Ana Sayfa Türkçe English Rss
Takvim

Erdoğan: Yeni Anayasa Arka Bahçeleri Bozacak

Türkiye

- 24.08.2010, 11:28:46

Yazdır Yazı Boyutu: [ + ] [ - ]
Erdoğan: Yeni Anayasa Arka Bahçeleri Bozacak
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa değişikliğiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Facebook Digg Del.icio.us
Reddit Mixx StumbleUpon
Google Yahoo

Başbakan Erdoğan, ''Toplamda 11 bin civarında hakim, savcının yapacağı oylamayla 10 tane üye HSYK'ya seçilecek. Bunu istemiyorlar. Niye? Çünkü bu mevcut arka bahçelerini bozuyor'' dedi.

Erdoğan, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Erdoğan, Anayasa değişikliğinde siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarının da çalışmaları olduğunu belirterek, "Kendileri bizimle müşterek çalışmaya katılmadılar, ancak biz onların çalışmalarını da değerlendirdik'' dedi.

Başbakan Erdoğan, 12 Eylül'de yapılacak olan halk oylaması sonrasında HSYK ile ilgili bölümlere de değinerek şöyle konuştu: "Hatırlarsanız Sayın Baykal, 'İki maddeyi çıkaralım, diğer maddelerde beraber hareket edelim' diyordu. Bu iki maddeyi Anayasa Mahkemesi'ne götürdüler. Anayasa Mahkemesi, bir iki ufak cımbız yaptı, esastan girdi, girmemesi lazımdı. Bu cımbızlamanın dışında 'Anayasal anlamda başka herhangi bir sıkıntı yoktur' dedi. Buna rağmen CHP'nin Anayasa Mahkemesi'nden geçtikten sonra bu iki maddeye 'evet' demesi gerekmez miydi? Sen götürdün, ben götürmedim."

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Anayasa Mahkemesi'nin yapısıyla alakalı şu anda 11 artı 4, 15 kişilik bir yapı var. 4 yedek üye, değişiklikle beraber asıl olacak. Buraya yeni 2 ilave olacak. Bu yeni ilave edilen iki kişinin üzerindedir sıkıntı. Nedir? Cumhurbaşkanı buraya hukukçuların dışında herhangi birini sokmasın. O da kabul edildi. Şimdi buraya teklifler yapılacak ve Cumhurbaşkanı iki hukukçu atayacak. Bu teklifler Barolar Birliği ve Sayıştaydan gelecek ve bunun neticesinde bu adım atılacak. Şimdi zaten daha önce Cumhurbaşkanı'nın bu konuda yetkileri vardı. Böylece 17 teşekkül etmiş olacak."

"HSYK'da değişen bir şey var mı? Sayıda var. Sayı 7'den 22'ye çıkıyor. Hükümetin burada elemanı olarak Adalet Bakanı ve Adalet Bakanı Müsteşarı var. Bunlar bizden önceki dönemlerde de vardı, bu yeni değil. Fakat bu mevcut 7 kişinin 2'si Adalet Bakanı ile Müsteşar, diğer 5'i ise Yargıtay ve Danıştay üyeleri, Meclisten filan gelmiyor. Bunlar teklif olarak Cumhurbaşkanı'na gönderilir, Cumhurbaşkanı önüne gelen isimlerden 1'ini seçer HSYK'ya gönderir. Yoksa Cumhurbaşkanı istediğini seçme hürriyetine sahip değil. Bunun seçimi Yargıtay'da, Danıştay'da yapılır oralardan gelir. Şimdi ise sayı 7'den 22'ye çıkıyor. Adalet Bakanı ile Müsteşar yine orada. 20 kişi var. Bu 20 kişinin de 5'i mevcut. Bu 5'in dışında 15 kişi seçilecek. Sıkıntının kaynaklandığı nokta şu: İlk derece mahkemesi denilen, diyelim ki Van'ın herhangi bir ilçesinden savcı, hakim oy kullanacak. Hakkari'deki, Sinop'taki hakim, savcı oy kullanacak. Ve bunlar seçim yapacaklar. Toplamda 11 bin civarında hakim, savcının yapacağı oylamayla 10 tane HSYK'ya üye seçilecek. Bunu istemiyorlar. Niye? Çünkü bu mevcut arka bahçelerini bozuyor. Biz de diyoruz ki 'niye rahatsız oluyorsun? Onlar da hakim, savcı'. Katılımcı demokras. Ben mi atıyorum bunu? Hayır. Bütün hakim, savcılar bu işe katılacaklar. Meclis burada seçim yapmıyor, seçim hakkı yok, bizim yok.''

Konuşmasına Avrupa Birliği ülkelerinden örnekler vererek devam eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan şunları kaydetti: "Fransa'da kurulun 18 üyesi var. 6 hakim, 6 savcı meslektaşları tarafından seçilir. Danıştay Genel Kurulu 1 üye verir. Cumhurbaşkanı, Senato Başkanı ve Meclis Başkanı'nın da 1'er üye seçme hakkı vardır. İtalya'da 27 üyeli kurulun başkanı Cumhurbaşkanı'dır. Yargıtay Başkanı ve Yargıtay Başsavcısı doğal üyedir. 2'si yüksek yargıdan, 14 ise ilk derece mahkemelerinden seçilir. Bizde 10, burada 14 toplam 16 hakim ve savcı meslektaşları arasından seçilir. 8 üyeyi belirleme yetkisi ise burası çok önemli parlamentoya ait. Bizde parlamentonun böyle bir yetkisi yok. Portekiz'de kurulun 17 üyesi var. Yüksek Kurul Mahkemesi Başkanı ve başkan yardımcısı doğal üye. 2'si istinaf 4'ü ilk derece mahkemelerinden olmak üzere meslektaşlarınca seçilen 6 üye, 2 üye devlet başkanı, 7 üye ise parlamento tarafından seçilir. Polonya böyle, aynı şekilde Hollanda da. AB ülkelerinin çoğunda durum böyle.''

YARSAV'ın kapatılması konusuna da değinen Erdoğan, şunları söyledi: "Biliyorsunuz 80 olaylarında yaşadığımız en önemli sıkıntı Pol-Der, Pol-Bir gibi şeylerdi. Aynı şekilde milli eğitimdeki kamplaşmanın nedeni kurulan vakıflar, derneklerdi. Şimdi biz yargının içerisinde bu tür farklı dernek veya vakıfların oluşması bir defa bir ihsası rey meydana getirecektir. Şimdi öyle bir şey oldu ki YARSAV bir vakıf olmaktan çıktı, parti görünümüne dönüştü. Öyle açıklamalar yapıyorlar ki adeta muhalefet partilerinin açıklaması gibi. O zaman ben oranın mensuplarına şöyle bakıyorum: Bunlar ihsası reyde bulunuyorlar. Benim dosyamın, Cumhurbaşkanının dosyasının gittiği şahıs oranın üyesi. Şimdi biz o kişiye nasıl güveniriz? İhsası reyde bulunuyor. Şu anda hakkında Adalet Bakanlığı'nın açtığı bir teftiş var, çıkıyor rahat rahat açıklamalarda bulunuyor. Bir memur böyle açıklamalar yapamaz, tamamen ihsası rey. Cumhurbaşkanı hakkında da Başbakan hakkında da açıklamalarda bulunuyor. O konuşuyor ama sen Başbakan olarak konuşamıyorsun. Biz konuşuruz ama sen konuşamazsın arkadaş, senin makamın konuşma değil, dosyayı inceleme makamı. Dosyayı incelersin kararını verirsin. Aksi takdirde yapacağın açıklama ihsası reydir. Biz verilen karara uyarız ama saygı duymak zorunda değiliz. Saygı duymak başka, uymak başka bir şeydir. Bu gerçekleri göreceğiz. Hakimler kararlarıyla konuşur, meydanlarda nutuk atarak değil. AB'nin istediği yargı mensuplarının sorunlarını dile getirmek, bunları derleyip toparlamak içindir. Yoksa bu şekilde bir dernekler silsilesi değil. Bu olursa bu bizim yargımızı çok kötü duruma götürür. Bunu bir tehlike olarak görüyorum. Aynen Pol-Der vesaire, onlarda yaşadığımızı yaşarız. Yargının içinde yargı mensupları birbirini acımasızca yargılar hale gelir. Onun için diyorum ki eğer siyaset yapacaksan cübbeni çıkaracaksın.''

isra haber




Yazdır
DİĞER HABERLER
Numan Kurtulmuş'tan Suriye Değerlendirmesi
Iraklı Lider El Hekim, Ankara'dan Diyalog Çağrısı Yaptı
Hakkari'de Patlama: En Az 10 Yaralı
İnternet Fikir Platformu'ndan Manifesto
Savcılıkta "Dersim Kaydı" Yokmuş!
Diyarbakır Cezaevi'nde Toplu Mezar Bulundu
Erdoğan ve Maliki, Haşimi Krizini Görüştü
Kızıltepe'de 16 Kişi Tutuklandı
Davutoğlu, Suriyeli Muhaliflere Yine Tavsiyelerde Bulundu
Heniye'nin Diplomatik Turu Özgür Bir Filistin İçin Başlangıç
ÇOK OKUNANLAR : Türkiye
Numan Kurtulmuş'tan Suriye Değerlendirmesi
06.02.2012, 18:28:48
Iraklı Lider El Hekim, Ankara'dan Diyalog Çağrısı Yaptı
26.01.2012, 16:02:18
  ANALİZLER diğer
Suriye Devrimi
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı.
Kemal HATİP
Suriye Halkı, Rejim ve Arap Birliği'nin Kurbanı
Suriye iki türlü izolasyonla karşı karşıya.
Abdülbari ATWAN
Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Suriye halkını savunma naraları atanlara baktığımda aslında hedef ve gayelerinin Suriye halkı ve özgürlüğü olmadığını görüyorum.
Prof. Abdussettar KASIM
Galyun, Davasına Zarar Veriyor
İsrail ile Suriye arasındaki sorunu, müzakerelerle çözecek ve sonunda Şam'da bir İsrail büyükelçiliği açacak.
Prof. Abdussettar KASIM
Türkiye'nin Savaş Senaryoları
Türk yetkililer Beşşar Esed yönetimini düşürmek için keyfi senaryolarla yaşıyorlar.
Dr. Muhammed Nureddin
Şehid Günü
Yerel, bölgesel ve uluslararası gelişmeler, bölge halkının, direnişin ekseninin lehinedir.
Seyyid Hasan NASRALLAH
Hedef Esed'i Kurtarmak mı?
Arap Birliği’nin Suriye girişiminin hedefi Beşar Esed’i kurtarmak mı? Yoksa Suriye halkını Beşşer Esed’in silahlardan korumak mı?.
Tarık El-HOMAYED
İsrail Savaşmaktan Aciz mi?
Nasrallah, İsrail’in çok yakın bir tarihte ne Lübnan’a ne de Gazze’ye karşı savaş açma olasılığının uzak bir ihtimal olduğunu belirtti.
İbrahim EMİN
Beşşar'ın Sonu
Hiç kimse Suriye’nin ne yaşadığı büyük acıları ne de şehirlerinde ve köylerinde akan oluk oluk kanı görmezlikten gelemez.
Abdulhalim KANDİL
Hizbullah ve Arap Baharı
Bazı gelişmelerin beni endişelendirmesine rağmen her şeyin iyiye gittiğini, direnişin ve ümmetin maslahatına olduğunu düşünüyorum.
Seyyid Hasan NASRALLAH
Türkiye Suriyelilerden Ne İstiyor?
Türkiye başlarda Suriye’deki krize karşı kararsız bir pozisyon sergiledi.
Besma KADMANİ
Suriye Yönetimi ve Çocukların Hedef Alınması
Suriye'de kanı akan her bir çocuğun yüreğimizi sızlatan ve ağlatan fotoğrafları nesilden nesile aktarılacak.
Yasir SADEDDİN
Kudüs Günü Konuşması
Kudüs’süz bir namaz, oruç, cihad ve bir çok değer gerek mana açısından gerekse asaleti açısından anlamını yitirir.
Seyyid Hasan NASRALLAH
Esad'ın Korku Rejimi Neden Sürüyor?
Suriye’ye yönelik küresel kayıtsızlık, Libya üzerine olan BM ve Arap Birliği onaylı çok taraflı yaklaşımla çelişiyor.
Kenneth BANDLER
Ulusal Kurtuluş Konferansı
Öncelikle demokratik ve ulusal değişim sürecinden geçmeliyiz ondan sonra rekabet edeceğimiz alan vatan ve vatandaş olacaktır.
Sadreddin BEYANUNİ
Suriye Halkı Devrimin Lideri
Suriye şehirlerinde meydana gelen olaylar, gösteriler ve grevleri bazı Arap şehirlerinde olduğu gibi halk yönetmektedir.
Sair NAŞİF
Hariri İddianamesi'ne Yanıt
Topraklarımızı kurtardığımız direniş yolunda, ülkemizi koruduğumuz bu yolda yani direniş yolunda devam edeceğiz.
Seyyid Hasan NASRALLAH
diğer analizler »
Copyright © 2012 israhaber

israhaber bünyesindeki haber ve fotoların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden alınamaz
IE 6+ // Firefox 2+, [ 1024 x 768 ] // Macromedia Flash // Tasarım ve Kodlama artıweb