|
|
Filistin Meclis Başkan Vekili Ahmed Bahr İsra Haber'e Konuştu |
Röportaj - 13.03.2009, 21:26:42 |
|
|
|
|
Filistin Meclis Başkan Vekili Ahmed Bahr, Filistin'deki son gelişmeleri İran'ın başkenti Tahran'da İsra Haber'e değerlendirdi.
İsra Haber, İran'ın başkenti Tahran'da düzenlenen dördüncü Filistin konferansına katılan Filistin Meclis Başkan Vekili Ahmed Bahr'a Filistin'deki son gelişmeleri sordu. İşte sorularımız ve Bahr'ın yanıtları:
İsra Haber: Sayın Bahr, İran’a Filistin Konferansına katılmak için geldiniz. İran’ın Filistin davasındaki duruşunu nasıl buluyorsunuz. Kendi hedeflerine ulaşmak için Filistin davasını kullandığı ileri sürülmekte. Bu doğru mu sizce?
Ahmed Bahr: İran’a Dördüncü Filistin konferansına katılmak için geldik. Özellikle Gazze’ye karşı başlatılan barbarca saldırılar sonrasında büyük kayıplar veren Filistin halkının acılarını dünyaya duyurmak ve direnişe destek toplamak için İran’a geldik.
İran, İslam devriminden beri Filistin davasını desteklemekte olan bir ülkedir. Bu desteğini günümüzde de devam ettiriyor. İran’la ilgili İddialara gelince. Bu tür İddiaların gerçeği yansıtmadığını kesinlikle söyleyebilirim. İran, Filistin davasını gücü nispetinde destekleyen bir İslam ülkesidir.
İsra Haber:9 Ocak 2009 tarihinden sonra Mahmud Abbas’ın normal bir Filistin vatandaşı olacağını ilan etmiştiniz. Fakat son savaşla birlikte bu konuda fazla ısrarcı olmadığınız gözlemlendi?
Ahmed Bahr: Söylediğiniz gibi Mahmud Abbas’ın görev süresi 9 Ocak’ta sona erdi. Fakat biz, bu konuyu şuan itibariyle gündeme getirmek istemedik. Çünkü, Filistin iç barışının zedelenmesini istemiyoruz. İlkelerimizden asla taviz veremeyiz. Fakat Filistin halkının ilkelerinden taviz vermeden Hamas’a ait bazı özel haklardan feragat etmemiz mümkündür.
İsra Haber: Abbas, size göre hala meşru bir başkan değil, öyle değil mi?
Ahmed Bahr: Evet. Abbas’ın başkanlığı meşru değil. Görev süresi 4 yıldı. Bu süre de sona erdi. Şuan bu konuya fazla önem vermiyoruz. İlgilenmemiz gereken daha önemli konular var. Mesela Filistin’in iç barışını sağlamak gibi…
İsra Haber: Filistinli hareketler arasında iç barış görüşmeleri başladı. Buna rağmen Batı Şeria’da Hamas yanlıları tutuklanıyor. İç barış görüşmeleri başarıya ulaşacak mı? Bunun için ne gerekli?
Ahmed Bahr: Filistinliler arasındaki ayrılıkların sona ermesi için Kahire’ye gittik. Tüm ön şartları arkamızda bıraktık. Filistin halkının isteklerini yerine getirmek, vahdeti sağlamak için görüşmelere başladık. Başarıyla sonuçlanması için yoğun çaba sarfediyoruz.
Diyaloğun başarıya ulaşması için Amerika ve Siyonistlerin etkisinden kurtulmak gerekiyor. Diğer taraf Amerika ve Siyonislere bağlı kaldıkça, iç barış görüşmeleri başarıya ulaşamayacak. Çünkü Amerikalılar ve Siyonistler birlik olmamızı istemiyorlar. Vahdetin en güçlü silahımız olduğunun farkındalar.
İsra Haber: Mahmud Abbas, İsrail’in tanınmasını dayatmak istedi. Bütün bu baskılar karşısında duruşunuz ne olacak?
Ahmed Bahr: Hamas’ın çizgisi bellidir. İsrail’i tanımamız asla mümkün değildir. Topraklarımızı işgal eden, çocuklarımızı acımasızca katleden bir rejimin varlığını nasıl meşru görebiliriz.
İsra Haber: Yani İsrail ile barış istemiyorsunuz?
Ahmed Bahr: İşgalciyle barışan bir vatansever görmek mümkün müdür? İkincisi, İsrail barışı isteyen bir ülke değil. Son katliam da bunun en büyük delilidir. Diğer yandan barış, adalet üzerine bina edilmelidir. Adalet ise bizim haklarımızı almamızla gerçekleşecektir.
İsra Haber: Hamaslılar Batı Şeria'da tutuklanmaya devam ediyor.
Batı Şeria’daki Filistin güvenlik güçlerinin Filistinlileri tutuklamak yerine Filistinlilerin güvenliklerini sağlaması gerekiyor. İsrail ile yapılan güvenlik işbirliği anlaşmasının sona erdirilmesi gerekiyor. Güvenlik güçlerinin Batı Şeria’da yaptıklarından ötürü üzgünüz. Batı Şeria’da yapılanlar kanuna aykırıdır.
İsra Haber: Savaş sırasında İsrail’le müzakerelere “evet” demeniz, İsrail’in ateşkes şartlarını kabul etmeniz için size baskı ve şantaj yapıldı. Şimdi ne düşünüyorsunuz? Direniş mi müzakere mi?
Ahmed Bahr: Elbette direniş… Filistin halkının önünde tek bir seçenek var. O da iç barışı sağlamak ve direnişe devam etmektir. Aksi takdirde Filistin halkı üzerinde oynanan oyunlara karşı başarılı olması mümkün değildir. İşgalciler silah dışında bir dilden anlamıyor. 6 aylık ateşkes ilan etmiştik. Fakat hiçbir zaman ateşkese bağlı kalmadı. Ateşkesin sona ermesinden 10 gün sonra tüm dünyanın tanık olduğu katliamları işledi. Bütün bu olanlardan sonra onlarla nasıl barış masasına oturabiliriz? Üstelik, direniş karşısında hezimete uğramışken. Biz zafer kazanmışken, neden taviz verelim?
İsra Haber: Siz, Gazze savaşı sonrasında zaferinizi ilan ettiniz. Zaferden söz ediyorsunuz, oysa bazıları zafer kazanmadığınızı söylüyorlar?
Ahmed Bahr: Bu kişiler, direnişin bütün başarılarını görmezden gelirler. Bundan 40 yıl önce İsrail ordusu, Arap ülkelerini günler değil saatler içerisinde işgal etmişken Gazze’deki direnişçilerin 22 gün süresince her türlü silahla donatılmış bir orduya karşı savaşması, bu ordunun Gazze’ye girmesine müsaade etmemesi apaçık bir zafer değildir de nedir? Dünya, Gazze’nin zafer kazandığına şahit oldu.
Bu kişiler, Filistin halkının direniş etrafında kenetlenmesini, halkın direnişe kucak açmasını ve İslami direniş projesinin başarı kazanmasını da istememektedirler. Filistin halkının direniş etrafında kenetlenişi Siyonist rejimi sarsmıştır ve sarsmaya da devam edecektir.
İsrailli liderler, Gazze’ye yönelik ilk darbeleriyle Filistin hükümetini düşüreceklerini ve 5 günde direnişi tasfiye ederek İsrailli esir asker Gilad Shalit’i kurtaracaklarını sandılar. Fakat direniş, elindeki tüm imkanları kullanarak buna izin vermedi.
İsra Haber: Gazze ve Batı Şeria’nın yanı sıra Kudüs’teki Filistinliler de son dönemde İsrail’in baskılarına maruz kalmaktadır. Bununla ilgili ne düşüyorsunuz?
Ahmed Bahr: İsrail’in barış istemediğinin en önemli delili de Kudüs’te yaşananlardır. Kudüs’teki Filistinlileri sürgün etmeyi ve Kudüs’teki nüfus dengesini değiştirerek Kudüs’ü Yahudileştirmek istiyorlar.
Filistin toprakları sadece Gazze’den oluşmamaktadır. Bunun için de bizler Gazze kadar Kudüs’ü de düşünmek zorundayız. Kudüs, kurulacak Filistin devletinin başkenti olacaktır. Müslüman ve Arapların Kudüs’teki Filistinlileri direnişi sürdürmeleri için her türlü yöntemlerle desteklemeleri gerekmektedir.
İsra Haber: Filistin Meclis Başkanı Aziz Duveyk, hala bir İsrail hapishanelerinde tutuklu. Serbest bırakılmasıyla ilgili herhangi bir gelişme var mı?
Ahmed Bahr: Aziz Duveyk’in Siyonist rejim tarafından hapsedilmesi terör suçudur. Tarihte milletvekillerinin, bakanların ve özellikle de Filistin Yönetimi Başkanından sonra ikinci adam olan Meclis Başkanı’nın tutuklanması diye benzeri bir olay yoktur.
Duveyk’in serbest bırakılması için şuana kadar herhangi ciddi bir adım atılamadı. Siyonist asker Gilad Shalit karşılığında serbest bırakılacak Filistinlilerin başında geliyor. Esir takası anlaşmasında da Siyonist rejimin tutumu yüzünden şuan itibariyle bir gelişme kaydedilemedi.
İsra Haber: Batı, Fosfor bombalarını kullanan İsrailli liderleri yargılamazken Sudan Devlet Başkan Ömer Beşir hakkında tutuklama kararı aldı. Bu kararı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ahmed Bahr: Uluslararası kanunlara göre, Siyonist liderlerin yargılanması gerekiyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne bu yönde bir çağrıda bulunduk. Çünkü Siyonistler, 22 günlük savaş sırasında fosfor bombası gibi yasal olmayan silahları sivil halka karşı kullandılar. Sivil bölgeleri hedef almaktan geri durmadılar. Fakat Şimdiye kadar olumlu bir yanıt alamadık.
Ömer Beşir hakkında verilen kararı ise haksız buluyoruz ve siyasi olduğuna inanıyoruz.
İsra Haber: Gazze halkı şiddetli bir savaştan çıktı. Buna rağmen Mısır, Rafah sınır kapısını hala açmış değil. Mısır’ın tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ahmed Bahr: Rafah sınır kapısının açılması gerektiğini defalarca Mısırlı yetkililere aktardık. Halk, 3 yıldır ambargo altında yaşıyor. En tabii ihtiyaçlarından dahi mahrum ediliyor. Gazze’de yaşanan insani krizin sona ermesi için Rafah sınır kapısının derhal açılması gerekiyor. Fakat şuana kadar ciddi bir adım atılmış değil. Batılıların ambargo altında yaşan halkımız için kilometrelerce mesafeden kalkıp gelirken Mısırlı kardeşlerimizin hala sınır kapısını açmamalarını üzüntüyle karşılıyoruz.
İsra Haber: Türkiye’nin duruşu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ahmed Bahr: Türkiye halkının, Filistin davasına kendi öz davası gibi baktığının farkındayız. İslam dünyasının Filistin davasına olan desteğinin devam etmesini istiyoruz.
Türkiye’deki kardeşlerimizi savaş günlerinde caddelerde gördük. Başbakan Erdoğan’ın Davos’taki duruşuna şahit olduk. Türkiye’deki kardeşlerimize şükran borçluyuz. Zor günlerimizde bizleri yalnız bırakmadınız.
Türkiye, Filistin davasına karşı onurlu bir duruş sergilemiştir. Türkiye’yle gurur duyuyoruz.
İsra Haber: Son olarak İslam dünyasına mesajınız nedir?
Ahmed Bahr: Filistin halkı 60 yılı aşkın bir süredir zulme maruz kalmaktadır. Dün olduğu gibi yarın da her türlü katliamı gerçekleştireceklerdir. Fakat direniş meşalesini söndüremeyeceklerdir. Başta İzzeddin el Kassam olmak üzere tüm direniş hareketleri, işgale karşı meşru haklarından taviz vermeyecektir.
Gazze’deki bir avuç direnişçi üzerine düşen görevi yerine getirerek Gazze’yi savundu. İslam ümmeti de etkinlikleriyle Gazze direnişine destek olmuştur. İslam dünyasını, Filistin direnişine olan desteğini sürdürmeye çağırıyorum.
İsra Haber: Sayın Bahr, bizlere vakit ayırdığınız için teşekkür ediyoruz.
Ahmed Bahr: Halkımın sesini Türkiye'ye sunduğunun için ben teşekkür ederim. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
isra haber
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bir Dönüşümün İbretlik Hikayesi
Son gelişmeler de göstermektedir ki İstanbul İslamcılığı ve ağır abi sendromu son demlerini yaşamaktadır.
Kadrican MENDİ |
|
|
Suriye'ye Müdahale
Şimdi Türkiye'nin bir çılgınlık yapıp müdahale ettiğini varsayacak olursak maliyet ne olacak, ona bakalım.
Ali BULAÇ |
|
|
İstanbul İslamcılığı Düşerken
Gücü iktidara yaslanarak bulanlar, o gücün koltuklarla birlikte devrileceğini nasıl unutabilmektedir?.
Beytullah Emrah ÖNCE |
|
|
Romantik Beklentiler, Nostaljik Umutlar
Karşı karşıya bulunduğumuz tarihsel olaylar, hareketler, ayaklanmalarla ilgili olarak niceliksel ölçütler kullanmak gibi bir zaafımız var.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
NATO, Türkiye ve İslam Dünyası
İşaret ettiğim ideal politiği, reel politiğe dönüştürecek özgür nesiller gelecektir, Tih sürgünü 40 yıl sürse bile, o gün gelecektir.
Ali BULAÇ |
|
|
“Suriye'nin Dostları”: Yenildik; Ama…
Bir ay içerisinde Annan planını baltalamayı başaramazsalar, “Dostlar”ın “Suriye devrimi” tabutunun son çivisi Paris toplantısında çakılır.
Alptekin DURSUNOĞLU |
|
|
Tarihi ve Felsefi Yönleriyle Demokrasi
Demokrasi sadece araçları bulunan bir devlet yönetimi şekli olmayan, aynı zamanda bir felsefesi bulunan değerler bütünüdür.
HAMZA ER |
|
|
İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak
Emperyal güçler "Arap Baharı" ya da "devrimleri" olarak anılan süreçleri evcilleştiriyor ve devrimleri maaşa bağlıyor.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
Fe Eyne Tezhebun?
Emperyalist katillerden silah talep etmek "Türkiyeli Müslümanlar"a yakışıyor mu? Bu adım, Türkiye İslami hareketindeki yeni bir kırılmanın habercisidir.
Şükrü HÜSEYİNOĞLU |
|
|
Ha Gayret ...
Ha gayret hele bir şu Suriye’yi de özgürleştirelim, İran ve hizbullahın başını ezip bölgemizdeki şia tehlikesini de etkisizleştirelim.
Kadrican MENDİ |
|
|
Suriye'de Dolaşan Kanlı Gömlek
Evet, Suriye’de dolaşan gömlekteki kan Suriyelilerin, bunu görüyoruz.
Beytullah Emrah ÖNCE |
|
|
Ortadoğu'nun Şiddet Sabitesi?
Ortadoğu son bir yılda son zamanların en önemli siyasal ve toplumsal hareketliliğini yaşıyor.
Akif EMRE |
|
|
Gerçekleri Görme Yetisini Kaybetmek
Küreselleşme süreçleriyle birlikte, bizler de yeni bir uzama girdik.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
Suriyeli Devrimcilere
Batıya, ABD'ye, Araplara ve Türkiye'ye güvenmeyin! Çünkü Siz onların sizin için neler planladıklarını daha iyi bilmektesiniz.
Eymen EL ZEVAHİRİ |
|
|
Suriye Devrimi
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı.
Kemal HATİP |
|
|
Suriye Halkı, Rejim ve Arap Birliği'nin Kurbanı
Suriye iki türlü izolasyonla karşı karşıya.
Abdülbari ATWAN |
|
|
Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Suriye halkını savunma naraları atanlara baktığımda aslında hedef ve gayelerinin Suriye halkı ve özgürlüğü olmadığını görüyorum.
Prof. Abdussettar KASIM |
|
| diğer analizler » |
|
|
|