus arasında görülen yoğun dindarlığa burada da rastlamak sıra dışı değil. Fakat Lübnan’da Hizbullah- bu isim Tanrı’nın partisi anlamına geliyor- bu ortamı üst düzey bir politik projede kullanıyor: İsrail karşısındaki askeri mücadelesini sürdürmek için genç nesli eğitmek. Hizbullah’ın savaş meydanındaki esnekliği örgütü, Hamas da dahil olmak üzere Orta Doğu’daki tüm silahlı hareketler için model haline getirmiş durumda. Ve bu başarı kendisini, partinin bir dizi sıra dışı ve kapsamlı dini temalı gençlik ve silah altına alma programlarına borçlu.

Yabancılara önemli oranda kapalı tutulan bir de okul şebekesi- bunlardan bazıları Hizbullah tarafından ediliyor, diğerlerinde de kısmen etkilililer veya bu okullar hareketin kontrolündeler- bulunuyor. Tüm ülkeye semt semt dağılmış, “gençlere her hafta din dersi” veren İslam alimlerinden oluşan bir de eğitim ağları var. Harekete bağlı olmayan okul ve üniversitelerde de Hizbullah’ı daha geniş bir kitlede temsil etmek için oluşturulmuş öğrenci gruplarına sahipler. Parti, izci teşkilatının dışında da yaz kampları ve geziler düzenliyor ve dini bayramlar sırasında da gençlerin kamuya dönük hayır işlerinde çalışmalarını sağlayacak ortamlar oluşturuyor.

Hizbullah üzerinde onlarca yıldır çalışan Talal Atrissi (Lübnan Üniversitesi’nden bir politik analizci) “ Tam anlamıyla komplike bir sistem gibi, ilkokuldan üniversiteye dek. Hedefleri güçlü bir dinsel inanca sahip olan ve Hizbullah’a yakın bir nesil yetiştirmek” diyor.

Bu etkinliklerin çoğu 1979’daki İslam Devrimi’nin ardından Lübnan’da görülen İslami uyanıştan besleniyor. Fakat Hizbullah bu gücü seferber etmede diğer teşkilatlardan daha da ileri gitmiş durumda, hem kendi sempatizan tabanını oluşturmada hem de Şii gençliğin Lübnan’ın karışık ve çoğunlukla seküler toplumunun iğvalarından korunması alanında.

Hizbullah’ın Lübnan gençliği üzerindeki etkisini ölçmek partinin müthiş gizliliği ve ülkede genel anlamda görülen güvenilir istatistik bilgilerin yokluğu sorunundan dolayı çok güç. Fakat şurası kesin ki Hizbullah’ın önemli bir ağırlığının bulunduğu dini Şii okulları, son yirmi yıl içersinde bir avuç olmaktan çıkıp yaygın bir milli ağa dönüştüler. Öte yandan daha az göze çarpan bazı diğer faktörler de eşit önemi haiz, mesela harekete katılan alimlerin sayısında görülen artış.

Hizbullah ve müttefikleri aynı zamanda dini törenlere çocukların da -olabildiğince erken yaşlarda- katılmalarını sağlıyorlar. Kadınların, diğer pek çok İslami hareketten daha fazla bir şekilde etkin rol oynadıkları Hizbullah içersinde, bayanlar “çocuklar arasında cihad atmosferinin sağlanması” olarak adlandırılan şeyin yaratılmasında özellikle faaller.

“Kadının Cihadı Budur”

Güney Lübnan’da bir kasaba olan Jibit’te bir akşam vaktinde, siyah elbisesi içersindeki bir kadın uzun ve kararlı adımlarla sahne ışığına doğru yürüyordu. İzleyici koltuklarında oturan yüzlerce Mehdi İzcisi ebeveyni, genç kızlarının hayatındaki önemli bir evreyi izlemeye gelmişlerdi.

Ev sahipleri olan kadın onları “hoş geldiniz, hoş geldiniz,” diyerek selamladı. “Sizleri aramızda görmekten onur duyduk. Kızlarınız bu meleksi elbiseyi ilk kez giyecek.”

23 yaşındaki Hizbullah üyesi Münire Halevi, “Teklifi Şeri” adı verilen ve 300 kadar genç kızın İslami tesettüre bürünmelerinin ve İslam’a göre sorumluluk alma çağlarının başlamasının kutlanması için düzenlenen bu merasimin baş sorumlusu.

Kızlar için bu törenin muazzam bir sembolik önemi var, daha derin bir dinsel bağlanmaya ve erişkin dönemlerinin yaklaşmasına işaret ediyor. Bu törenler eskiden çok nadir yapılırmış ama son yıllarda sık rastlanılıyor.

Bu tören diğerleri için olduğu gibi, Halevi Hanım için de önemli bir dönüm noktası, zira kendisi de kızlarla birlikte haftalardır bu programa hazırlanıyor: çünkü o artık bir “kaida”, yani genç kızların eğitiminden sorumlu bir kadın lider.

1985 doğumlu Bayan Halevi Hizbullah’ın genç kadın üyeleri neslinin tipik bir üyesi pek çok yönüyle. Hizbullah ve müttefiklerinin Lübnan’da “İslami atmosfer” adını verdikleri ortamı kurmaya başlamaları süreci içersinde büyümüş. Kısa süre içersinde de Arapçılık ve komünizm gibi seküler hakim olduğu dönemde yetişen anne babasından daha çok bağlanmış Hizbullah’a. Erken evlenmiş ve iki çocuğundan ilkini 17’sinde dünyaya getirmiş.

Bayan Halevi giriş konuşmasını bitirirken yünlü başlıklı ipeksi elbiseleri içersindeki kızlar sahneye açılan koridora doğru yürümeye başlıyorlar. Sis makinesinden yayılan beyaz duman ve kabarcıklar eşliğinde Hizbullah’ın marşları işitiliyor. Ebeveynleri alkışlıyor, anneler feryat ediyor.

İki buçuk saat süren törende kızlar hicabın anlamı hakkında bir oyun sergiliyorlar ve ardından da Hizbullah’a mensup bir din bilgini uzun bir politik söylev veriyor. Tören Hizbullah’ın yoğun dozda görüldüğü - milenyumcu Şii doktrin ile İsrail aleyhindeki kızgın ve sert eleştirilerin harmanlanmasından oluşan- bir içeriğe sahip.

Kızlara defalarca hicabın İslami erdemlerin çok önemli bir göstergesi olduğu hatırlatılıyor ve bunun Hizbullah’ın Güney Lübnan’ı özgürlüğüne kavuşturmasının ardındaki gizli güç olduğu söyleniyor. İsrail ile mücadelenin, İslam’ın önemli şahsiyetlerinden Hz.Ali ile Hz.Hüseyin’in zamanındaki adil olmayan güçler karşısında verdikleri mücadele ile aynı anlama geldiği belirtiliyor.

Halevi Hanım, karanlığa diktiği, tutkulu bir keskinliği yansıtan bakışlarıyla “Örtümüz mücevherat işlenmiş bir taçtır, Allah bize itaatin ve huzurun kapısını açmış” diyor.

Birkaç gün sonra kız kardeşinin evinde çay içiyoruz, Bayan Halevi başka bir siyah İslami elbise giyinmiş halde törendeki konuya getiriyor sözü. “Dini eğitim şimdilerde anne babamın zamanından daha erken başlıyor” diyor. Bir kısmı Hizbullah tarafından edilen İslami okullarda çocuklar Kuran derslerine 4 yaşında başlıyorlarmış, kızların hicaba girip oruca başlamalarının yaşıysa genelde 8 imiş. Ve bütün bunlarda annenin yol göstericiliğinin anahtar önemde olduğu belli oluyor.

Bayan Halevi “Kadının cihadı budur,” diyor.

Ahlaki Boyutlu Kamp

Uzaktan dünyanın diğer yerlerindeki herhangi bir izci kampına benziyor. İsrail’den çok uzak olmayan ve Güney Lübnan boyunca akan Litani Nehri’nin lacivert akıntısının kıyısında iki sıra çadır dizisi uzanıyor. El yapımı ahşap bir jimnastik aleti kampın girişinde gelenleri karşılıyor.

Nehirdeki iki çubuğa İmam Humeyni ve Şeyh Hasan Nasrallah’ın dev iki posterinin asılmış olması göze çarpan şeyler arasında.

25 yaşındaki izci lideri Muhammed Akhdar “1985 yılından beri iyi bir nesil yetiştirmeyi başardık. Bu yaz burada yaşları 9 ila 15 arasında 850 çocuğumuz var” diyor.

Kampın adı Tirfil Say, Mehdi İzcileri’nin güney Lübnan’daki eğitim alanlarından biri. Aktivitelerinin çoğu dünyanın diğer yerlerindeki benzerleri gibi: yüzmeyi öğrenme, kamp ateşi yakmak, çeşitli düğümler ve spor. Akhdar, izcilerin oynadıkları bazı oyunları tasvir ediyor, bunlardan birinde izciler iki gruba ayrılıyorlar- Amerikalılar ve direniş- ve her bir grup diğerini nehre atmaya çabalıyor.

Mehdi İzcileri’ni kamuflaj elbisesi giyen ve AK-47 taşıyan Hizbullah savaşçıları da ziyaret ediyor zaman zaman ve gençlere İsrail ile savaştan söz ediyorlar.

Bay Akhdar bir ziyaretçiyi çocukların Kuran okuduğu çadırların etrafında gezdiriyor. Çok süslenmiş bir mezar göze çarpıyor, mezartaşının yerine Şubat ayında öldürülen Hizbullah komutanı İmad Muğniye’nin küçük bir fotoğrafı konulmuş.

Mehdi İzcileri’nin 1985 yılında, Hizbullah’ın ardından kısa bir süre sonra kurulduğunu öğreniyoruz. Resmi olarak grup Lübnan’daki diğer 29 izci teşkilatından biri ve bu izci topluluklarının çoğu politik partilere aitler ve onları beslemeye hizmet ediyorlar.

Fakat Mehdi İzcileri’nin durumu farklı. Tahmini olarak toplam 60.000 izci ve oymak başı ile çok daha kalabalıklar, yani normal bir Lübnanlı izci grubundan 6 kat daha büyükler. Lübnan İzciler Birliği başkanı Mustafa Muhammed Abdürresül’e göre yürüyüş hareketleri bile diğerlerine nazaran çok daha askeri. Mehdi İzcileri Lübnan izci birliğinin şemsiyesi altında olmalarına rağmen İsviçre merkezli uluslararası izci teşkilatı ile doğrudan bir ilişkiye girmiyorlar. Mehdi İzcileri’nin Hizbullah’ın silahlı kanadı ile olan münasebetinin bilinmesinden dolayı Parti son derece ihtiyatlı davranıyor ve dışarıdan insanların aralarına katılmasına çok nadir olarak izin veriyor.

Gerçi Hizbullah yetkilileri sık sık, izcilerle gerilla güçleri arasındaki ilişkiye temas ediyorlar.

Geçen yıla kadar Hizbullah’ın Mehdi İzcileri’nden sorumlu yöneticisi olarak görev yapan Bilal Naim “16 yaşından sonra çocuklar genellikle direnişe veya askeri faaliyetlere katılıyorlar” diyor.

Diğer izci topluluklarından ayrıldıkları önemli bir nokta da izledikleri programları. Dini ve ahlaki eğitim- fiziksel aktiviteden de daha çok- Mehdi İzcileri’nin programlarının önemli bir kısmını kaplıyor ve tüm izci liderleri her yaş grubuna göre hazırlanmış olan kitaplarından öğrendikleri derslere sıkı sıkıya uyuyorlar.

Bu kitapların Hizbullah yetkililerinden biri tarafından bana sağlanan örneklerine baktığımda dini temalara ve Hizbullah’ın İsrail ile yürüttüğü askeri mücadeleye fevkalade önem hasredildiği dikkatimi çekti. Örneğin 12-14 yaş arasındakiler için hazırlanan kitapların bazı bölüm başlıkları şöyle: “Allah için sevgi ve nefret duymak”, “Düşmanını Tanı”, “Öndere Sadakat” ve “Yahudiler Hakkındaki Gerçekler”. Yahudiler zalim, yoz, korkak ve hilekar olarak tasvir ediliyor ve “Peygamber Katilleri” olarak adlandırılıyorlar. Yahudiler hakkındaki bölümde “Talmutları Yahudi dininin dışındakilerin hayvan olduğunu yazıyor” deniyor.

Her bölümün başında çocuklardan konuyla ilgili ayeti yazmaları veya okumaları isteniyor. Ayetullah Humeyni’ye ve Hizbullah’ın liderlerine saygı duymayı öğreniyorlar.

Seküler Etkiler

Batıda yaygın olan Hizbullah imajı genellikle; sakallı, askeri kamuflaj içersinde ve AK-47 taşıyan genç gerilla savaşçıları şeklindedir. Fakat Hizbullah’ın çelik çekirdeği –savaşçıları ve çalışanları, tüm mesaisini harekete adayanlar- destekleyicilerine ve taraftarlarına nispeten çok küçük bir grubu teşkil ediyor. Bu diğer geniş kesim, aşağı yukarı Lübnan nüfusunun bir milyonunu oluşturuyor ve bunlar arasında ihtiyaç hasıl olduğunda savaşmaya hazır yedekler; yetenekleriyle katkı sunan doktorlar ve mühendisler; ve sadece sempati duyanlar bulunuyor.

Bu yüzden, Partinin genç izleyicilerinden örnek vermek gerektiğinde en uygun olabilecek örneklerden birisi Ali el-Seyyid’dir. 24 yaşında, sessiz ve temiz yüzlü biri olan Seyyid güney Lübnan’da büyümüş ve şimdilerde Beyrut’ta muhasebeci olarak çalışıyor. Hizbullah kendisine iş teklif etmiş ama o bağımsız çalışmayı tercih etmiş.

Fakat bütün hayatı Hizbullah’ın serin gölgesinde geçmiş. Partiye bağlı bir liseden mezun olmuş ve burada haftada en az 5 saat din dersi alıp öğretmenlerinin Ayetullah Humeyni ve Hizbullah savaşçıları için ettiği duaları dinliyormuş. Okuldan sonra ise yaz aylarında Mehdi İzcileri ile birlikteymiş. Sonra da izci lideri olmuş.

Ali Seyyid çok dindar- kadınların ellerini sıkmıyor- ve Hizbullah’ın yanında savaşıp ölmeyi arzuladığını söylüyor, sanki çok doğal bir şey söyler gibi.

Bununla birlikte Seyyid’in kuşağı Lübnan’ın laik- ve bazı yerlerinde de çoğunlukla ahlaki olarak fasit- toplumunda, bir önceki kuşaktan daha fazla yoldan çıkarıcı iğvaya maruz kalmaktalar.

Seyyid ile Dahiya’nın civarlarında oturduğumuz kafe de buna tipik bir örnek. Dışarıda, caddelerde Hizbullah bayrakları görülüyordu, fakat içerde genç insanlar alüminyum masalarda oturmuş kapiçinolarını yudumluyor, tatlı çöreklerini yiyor ve dijital kaset çalarlarına kulak veriyorlardı.

Seyyid dışarıya bakıyor ve “Hizbullah gençlerin dini bir atmosferde yaşamasını sağlamaya çalışıyor ama kimseyi zorlayamazlar” diyor.

Fakat Hizbullah’ın esnekliği sınırsız değil. Bütün genç üyelerini ve destekçilerini, casus olmaları ihtimali bulunan meraklı yabancılar karşısında ihtiyatlı olmaya çağırıyorlar.

Seyyid’in yabancı bir gazeteci ile bir kafede bir saati aşkın bir süre oturup konuşmasının ardından, sert bakışlı genç bir adam komşu masadan gözlerini üzerine dikiyor. Birden gerilen Seyyid konuşmayı kafenin ikinci katında sürdürmeye karar veriyor. Fakat sonra gelecek hafta için sözleştiğimiz buluşmayı da erteliyor.

En sonunda, bir kez daha görüşemeyeceğini ifade eden ve özür dileyen mailini attı bana:

“Bildiğiniz gibi Amerika ve İsrail ile bir savaşın içersinde yaşıyoruz. Ve onlar bizi tüm yolları kullanarak yok etmek istiyorlar.”

Robert F. Worth tarafından yazılan ve The New York Times'da yayınlanan bu yazı Kemal Saral tarafından İsra Haber için çevrildi.

isra haber




Yazdır
DİĞER HABERLER
İsrail'in Suriye Ulusal Konseyi'ndeki Kuklası: Besma Kodmani
Suriye'de Dış Müdahaleye Bakış ve Yeni İttifaklar
İzzeddin El Kassam'ın Batı Şeria'da Doğuşu
Esad Ordusu'na Karşı Arur Ordusu
Albay Harmuş ve Cisr Şuğur Katliamı
Suriyeli Devrimcilerin Paris Sınavı
Şeyh Adnan Arur ve Suriye Devrimi
Suriye Muhalefeti ve Hizbullah Karşıtlığı
Sudan Dosyası
10. Yılında Aksa İntifadası
İLGİLİ FOTOĞRAFLAR 
Hizbullah İzcileri
23.11.2008
13:03:47
Tasfiye Dergisi
ÇOK OKUNANLAR : Dosya
  ANALİZLER diğer
Bir Dönüşümün İbretlik Hikayesi
Son gelişmeler de göstermektedir ki İstanbul İslamcılığı ve ağır abi sendromu son demlerini yaşamaktadır.
Kadrican MENDİ
Suriye'ye Müdahale
Şimdi Türkiye'nin bir çılgınlık yapıp müdahale ettiğini varsayacak olursak maliyet ne olacak, ona bakalım.
Ali BULAÇ
İstanbul İslamcılığı Düşerken
Gücü iktidara yaslanarak bulanlar, o gücün koltuklarla birlikte devrileceğini nasıl unutabilmektedir?.
Beytullah Emrah ÖNCE
Romantik Beklentiler, Nostaljik Umutlar
Karşı karşıya bulunduğumuz tarihsel olaylar, hareketler, ayaklanmalarla ilgili olarak niceliksel ölçütler kullanmak gibi bir zaafımız var.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
NATO, Türkiye ve İslam Dünyası
İşaret ettiğim ideal politiği, reel politiğe dönüştürecek özgür nesiller gelecektir, Tih sürgünü 40 yıl sürse bile, o gün gelecektir.
Ali BULAÇ
“Suriye'nin Dostları”: Yenildik; Ama…
Bir ay içerisinde Annan planını baltalamayı başaramazsalar, “Dostlar”ın “Suriye devrimi” tabutunun son çivisi Paris toplantısında çakılır.
Alptekin DURSUNOĞLU
Tarihi ve Felsefi Yönleriyle Demokrasi
Demokrasi sadece araçları bulunan bir devlet yönetimi şekli olmayan, aynı zamanda bir felsefesi bulunan değerler bütünüdür.
HAMZA ER
İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak
Emperyal güçler "Arap Baharı" ya da "devrimleri" olarak anılan süreçleri evcilleştiriyor ve devrimleri maaşa bağlıyor.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Fe Eyne Tezhebun?
Emperyalist katillerden silah talep etmek "Türkiyeli Müslümanlar"a yakışıyor mu? Bu adım, Türkiye İslami hareketindeki yeni bir kırılmanın habercisidir.
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Ha Gayret ...
Ha gayret hele bir şu Suriye’yi de özgürleştirelim, İran ve hizbullahın başını ezip bölgemizdeki şia tehlikesini de etkisizleştirelim.
Kadrican MENDİ
Suriye'de Dolaşan Kanlı Gömlek
Evet, Suriye’de dolaşan gömlekteki kan Suriyelilerin, bunu görüyoruz.
Beytullah Emrah ÖNCE
Ortadoğu'nun Şiddet Sabitesi?
Ortadoğu son bir yılda son zamanların en önemli siyasal ve toplumsal hareketliliğini yaşıyor.
Akif EMRE
Gerçekleri Görme Yetisini Kaybetmek
Küreselleşme süreçleriyle birlikte, bizler de yeni bir uzama girdik.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Suriyeli Devrimcilere
Batıya, ABD'ye, Araplara ve Türkiye'ye güvenmeyin! Çünkü Siz onların sizin için neler planladıklarını daha iyi bilmektesiniz.
Eymen EL ZEVAHİRİ
Suriye Devrimi
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı.
Kemal HATİP
Suriye Halkı, Rejim ve Arap Birliği'nin Kurbanı
Suriye iki türlü izolasyonla karşı karşıya.
Abdülbari ATWAN
Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Suriye halkını savunma naraları atanlara baktığımda aslında hedef ve gayelerinin Suriye halkı ve özgürlüğü olmadığını görüyorum.
Prof. Abdussettar KASIM
diğer analizler »
Copyright © 2012 israhaber

israhaber bünyesindeki haber ve fotoların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden alınamaz
IE 6+ // Firefox 2+, [ 1024 x 768 ] // Macromedia Flash // Tasarım ve Kodlama artıweb