Ana Sayfa Türkçe English Rss

Halid Meşal:Halkımız Asla Yenilmeyecek ve Teslim Olmayacak!

Röportaj

- 24.03.2009, 17:38:42

Yazdır Yazı Boyutu: [ + ] [ - ]
Halid Meşal:Halkımız Asla Yenilmeyecek ve Teslim Olmayacak!
Hamas lideri Halid Meşal, L'Espresso gazetesine verdiği demecinde gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Facebook Digg Del.icio.us
Reddit Mixx StumbleUpon
Google Yahoo

Hamas’ın 40 yıldır sürgünde olan lideri Halid Meşal bu soruyu bir meydan okuma tavrıyla ve rahat rahat cevaplandırıyor. Alınan ciddi kayıplara rağmen (1400’den fazla Filistinli öldü) İsrail ordusu geri çekilme kararı aldığı için zafer ilan ediyor. Fakat kısa vadede düş görmediğini de ispat ediyor. Yakında yemin edecek olan Benjamin Netanyahu’nun bir İsrail’den beklediği şey sadece düşmanlık. Obama’nın attığı yeni adımlardan da çok umutlanmış değil, “İsrail’in anladığı yegane dil olan ve sonuç veren tek yolu, güç ve direniş yolunu izleyeceğini” söylüyor.

L’Espresso gazetesine verilen bu özel röportaj Beyrut ve Suriye başkenti arasındaki zorlu görüşmelerin sonucunda elde edildi ve savaşın ardından basına verilen ilk görüşme olma özelliğini de taşıyor. Çok sıkı korunan Şam’ın dış mahallelerinden birinde, koyu camlı bir araba ile yolculuk ettikten sonra buluştuk kendisiyle. Girişten önce Kalaşnikoflu silahlı militanlar karşıladı bizi. Bu güvenlik tedbirleri önemli sayıda (tam 45) lideri İsrail tarafından öldürülmüş bir hareket için gerekli.

Gri bir takım elbise içersindeki kravatsız lider çok candan ve dingin bir izlenim uyandırıyor bizde. Sakin davranışlılığı, konuşmada 97 yılında kendisini zehirlemek için bir Mossad timi göndermiş olan Netanyahu’nun adı geçince bile sarsılmıyor. “Netanyahu bana düzenlenen başarısız suikast girişiminin kışkırtıcısı fakat o diğer İsrail başbakanları gibi Filistin halkına düzenlenen tüm suikast girişimlerinden sorumludur. Likud, Kadima veya İşçi Partisi arasında sadece nüans vardır, yoksa esasa taalluk eden bir konuda farklı düşünüyor değiller. 60 yıldır tek bir İsrail hükümeti bile işbaşına gelmedi ki bize karşı cinayet işlememiş olsun. Ve belirlediği hedefler doğrultusunda açıkça yol alan muhafazakar bir hükümetle yüzleşmek barış sürecine bağlılık maskesi altında tarihin en büyük yerleşimci iskanını sağlayan işçi partililerin iki yüzlülükleriyle uğraşmaktan daha iyi” diyor.

L’Espresso - Fakat Netanyahu hükümetinde Hamas’ın diyaloğa yanaşmaması yeni bir savaş başlatma riskini doğurmuyor mu?

Meşal - Yeni bir savaştan yana endişemiz yok. Halkımız hiçbir zaman yenilmeyecek ve teslim olmayacak. Yüzleştiğimiz yenilgi bile bizi besler zira bizler ölümden korkmuyoruz, düşmanımızsa korkuyor. Barış, uluslararası güçlü bir sesin yankılanıp haklarımızın tanınması için gayret göstermesiyle olur. Doğu Kudüs başkentli bağımsız bir Filistin devleti, İsraillilerin 67 öncesi sınırlarına çekilmeleri ve mültecilerin dönüş haklarının tanınması. Bundan az hiçbir şeyi kabul edemeyiz. Bu isteklerimize evet diyen bir İsrail hükümeti olmuş mudur? Her dediğimize hayır diyorlar sonra da çözüm peşinde olan onlarmış gibi davranıyorlar. Öyleyse anlaşma yapmak için geriye ne kalıyor ki?

L’Espresso - Filistin Yönetimi ve Fetih hareketi Yahudi devleti ile diyalog içersindeler. Hamas İsrail’e roket fırlatmaya devam ettikçe anlayış göstermelerini nasıl bekleyebilir ki?

Meşal - Bu Aralık ayında son bulan ateşkes anlaşmasının niçin uzatılmadığının sebeplerini açıklamama olanak sağlayan güzel bir soru. İsrail, Gazze muhasarasına son verip sınır kapılarını açacağına dair söz vermişti bize. Bunların hiçbiri gerçekleşmedi. Bizi boğmak, memleketimizde kafeslemek istiyorlar. Kuşatma altındayken anlaşmadan nasıl söz edebilirsiniz? İsrail kendi güvenliğini garantiye almak için halkımızın askeri olarak yenilgisine umut bağlamış durumda. Ben fizik okudum ve politik ilişkilerde de Newton kanunlarının geçerli olduğuna inanırım: her eylemin etkisinin, eşit bir oranda doğuracağı karşıt bir tepki vardır. Saldırılarından vazgeçtiklerinde bizim direnişimiz de durur. Ama bütün kapılar mühürlenerek kapatılmışsa, yegane çıkış yolu, tekrarlıyorum, mücadeledir.

L’Espresso - Sizi bir çeşit izolasyona mahkum etmişler gibi?

Meşal - Er veya geç dünya gözünü açacak. Uluslararası topluluk sadece bizim roketlerimizi görüyor ama onların F-16’larını, beyaz fosfor bombaları kullanmalarını görmezden geliyor. İsrail Amerikalıların ön koşulsuz desteklerinden ve BM’in güvenilirliğinin zayıflamış olmasından çok istifade ediyor. Nasıl olur da Avrupalı liderlerin çoğu en temel değerler ayaklar altına alınırken hareketsiz kalabilirler? Özgürlük, insan hakları ve demokrasi bile çiğnenirken hem de! Halka mal olmuş Hamas hareketi ile uzlaşmak zorunda olduklarını nasıl olur da anlamazlar?

L’Espresso - Fakat Obama ile bazı şeyler değişiyor, öyle değil mi?

Meşal - Hepimiz öyle umuyoruz. Fakat esaslı bir değişimdir olması gereken. Obama farklı bir dille konuşuyor fakat bunun yeterli olacağını sanmıyorum. Yeni bir politikaya ihtiyacımız var.

L’Espresso - Eğer Obama ile bir araya gelseydiniz ona ne derdiniz?

Meşal - Onunla bir araya gelmek mi? Hala beni terör listesinden çıkarmamışken mi? Fakat Hamas olmadan Obama’nın bile ilerleme katedemeyeceği kesin. Bununla birlikte onu değişimin sağlayacağı fırsatlar üzerinde düşünmeye davet ederdim. Diğer halkların haklarını görmezden gelerek İsrail için istisnai şartlar ortaya koymak mümkün değil. Bu tür bir yaklaşım değişikliği sadece Filistinlilerin değil tüm Ortadoğu’nun hatta ABD’nin bile lehinedir. Eğer barış şansı yitirilirse de ilk kaybedecek olan ABD olacaktır. Senatör John Kerry Gazze’yi ziyaret etmesinin ardından gördüğü yıkım karşısında çok sarsılmış, bununla birlikte yine de “İsrail’in kendini savunmaya hakkı var” demişti.

Peki şunu nasıl inkar edebilirsiniz? İsrail dökülen masum kanları yüzünden çok ağır bir bedel ödemekte yıllardır. İntihar bombacıları, şimdi de roketler ile; son savaşta sizin kayıplarınızla düşman kayıpları arasında orantısız bir farklılık varsa da durum bu.

Bizler resmedildiğimiz gibi kana susamış insanlar değiliz. Bizler masum kurbanlar istemiyoruz, ne kendi tarafımızdan ne de onlardan. Fakat Filistin meselesi ciddi bir patolojiye dönüşmüş durumda. Ve her kim bu meseleye dürüstçe yaklaşırsa işgalin bunun ana nedeni olduğunu görür. Bize direnmekten başka çare bırakılmadı.

L’Espresso - Eğer İsrail’i tanımış olsaydınız Uluslararası topluluk sizin meselelerinize daha çok ilgi göstermez miydi?

Meşal - Sizce bu son savaştaki barbarlıktan sonra doğru bir zamanlama olur muydu bu? İsrail bu zamana kadar çok tanındı. Asıl tanınması gerekenler Filistinliler.

L’Espresso - Savaştan sonra Gazze halkının Hamas’a sırt çevirdiğinde ısrar edenler var.

Meşal - Sizlere garanti edebilirim ki Gazze, Batı Şeria ve bütün İslam dünyasındaki popülaritemiz giderek artmaktadır. Kendimizi izole hissetmiyoruz. Kendimizi giderek bir Gettoya hapsedilmiş de görmüyoruz. ABD bizim İran ve Suriye tarafından yaratıldığımızı ediyor. Biz bu iftira araçlarını biliyoruz. Fakat Amerika’nın tarafsız bir hakim olduğuna inanmıyoruz. Bize yardım etmek isteyen herkese kapımızı açıyoruz. Ve bize karşı olduklarından, demokratik seçimle iktidara gelen Hamas’ı meşrulaştırmaktan korktukları için karşımıza çıkmak istemeyen bütün karşıtlarınıza da kiminle barış imzalamak istediklerini soruyoruz.

L’Espresso - Filistin’de bazıları Hamas liderlerinin uzun yıllar sürgünde yaşadıklarından dolayı halkla irtibatlarını kopardıklarını ediyorlar.

Meşal - Evet bunu ima edenler var. Fakat bu tamamen varsayım. Hepimiz Filistin’in çocuklarıyız. İşgalden dolayı geri dönmem mümkün değil. Ve benim gibi pek çok FKÖ lideri için de geçerli bu, onlar da istediklerinden dolayı değil ama buna zorlandıkları için yıllarca sürgünde yaşadılar.

Gazze’de belirsizlik egemen. Olmert esir asker Shalit’in serbest bırakılması için anlaşma yapılmasını destekliyor.

Bu teklif Mısırlı arabulucuları çoktan rahatsız etmiş bile ve bu durum tam da beklendiği gibi reddedildi. Olmert bir iki yüzlüdür. Askerini sadece bugün düşünmektedir. Bizler şantaja boyun eğmeyeceğiz. Biz de özgür olmasından yanayız, fakat sadece aralarında çocuklar, yaşlı ve hasta insanlar olan 12.000 Filistinli esirin özgürlüğü karşılığında.

L’Espresso - Eğer Mervan Barguti özgürlüğüne kavuşursa uzlaşma yolu daha da kolaylaşır mı?

Meşal - Serbest bırakılmasını umuyoruz. Fakat hiç kimse tek başına bir davayı temsil edemez.

L’Espresso - Filistin’in iç siyasi atmosferinde yatışmaya ihtiyaç var. Hamas ve daha ılımlı olan Fetih arasında bir çeşit uzlaşmanın gerçekleşmesi mümkün mü?

Meşal - Farklılıkların üstesinden gelmek bazı kurallara saygı göstermekle gerçekleşebilir ancak. Fetih’teki kardeşlerin seçim sonuçlarına saygı göstermesi gerekir mesela. Sonra da Filistin Yönetimi içersinde demokrasiyi sağlamlaştırmaları gerekiyor. Hepimizin ilk önce Filistinlilerin çıkarlarını temsil etmemizin gerekliliği inkar edilemez bir ilkedir. Güvenlik ve adalet güçlerimiz Filistin halkının güvenliğinin hizmetinde olmalıdır, İsrail’in hizmetindeki Amerikalı general Keith Dayton’un hizmetinde değil.

* Bu ropörtaj, Kemal Saral tarafından İsra Haber için tercüme edilmiştir.

isra haber




Yazdır
DİĞER HABERLER
Harbiye Eylemi, Türkiye İslamcılığı'nın İntiharı Oldu
Muhaliflerin İsrail Üzerinden “tencere Dibin Kara” Tartışması
Heysem Menna: Ulusal Konsey, Dış Müdahaleyle Kuruldu
Şeyh Abdulkerim, Afgan Cephesini Değerlendirdi
Mavi Marmara'nın Kaptanı Konuştu
Kudüs Muhafızı, Kudüs'teki Yahudileri Anlatıyor
Mısır'dan Filistinli Komutana İnsanlık Dışı İşkenceler
Filistin Hükümeti: Müslüman ve Araplar Türkiye'yi Örnek Alsın
Hamas: Biz de Türkiye'nin Yanında Olacağız!
Filistin Direnişi Gazze'ye Karşı Tel Aviv'i Vuracak!
Tasfiye Dergisi
ÇOK OKUNANLAR : Röportaj
  ANALİZLER diğer
Bir Dönüşümün İbretlik Hikayesi
Son gelişmeler de göstermektedir ki İstanbul İslamcılığı ve ağır abi sendromu son demlerini yaşamaktadır.
Kadrican MENDİ
Suriye'ye Müdahale
Şimdi Türkiye'nin bir çılgınlık yapıp müdahale ettiğini varsayacak olursak maliyet ne olacak, ona bakalım.
Ali BULAÇ
İstanbul İslamcılığı Düşerken
Gücü iktidara yaslanarak bulanlar, o gücün koltuklarla birlikte devrileceğini nasıl unutabilmektedir?.
Beytullah Emrah ÖNCE
Romantik Beklentiler, Nostaljik Umutlar
Karşı karşıya bulunduğumuz tarihsel olaylar, hareketler, ayaklanmalarla ilgili olarak niceliksel ölçütler kullanmak gibi bir zaafımız var.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
NATO, Türkiye ve İslam Dünyası
İşaret ettiğim ideal politiği, reel politiğe dönüştürecek özgür nesiller gelecektir, Tih sürgünü 40 yıl sürse bile, o gün gelecektir.
Ali BULAÇ
“Suriye'nin Dostları”: Yenildik; Ama…
Bir ay içerisinde Annan planını baltalamayı başaramazsalar, “Dostlar”ın “Suriye devrimi” tabutunun son çivisi Paris toplantısında çakılır.
Alptekin DURSUNOĞLU
Tarihi ve Felsefi Yönleriyle Demokrasi
Demokrasi sadece araçları bulunan bir devlet yönetimi şekli olmayan, aynı zamanda bir felsefesi bulunan değerler bütünüdür.
HAMZA ER
İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak
Emperyal güçler "Arap Baharı" ya da "devrimleri" olarak anılan süreçleri evcilleştiriyor ve devrimleri maaşa bağlıyor.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Fe Eyne Tezhebun?
Emperyalist katillerden silah talep etmek "Türkiyeli Müslümanlar"a yakışıyor mu? Bu adım, Türkiye İslami hareketindeki yeni bir kırılmanın habercisidir.
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Ha Gayret ...
Ha gayret hele bir şu Suriye’yi de özgürleştirelim, İran ve hizbullahın başını ezip bölgemizdeki şia tehlikesini de etkisizleştirelim.
Kadrican MENDİ
Suriye'de Dolaşan Kanlı Gömlek
Evet, Suriye’de dolaşan gömlekteki kan Suriyelilerin, bunu görüyoruz.
Beytullah Emrah ÖNCE
Ortadoğu'nun Şiddet Sabitesi?
Ortadoğu son bir yılda son zamanların en önemli siyasal ve toplumsal hareketliliğini yaşıyor.
Akif EMRE
Gerçekleri Görme Yetisini Kaybetmek
Küreselleşme süreçleriyle birlikte, bizler de yeni bir uzama girdik.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Suriyeli Devrimcilere
Batıya, ABD'ye, Araplara ve Türkiye'ye güvenmeyin! Çünkü Siz onların sizin için neler planladıklarını daha iyi bilmektesiniz.
Eymen EL ZEVAHİRİ
Suriye Devrimi
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı.
Kemal HATİP
Suriye Halkı, Rejim ve Arap Birliği'nin Kurbanı
Suriye iki türlü izolasyonla karşı karşıya.
Abdülbari ATWAN
Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Suriye halkını savunma naraları atanlara baktığımda aslında hedef ve gayelerinin Suriye halkı ve özgürlüğü olmadığını görüyorum.
Prof. Abdussettar KASIM
diğer analizler »
Copyright © 2012 israhaber

israhaber bünyesindeki haber ve fotoların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden alınamaz
IE 6+ // Firefox 2+, [ 1024 x 768 ] // Macromedia Flash // Tasarım ve Kodlama artıweb