Ana Sayfa Türkçe English Rss

Filistinli Kadın Esirlerin Başarı Öyküleri

Dosya

- 20.05.2010, 18:30:41

Yazdır Yazı Boyutu: [ + ] [ - ]
Filistinli Kadın Esirlerin Başarı Öyküleri
Filistinli kadın mahkumların esaret hayatları, onları diğer insanlardan daha farklı konuma getiriyor.
Facebook Digg Del.icio.us
Reddit Mixx StumbleUpon
Google Yahoo

On beş yaşında ki Bera Meliki işgal hapishanelerinde bir yıl kalıp serbest bırakıldıktan sonra dışarı çıktığında ne yapacağı ile ilgili hiçbir fikri yoktu. Sanki her şey kapkaranlıktı ve en önemlisi bundan sonra hayatını nasıl idame edeceğiydi.

Bera, hapishane sürecini şöyle anlatıyor: "Gözaltı olayı göründüğü gibi basit bir deneyim değil. Hapishanede kaldığım sürede ömrüm boyunca görmeyi hayal bile edemediğim olaylara şahit oldum. Her şey son derece karışık ve ürkütücüydü. Özelliklede soruşturma süreci çok yıpratıcı bir süreçti. Serbest bırakıldıktan sonra kendimi normalde olmam gerekenden çok daha farklı bir konumda buldum."

Bera, Ramallah yakınlarındaki Celzun mülteci kampında yaşayan 9. sınıf öğrencisi bir genç kız. Gözaltına alındığında henüz 14 yaşını bile tamamlamamışı. Bir yıllık mahkumiyetini ise Ramle hapishanesinde geçirdi.

Hapisten çıktıktan 6 ay sonra yaşadığı bu tramvaya rağmen kendini bunalıma teslim etmeyip başarma yolunda ilerleme kararı aldı. Bera, hapishanenin üzerindeki etkisi hakkında şunları söylemişti: Serbest bırakıldıktan sonra olduğum yerde kalmayıp harekete geçmem gerektiğini düşündüm.Tamam hiçbir şey önce ki gibi değildi ama unutmamam gereken bir şey vardı ki oda hapishane hayatının benim için bir dönüm noktası olduğudur.

Bera hayatına kaldığı yerden devam etmek için okula dönme kararı aldı. Her ne kadar okul idaresi onu okula almamak için ısrar etseler de bunu başaramadılar. "Okula döndüğümde sınıf arkadaşlarımla beraber 10.sınıftan itibaren kaldığım yerden devam etmeyi talep etsem de idare buna karşı çıktı.O esnada yıkıldım ve ümitsizliğe kapılmıştım, fakat tüm bu olumsuzluklara rağmen tekrar okula dönmem gerektiğini düşündüm ve eğitimime kaldığım yerden devam ettim."

Bera’nın hedefi gazetecilik ve basın alanında eğitim görüp hapishanede yaşadıklarını tüm dünyaya duyurmak. Çünkü Bera’ya göre orada yaşananlar hala gerektiği kadar haber olmuyor.

Bera, "Kendimi yaşça çok daha büyük biri gibi hissediyorum. Sanki hapishanede beraber sıkıntılara göğüs gerdiğimiz 30 yaşlarında ki anneler gibiyim’ diyerek hapishane hayatının onu nasıl olgunlaştırdığına vurgu yaptı" demişti.

Bera, serbest bırakıldıktan sonra özellikle de toplumun bir mahkuma olan olumsuz bakış açısından bahsederek şunları söyledi; "Filistin halkı hala bir genç kızın mahkum olabileceğini kabullenememektedir.İnsanlar sürekli bana hapishanede yaşadıklarımla ilgili sorular soralar beni bunaltıyorlardı Fakat önce rabbimin yardımı sonrada da ailemin desteğiyle o sıkıntılı süreci atlatabildim.Ve insanlara, hapishane hayatının bir bitiş değil, aksine hayata yeniden başlama ve dirilme süreci olduğunu anlatmaya başladım."

HAPİSHANE DENEYİMİ

Bera’nın hapishane deneyimi özellikle intifada’dan önce tutuklanan diğer mahkumlardan farklı değildi. 1988 yılında tutuklanan ve tam 9 yıl boyunca işgal hapishanelerinde kalan yazar Ravle Ebu Deha’ya göre hapishanede yaşananlar, mahkumları son derece sıkıntılı bir sürece dahil etse de tüm bunlar öte yandan da kişiliklerinin gelişmesine sebep oluyor.

Ravle Ebu Deha’ya göre ilim ile donatılmammış ve aile desteği olmadan yaşanan hapishane hayatı, mahkumun sosyal hayatta başarıya ulaşması için asla yeterli değildir.

Ravle Ebu Deha şöyle devam etti: ‘Anlayışlı bir aileye ve sadık dostlara sahip olduğum için çok şanslıydım. Beni ayakta tutan şey, ailemin ve dostlarımın maddi manevi desteklerinin yanı sıra ara vermiş olduğum eğitimimi tamamlama gayretiydi.’

Ravle Ebu Deha tutuklandığında üniversite 3.sınıf öğrencisiydi. Serbest bırakıldıktan sonra eğitimine kaldığı yerden devam etti.Üniversiteyi bitirip yüksek lisansını da yaptıktan sonra Biir zeyt üniversitesinde çalışmaya başladı ve üniversitede bir çok ilmi çalışmanın içinde aktif olarak yer aldı.

Ravle Ebu Dehaya göre serbest bırakılan mahkumlara hayatlarının geri kalan kısmında toplumun kötü bakışlarından etkilenmemeleri için destek çıkılmalıdır. Aksi takdirde toplum bu insanlara hep mahkum muamelesi yapacaktır.

Ravle Ebu Deha eğitim ve öğretim alanında bu kadar ilerlemiş olmasına rağmen hapishane hayatının onu hem kültürel hem de fikri anlamda zenginleştirdiğini , yorum yeteneğinin ilerlediğini özelliklede uzmanlaştığı alan olan insani ilimler konusunda ona kattıklarını bizden gizlemedi. Ona göre bu başarıyı elde etmesinde eğitiminde katkısı olmasıyla beraber, profesyonelleşme sürecinde tutukluluk deneyiminin de çok büyük etkisi var.

YENİLGİYE YER YOK

Eski mahkumlardan Abir Neda ise tutuklandığında lise öğrencisiydi. Hapishanede 2 yıl 8 ay kaldı ve bu süreçte her ne kadar İsrail hapishanesi idaresi sınavlara girmesine engel olsa da Neda yılmadı ve sınavlarını başarıyla tamamladı.

Abir Neda şöyle devam etti; "Mart ayında tutuklanmıştım ve son sınavlarımın bitmesine sadece 3 ay kalmıştı. 2 yıl boyunca hapishane idaresine sınavlara katıla bilmem için dilekçe yazdım ve her defasında talebim reddedildi.Serbest bırakılmama aylar kalmıştı ki isteğimi yerine getirdiler ve sınavlardan başarıyla çıktım."

Abir Neda’nın serbest bırakılma sürecide sancılı devam etti. Serbest bırakılmadan 2 ay önce annesini kaybetti ama hiçbir şey onun eğitimini tamamlamasına engel olamadı. Şimdilerde ise açık öğretim üniversitesinde sosyal hizmetler bölümünde eğitim görüyor.

Abir hapishane deneyiminin başarıya giden yolda bir kapı olduğunu düşünüyor: "Hapishane insanın kişiliğini geliştiriyor, onu olgunlaştırıyor.Böylelikle mahkum karşılaştığı her zorluk ve sıkıntıya kolaylıkla göğüs gerebiliyor.Kim bilir belki mahkum dışarıda bu problemlerle karşılaşsa hemen boyun eğecektir zorluklara, ama hapishanede, yenilgiye yer yoktur."

Abir toplumun mahkumlara olan olumsuz yaklaşımını da inkar etmiyor. Ona göre insanlar, serbest bırakıldıkları anda mahkumlara destek çıkacakları vaatlerini anında unutup, onlara şüphe ile yaklaşmayı tercih ediyorlar.

isra haber / Nuran CESUR

Etiket:

Filistin

Kadın

Esirler

Hapishane

Başarı





Yazdır
DİĞER HABERLER
İsrail'in Suriye Ulusal Konseyi'ndeki Kuklası: Besma Kodmani
Suriye'de Dış Müdahaleye Bakış ve Yeni İttifaklar
İzzeddin El Kassam'ın Batı Şeria'da Doğuşu
Esad Ordusu'na Karşı Arur Ordusu
Albay Harmuş ve Cisr Şuğur Katliamı
Suriyeli Devrimcilerin Paris Sınavı
Şeyh Adnan Arur ve Suriye Devrimi
Suriye Muhalefeti ve Hizbullah Karşıtlığı
Sudan Dosyası
10. Yılında Aksa İntifadası
İLGİLİ HABER
Esir Kadınlar, Filistin'in Ebu Gureyb'ini Anlatıyor
12.04.2010
09:04:46
İsrail'i Korkutan Kadınlar
03.01.2010
12:08:45
Tasfiye Dergisi
ÇOK OKUNANLAR : Dosya
  ANALİZLER diğer
Bir Dönüşümün İbretlik Hikayesi
Son gelişmeler de göstermektedir ki İstanbul İslamcılığı ve ağır abi sendromu son demlerini yaşamaktadır.
Kadrican MENDİ
Suriye'ye Müdahale
Şimdi Türkiye'nin bir çılgınlık yapıp müdahale ettiğini varsayacak olursak maliyet ne olacak, ona bakalım.
Ali BULAÇ
İstanbul İslamcılığı Düşerken
Gücü iktidara yaslanarak bulanlar, o gücün koltuklarla birlikte devrileceğini nasıl unutabilmektedir?.
Beytullah Emrah ÖNCE
Romantik Beklentiler, Nostaljik Umutlar
Karşı karşıya bulunduğumuz tarihsel olaylar, hareketler, ayaklanmalarla ilgili olarak niceliksel ölçütler kullanmak gibi bir zaafımız var.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
NATO, Türkiye ve İslam Dünyası
İşaret ettiğim ideal politiği, reel politiğe dönüştürecek özgür nesiller gelecektir, Tih sürgünü 40 yıl sürse bile, o gün gelecektir.
Ali BULAÇ
“Suriye'nin Dostları”: Yenildik; Ama…
Bir ay içerisinde Annan planını baltalamayı başaramazsalar, “Dostlar”ın “Suriye devrimi” tabutunun son çivisi Paris toplantısında çakılır.
Alptekin DURSUNOĞLU
Tarihi ve Felsefi Yönleriyle Demokrasi
Demokrasi sadece araçları bulunan bir devlet yönetimi şekli olmayan, aynı zamanda bir felsefesi bulunan değerler bütünüdür.
HAMZA ER
İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak
Emperyal güçler "Arap Baharı" ya da "devrimleri" olarak anılan süreçleri evcilleştiriyor ve devrimleri maaşa bağlıyor.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Fe Eyne Tezhebun?
Emperyalist katillerden silah talep etmek "Türkiyeli Müslümanlar"a yakışıyor mu? Bu adım, Türkiye İslami hareketindeki yeni bir kırılmanın habercisidir.
Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Ha Gayret ...
Ha gayret hele bir şu Suriye’yi de özgürleştirelim, İran ve hizbullahın başını ezip bölgemizdeki şia tehlikesini de etkisizleştirelim.
Kadrican MENDİ
Suriye'de Dolaşan Kanlı Gömlek
Evet, Suriye’de dolaşan gömlekteki kan Suriyelilerin, bunu görüyoruz.
Beytullah Emrah ÖNCE
Ortadoğu'nun Şiddet Sabitesi?
Ortadoğu son bir yılda son zamanların en önemli siyasal ve toplumsal hareketliliğini yaşıyor.
Akif EMRE
Gerçekleri Görme Yetisini Kaybetmek
Küreselleşme süreçleriyle birlikte, bizler de yeni bir uzama girdik.
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Suriyeli Devrimcilere
Batıya, ABD'ye, Araplara ve Türkiye'ye güvenmeyin! Çünkü Siz onların sizin için neler planladıklarını daha iyi bilmektesiniz.
Eymen EL ZEVAHİRİ
Suriye Devrimi
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı.
Kemal HATİP
Suriye Halkı, Rejim ve Arap Birliği'nin Kurbanı
Suriye iki türlü izolasyonla karşı karşıya.
Abdülbari ATWAN
Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Suriye halkını savunma naraları atanlara baktığımda aslında hedef ve gayelerinin Suriye halkı ve özgürlüğü olmadığını görüyorum.
Prof. Abdussettar KASIM
diğer analizler »
Copyright © 2012 israhaber

israhaber bünyesindeki haber ve fotoların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden alınamaz
IE 6+ // Firefox 2+, [ 1024 x 768 ] // Macromedia Flash // Tasarım ve Kodlama artıweb