Ana Sayfa Türkçe English Rss

Türkiye'nin Savaş Senaryoları

23.11.2011, 13:45:05

Yazdır Yazı Boyutu: [ + ] [ - ]
Dr. Muhammed Nureddin

Dr. Muhammed Nureddin

Türk yetkililer Beşşar Esed yönetimini düşürmek için keyfi senaryolarla yaşıyorlar. İçinde Türkiye'nin de olacağı Suriye'ye karşı askeri dış müdahalenin olanaksızlığının gölgesinde Ankara hala muhtemel tehlike uyarılarına rağmen askeri dış müdahalenin formülleri için arayışta.

Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yeniden Suriye yönetimini eleştirdi. Dış Ekonomi İlişkiler Kurulu Konferansında konuşan Erdoğan şunları söyledi; "Suriye, gerek Türkiye'ye gerek Arap Birliği’ne gerekse tüm dünyaya karşı verdiği sözleri yerine getirmedi. Reformu uygulama noktasında tereddütlü ve aldatıcı davrandı. Muhalefete karşı insani olmayan prosedür ve yöntemler kullandılar. Kan akıtarak halkı ezdiler.”

Ankara'nın Suriye krizine karşı askeri müdahalenin gerekliliğini vurgulamasının ardına arık "Eğer olmazsa " ifadelerini ekliyor. Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nda ismi açıklanmayan bir üste yetkili geçtiğimiz Cuma günü bazı Türk gazetecilerle buluşarak Suriye'deki gelişmeler karşısında Türkiye'nin duruşu ve Şam'a karşı açılacak olası bir savaşın senaryoları hakkında bilgi verdi.

Yetkili önce Suriye yönetimini eski bir binaya benzeterek kendi kendine düşeceğini söyledi. Yetkili; "Yönetim kendi kendini düzeltemiyor. Bu bina ne kadar çabuk yıkılırsa bizim için o kadar iyi olur. Ama bu kolay olmayacaktır. Türkiye’yi ciddi anlamda zorluklar bekliyor

Beşşar Esed babası Hafız'dan çok daha fazla mezhepsel bir siyaset izliyor. Suriye'nin %12’sini oluşturan Hıristiyanlar, Esed'in destekçilerinden. Kürtler ise başta çekimser kaldılar. Ama görünen o ki yavaş yavaş muhalefet tarafına doğru yakalaşıyorlar.

Bölgedeki tüm diktatörlüklerin sona ermesi Türkiye'nin maslahatıdır. Demokrasinin sağladığı istikrar ortamını diktatörlükler sağlayamaz. Türkiye, ilkesel olarak yalnız başına yada dış güçlerle beraber herhangi bir askeri müdahaleye katılmaya sıcak bakmıyor. Ama buna rağmen askeri müdahale ve sınırda tampon bölge oluşturulması yine de uzak bir ihtimal değil. Bu ihtimaller ne kadar zayıf olsa da bazı şartların oluşması durumunda askeri müdahale tercihini alabiliriz.

Eğer Türkiye, sınırına doğru toplu göç dalgaları gerçekleşirse Türk askerleri Suriye topraklarına girecek ve tampon bölge oluşturacak. Türkiye bu göçmenlerin ihtiyaçlarını 1991 yılında olduğu gibi kendi topraklarında değil, Suriye topraklarında karşılayacak. 1991 yılında Saddam Hüseyin'den kaçan sığınmacıları Türkiye, kendi topraklarına kabul etmişti.

İkincisi ise daha büyük ve kapsamlı bir askeri müdahale gerektiren bir durumdur. Mesela Şam ve Halep gibi şehirlerde katliam gerçekleştirildiği durumda -Libya'da Kaddafi'nin Bingazi'ye girmekle tehdit etmesiyle gerçekleşen gelişmeler gibi- Güvenlik Konseyi karar alır ve Türkiye o zaman dış müdahaleye iştirak edebilir.

Biz her iki senaryoya uygun planlarımızı hazırladık. Ankara bu süreçte Suriye’ye üst ve orta tabakayı etkileyecek ekonomik yaptırımlar uygulayacak.

İran ise Suriye'deki olaylara mezhepsel yaklaşımıyla yanılmaktadır. Türkiye, Suriye'deki gelişmelere ne Sünni mezhebine dayalı bakış açısıyla ne de Türkiye-İsrail ilişkilerini baz alarak yaklaşmaktadır.”

Toplantıya katılanlardan bazıları bu toplantıyla alakalı olarak "yeni bir şeylerin olmadığı" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye iki ülke arasında yeni gerilimlere sebep olacak ek adımlar atmak istemiyor.

Diğer yandan Milliyet Gazetesi yazarı Fikret Bila yazısında Türkiye'nin Suriye'ye müdahale bulunmasının sebeplerini sorgulayarak; "Türkiye'nin "durumdan vazife çıkartıp" tek başına Suriye'ye askeri müdahalede bulunması ileride çok büyük sorunlara yol açabilir" diyor. Bölgedeki gelişmelerin Türkiye'ye de sıçrayacağını belirtti.

Bila, yazısında şunları söyledi:

Türkiye'nin Suriye'ye girmesi ilk kez tartışılmıyor...

1998'de de Türkiye, Suriye'ye girmek üzereydi...

Sınırda askeri yığınak yapıldı ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından Şam yönetimi ciddi biçimde uyarıldı. Keza dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Atilla Ateş de Hatay Reyhanlı'da yüzünü Suriye'ye dönerek, aynı uyarıyı yaptı.

- Eğer Abdullah Öcalan'ı teslim etmez ve PKK'ya desteği kesmezseniz Türkiye, Suriye'ye girmeye kararlıdır.

Bu resmen bir savaş ilanı tehdidiydi ve sonuç verdi.

O dönemde Türkiye'nin, kabul edilebilir bir gerekçesi vardı.

Bugün ise aynı koşullar yok...

Buna karşın bir kısım Batı ülkeleri arkadan iterken, Suriye'deki Müslüman Kardeşler de davet çıkarıyor.

Müslüman Kardeşler'in lideri, "Girecekse Türkiye girsin, Suriyeliler bundan memnuniyet duyar" diyerek Ankara'yı davet ediyor.

Suriye iç savaşa doğru sürüklenen bir barut fıçısı gibi. Mezhep ve etnik grup çatışmalarının başlaması ve yayılması an meselesi...

Suriye'de istikrar ve asayiş sorunu ise sadece Türkiye'nin sorunu değil.

Türkiye'nin "durumdan vazife çıkartıp" tek başına Suriye'ye askeri müdahalede bulunması ileride çok büyük sorunlara yol açabilir. Böyle bir hareket sadece Suriye'yi değil İran'ı da cepheden karşıya almak anlamına gelir. Bundan da sadece İsrail memnun olur.

Türkiye, en uzun kara sınırına ve akrabalık ilişkilerine sahip Suriye'ye karşı sadece "insani boyut"ta durmalıdır. Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde insani yardım amacı dışında başkaca bir amaçla Suriye'ye girmesi düşünülmemelidir...

Aksi halde sonunun nereye varacağı belli olmayan bir bataklığa girmiş olur ki, bu sürecin Türkiye'nin aleyhine gelişmesi için çok çaba harcanacağı muhakkaktır.

Bugün Suriye'nin kapısına dayananların bu ülkeyle ve İran'la işleri biterse, bir gün, benzeri yöntemlerle Türkiye'nin kapısına da dayanabilirler."

Lübnanlı araştırmacı yazar Dr. Muhammed Nureddin'in Türkiye'nin Suriye'ye yönelik savaş senaryolarını ele aldığı yazısı, Ümit Yıldırım tarafından israhaber için tercüme edildi.




Yazdır
Tasfiye Dergisi
  ANALİZLER diğer
Bir Dönüşümün İbretlik Hikayesi
Son gelişmeler de göstermektedir ki İstanbul İslamcılığı ve ağır abi sendromu son demlerini yaşamaktadır.
Kadrican MENDİ
Suriye'ye Müdahale
Şimdi Türkiye'nin bir çılgınlık yapıp müdahale ettiğini varsayacak olursak maliyet ne olacak, ona bakalım.
Ali BULAÇ
İstanbul İslamcılığı Düşerken
Gücü iktidara yaslanarak bulanlar, o gücün koltuklarla birlikte devrileceğini nasıl unutabilmektedir?.
Beytullah Emrah ÖNCE
Romantik Beklentiler, Nostaljik Umutlar
Karşı karşıya bulunduğumuz tarihsel olaylar, hareketler, ayaklanmalarla ilgili olarak niceliksel ölçütler kullanmak gibi bir zaafımız var.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
NATO, Türkiye ve İslam Dünyası
İşaret ettiğim ideal politiği, reel politiğe dönüştürecek özgür nesiller gelecektir, Tih sürgünü 40 yıl sürse bile, o gün gelecektir.
Ali BULAÇ
“Suriye'nin Dostları”: Yenildik; Ama…
Bir ay içerisinde Annan planını baltalamayı başaramazsalar, “Dostlar”ın “Suriye devrimi” tabutunun son çivisi Paris toplantısında çakılır.
Alptekin DURSUNOĞLU
Tarihi ve Felsefi Yönleriyle Demokrasi
Demokrasi sadece araçları bulunan bir devlet yönetimi şekli olmayan, aynı zamanda bir felsefesi bulunan değerler bütünüdür.
HAMZA ER
İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak
Emperyal güçler "Arap Baharı" ya da "devrimleri" olarak anılan süreçleri evcilleştiriyor ve devrimleri maaşa bağlıyor.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Fe Eyne Tezhebun?
Emperyalist katillerden silah talep etmek "Türkiyeli Müslümanlar"a yakışıyor mu? Bu adım, Türkiye İslami hareketindeki yeni bir kırılmanın habercisidir.
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Ha Gayret ...
Ha gayret hele bir şu Suriye’yi de özgürleştirelim, İran ve hizbullahın başını ezip bölgemizdeki şia tehlikesini de etkisizleştirelim.
Kadrican MENDİ
Suriye'de Dolaşan Kanlı Gömlek
Evet, Suriye’de dolaşan gömlekteki kan Suriyelilerin, bunu görüyoruz.
Beytullah Emrah ÖNCE
Ortadoğu'nun Şiddet Sabitesi?
Ortadoğu son bir yılda son zamanların en önemli siyasal ve toplumsal hareketliliğini yaşıyor.
Akif EMRE
Gerçekleri Görme Yetisini Kaybetmek
Küreselleşme süreçleriyle birlikte, bizler de yeni bir uzama girdik.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Suriyeli Devrimcilere
Batıya, ABD'ye, Araplara ve Türkiye'ye güvenmeyin! Çünkü Siz onların sizin için neler planladıklarını daha iyi bilmektesiniz.
Eymen EL ZEVAHİRİ
Suriye Devrimi
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı.
Kemal HATİP
Suriye Halkı, Rejim ve Arap Birliği'nin Kurbanı
Suriye iki türlü izolasyonla karşı karşıya.
Abdülbari ATWAN
Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Suriye halkını savunma naraları atanlara baktığımda aslında hedef ve gayelerinin Suriye halkı ve özgürlüğü olmadığını görüyorum.
Prof. Abdussettar KASIM
diğer analizler »
Copyright © 2012 israhaber

israhaber bünyesindeki haber ve fotoların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden alınamaz
IE 6+ // Firefox 2+, [ 1024 x 768 ] // Macromedia Flash // Tasarım ve Kodlama artıweb