Ana Sayfa Türkçe English Rss

Hizbullah, Katar ve Türkiye'ye Neden "Hayır!" Dedi?

Lübnan

- 01.12.2011, 20:20:58

Yazdır Yazı Boyutu: [ + ] [ - ]
Hizbullah, Katar ve Türkiye'ye Neden
Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, Lübnan'daki siyasi dili eleştirdi.
Facebook Digg Del.icio.us
Reddit Mixx StumbleUpon
Google Yahoo

Bugün akşam Aşura Meclisi'nde yaptığı konuşmasında Nasrallah "Lübnan'da siyasi bir grup, bölücü, mezhepçi bir dil kullanıyor. Farklı konularda bir grupa karşı provokasyonlarda bulunuyor. Bu gerçekten de çok tehlikelidir. Buna karşı dikkatli olunmalıdır.

Lübnan'da farklılığın sebebi dinsel değildir. Farklılık, siyasi programlara, projelere ve düşüncelere bağlıdır. siyasi liderleri hatta dini mercileri eleştiri, bölücülük değildir. Mesela, Maruni Cumhurbaşkanı'nı eleştirmek, Marunileri ya da Hıristiyanları eleştirmek anlamına gelmez. Lübnan Meclis Başkanı'nı eleştirmek, Şiileri eleştirmek anlamına gelmez. Başbakanı eleştirmek de Sünnileri eleştirmek anlamına gelmez.

Bazı medya kuruluşları, Suriye'de yaşananları bölücü ve mezhebi bir çatışma olarak sunuyor. Halbuki bu böyle değil... Suriye'de 3000 hizbullah savaşçısının olduğunu iddia etmekte ısrar ediyorlar. Ne artırıyorlar ne de azaltıyorlar. Son olarak da binlerce Mehdi Ordusu askerinin Lübnan'a girdiğini söylediler. Bununla şunu demek istiyorlar: "Ey Sünniler! Lübnan'dan ve Irak'tan Şiiler geldiler ve sizi katletmek istiyorlar." Defalarca yalanlamamıza rağmen provokasyon devam ediyor" dedi.

Nasrallah, Katar ve Türkiye'ye Neden "Hayır!" Dedi?

Nasrallah, konuşmasının devamında, 12 Ocak 2011 tarihinde Saad Hariri hükümetinin düşürülmesinden sonra, Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Katar Dışişleri Bakanı Sheikh Hamad Bin Jassim Bin Jabr Al Thani'nin Hariri'yi yeniden başbakan yapma girişimine dikkat çekti. Nasrallah, Türkiye ve Katar'ın sunduğu, Uluslararası Mahkeme defterinin kapatılması karşılığında Lübnan'ı, Saad Hariri'ye teslim edilmesi planını kabul etmediklerini açıkladı.

Nasrallah, söz konusu plana ilişkin olarak şunları söyledi: "14 Martçılar, Suud-Suriye girişiminin başarısız olması için gece gündüz çalıştı. Bize, Suud-Suriye girişiminin başarısız olduğu haber verilince, müttefiklerimizle hükümeti düşürme kararı aldık. Saad Hariri dışında başka saygın bir Sünni şahsiyeti başbakan adayı olarak belirlemek için harekete geçtiğimizde Katar ve Türkiye, arabulucu olmak amacıyla devreye girdi. Saad Hariri'yle birlikte hazırladıkları planı bize sundular. Plana göre Uluslararası Mahkeme'deki Lübnanlı savcılar geri çekilecek, mahklemenin finansı durdurulacak ve mahkemeyle imzalan protokol iptal edilecek. Bu anlaşmaya Saad Hariri de imza atacaktı.

Bunun karşılığında bizden Saad Hariri'yi yeniden başbakan adayı olarak seçmemizi, ülkenin ekonomik, siyasi, güvenlik ve hukuki alandaki tüm yetkileri Saad Hariri hükümetine vermeyi, hükümeti düşürmeme ve hükümeti koruma ilkesine bağlı kalmamızı istediler. İki bakan bize şunu söyledi. "Ey Hizbullah! Lübnan'ı Saad Hariri ve müttefiklerine teslim edin. Biz de sizi Uluslararası Mahkeme'den kurtaralım!"

Bu iki bakana, şahsi görüşümün "olumsuz" olduğunu, fakat hem Hizbullah'taki kardeşlerimle hem de müttefiklerimle görüşmem gerektiğini söyledim. Görüşmemden sonra bu plana kabul etmediğimizi, Saad Hariri'yle de devam etmek istemediğimizi söyledim. Çünkü bu plan, Lübnan'ın çıkarlarına aykırıdır. Bizim için önemli olan mahkeme değil ülkedir.

Bu anlaşma, Suriye'nin çıkarınaydı. Çünkü Suriye bu anlaşmayla, Türkiye ve Katar'la ilişkilerini güçlendirmiş, Suud'la ilişkilerini de düzeltmiş olacaktı. Fakat biz, Lübnan'ın çıkarlarını, Suriye'nin çıkarlarına tercih ettik."

Yalancı Tanıkların Yargılanmasını İstedi



Uluslararası Mahkeme'nin finansına karşı çıkan Nasrallah, Mikati'nin finansa onay vermesini sorun yapmadıklarını söyledi. Buna ilave olarak Nasrallah, Başbakan Necib Mikati'den Uluslararası Mahkeme'de yalancı tanıklık yapan Lübnanlılar hakkında soruşturma başlatılması için çalışma başlatmasını istedi.

isra haber




Yazdır
DİĞER HABERLER
İran'ın Direnişe Verdiği Desteği Kimse Kıramayacaktır
Trablus Çatışmaları Lübnan'da Bir Bingazi'yi Hedefliyor
14 Mart, İran'ın Lübnan'a Yaptığı Yardımlardan Neden Rahatsız?
Nasrallah: Filistin'i Unutmamızı İstiyorlar
Hizbullah: Direnişin Füzeleri Tel Aviv'in Merkezini Tehdit Ediyor
Esed ve Süleyman Telefonda Suriye'yi Konuştular
Nasrallah: Suriye'de Tek Çözüm Siyasi Yoldur
Hizbullah ve Hamas, Suriye'yi Konuştu
Hizbullah: Amerika, İsrail'in Suç Ortağıdır
"Hissediyoruz... Artık Kudüs'ün Özgürleşmesi Çok Yakın!"
İLGİLİ HABER
Nasrallah: Ulusal Birlik Hükümeti Kuracağız
23.01.2011
20:33:59
Paris'te Lübnan Zirvesi
23.01.2011
10:34:31
Süleyman ve El Tani Telefonda Görüştü
21.01.2011
20:01:54
Davutoğlu Nasrallah Görüşmesi
19.01.2011
09:01:23
Lübnan'da Muhalefet Depremi: Hükümet Düştü
12.01.2011
17:04:22
Tasfiye Dergisi
ÇOK OKUNANLAR : Lübnan
İran'ın Direnişe Verdiği Desteği Kimse Kıramayacaktır
17.05.2012, 15:02:22
Trablus Çatışmaları Lübnan'da Bir Bingazi'yi Hedefliyor
17.05.2012, 14:54:42
  ANALİZLER diğer
Bir Dönüşümün İbretlik Hikayesi
Son gelişmeler de göstermektedir ki İstanbul İslamcılığı ve ağır abi sendromu son demlerini yaşamaktadır.
Kadrican MENDİ
Suriye'ye Müdahale
Şimdi Türkiye'nin bir çılgınlık yapıp müdahale ettiğini varsayacak olursak maliyet ne olacak, ona bakalım.
Ali BULAÇ
İstanbul İslamcılığı Düşerken
Gücü iktidara yaslanarak bulanlar, o gücün koltuklarla birlikte devrileceğini nasıl unutabilmektedir?.
Beytullah Emrah ÖNCE
Romantik Beklentiler, Nostaljik Umutlar
Karşı karşıya bulunduğumuz tarihsel olaylar, hareketler, ayaklanmalarla ilgili olarak niceliksel ölçütler kullanmak gibi bir zaafımız var.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
NATO, Türkiye ve İslam Dünyası
İşaret ettiğim ideal politiği, reel politiğe dönüştürecek özgür nesiller gelecektir, Tih sürgünü 40 yıl sürse bile, o gün gelecektir.
Ali BULAÇ
“Suriye'nin Dostları”: Yenildik; Ama…
Bir ay içerisinde Annan planını baltalamayı başaramazsalar, “Dostlar”ın “Suriye devrimi” tabutunun son çivisi Paris toplantısında çakılır.
Alptekin DURSUNOĞLU
Tarihi ve Felsefi Yönleriyle Demokrasi
Demokrasi sadece araçları bulunan bir devlet yönetimi şekli olmayan, aynı zamanda bir felsefesi bulunan değerler bütünüdür.
HAMZA ER
İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak
Emperyal güçler "Arap Baharı" ya da "devrimleri" olarak anılan süreçleri evcilleştiriyor ve devrimleri maaşa bağlıyor.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Fe Eyne Tezhebun?
Emperyalist katillerden silah talep etmek "Türkiyeli Müslümanlar"a yakışıyor mu? Bu adım, Türkiye İslami hareketindeki yeni bir kırılmanın habercisidir.
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Ha Gayret ...
Ha gayret hele bir şu Suriye’yi de özgürleştirelim, İran ve hizbullahın başını ezip bölgemizdeki şia tehlikesini de etkisizleştirelim.
Kadrican MENDİ
Suriye'de Dolaşan Kanlı Gömlek
Evet, Suriye’de dolaşan gömlekteki kan Suriyelilerin, bunu görüyoruz.
Beytullah Emrah ÖNCE
Ortadoğu'nun Şiddet Sabitesi?
Ortadoğu son bir yılda son zamanların en önemli siyasal ve toplumsal hareketliliğini yaşıyor.
Akif EMRE
Gerçekleri Görme Yetisini Kaybetmek
Küreselleşme süreçleriyle birlikte, bizler de yeni bir uzama girdik.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Suriyeli Devrimcilere
Batıya, ABD'ye, Araplara ve Türkiye'ye güvenmeyin! Çünkü Siz onların sizin için neler planladıklarını daha iyi bilmektesiniz.
Eymen EL ZEVAHİRİ
Suriye Devrimi
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı.
Kemal HATİP
Suriye Halkı, Rejim ve Arap Birliği'nin Kurbanı
Suriye iki türlü izolasyonla karşı karşıya.
Abdülbari ATWAN
Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Suriye halkını savunma naraları atanlara baktığımda aslında hedef ve gayelerinin Suriye halkı ve özgürlüğü olmadığını görüyorum.
Prof. Abdussettar KASIM
diğer analizler »
Copyright © 2012 israhaber

israhaber bünyesindeki haber ve fotoların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden alınamaz
IE 6+ // Firefox 2+, [ 1024 x 768 ] // Macromedia Flash // Tasarım ve Kodlama artıweb