|
|
Çin'de Baskı Hız Kesmeden Devam Ediyor |
Asya - 03.08.2009, 12:11:25 |
|
|
|
|
Çin'in Uygurlu müslünanlar üzerindeki baskıları hız kesmeden devam ediyor.
Geçtiğimiz Cuma günü ülke medyasının bildirdiğine göre, Çin, Temmuz balarında Sincan’ın merkezini çalkalayan ölümcül ayaklanmalarda rol almakla suçladığı şüphelilerin duruşmalarına gelecek birkaç hafta içinde başlamayı planlıyor.
İngilizce China Daily gazetesi, “Yetkililerin, çoğunluğunu Türkçe konuşan bir azınlık olan ve güvenlik güçlerinin ölümlerin çoğundan sorumlu tuttuğu Uygurların oluşturduğu, tutuklanan 1.400 kişilik ‘küçük bir grub’un kaderini belirlemek üzere özel mahkemeler kurduğunu” söyledi.
Habere göre Urumçi sakinleri tarafından sağlanan ipuçları sayesinde, 253 kişilik bir grubu daha tutukladı. Perşembe günü, yetkililer kargaşada parmağı olduğu söylenen, biri hariç hepsi Uygur olan on beş kişinin daha fotoğrafını yayımladı. Tutuklamalara sebep olacak bir bilgi sağlayanlar, ödül olarak 7.350 dolar kazanabiliyorlar.
China Daily, kimliği açıklanmayan bir kanun görevlisinin sözlerini alıntılayarak ‘polis şüphelilere teslim olmaları çağrısında bulundu.’ diye yazdı. ’10 gün içinde teslim olanlara hoşgörülü davranılacak, ama diğerleri sert bir biçimde cezalandırılacak.’
Ayaklanmadan sonraki günlerde, Komünist Parti’nin başındakiler en ciddi suçlardan mahkum edilenleri neyin beklediği konusunda gayet açık konuşmuşlardı. Resmi görevli Li Zhi ‘acımasız yollarla suç işleyenleri idam edeceğiz’ demişti.
Çin’in yakın tarihindeki etnik sürtüşmenin en şiddetli patlaması sayılan isyan, Çin’in başka bir bölgesindeki bir fabrikanın Uygur asıllı işçilerinin ölümünü protesto etmek için yapılan gösteriler kanlı bir saldırıya döndükten sonra, 5 Temmuz’da başlamıştı. Üç gün süren şiddet olayları, hükümet görevlilerine göre, çoğu sokaklarda öldüresiye dövülmüş Han Çinlilerinden oluşan 197 hayata mal oldu.
Ama, yurtdışındaki Uygur vatandaşları ve destekçileri, resmi ölüm sayımlarının askeri polis tarafından ve ilk isyanı takip eden intikam saldırıları sırasında Hanlar tarafından öldürülen Uygurların sayılarının azaltılarak yapıldığı konusunda ısrar ediyor.
Çin, asayişi bozacak eylemleri kışkırtanların dışarıdaki destekçilerini, suçun çoğunu Dünya Uygur Meclisi’nin Çin’deki Uygurların özgür iradelerini kazanmaları için çalışan 62 yaşındaki başkanı Rebiya Kadeer üzerine yıkarak suçladı. Söylediklerine göre, sürgüne gönderilmeden önce yıllarını Çin hapishanelerinde harcamış bir işkadını olan Bayan Kadeer, tüm bu ölümleri Washington’daki evinden organize etmişti.
Son haftalarda, Bayan Kadeer dünyayı kendi insanlarının bu isyandaki birincil kurbanlar olduğuna ikna etmek için etkili ve saldırgan bir kampanya başlattı. Çarşamba günü Japonya’ya yaptığı bir ziyarette, muhabirlere kargaşadan sonraki günlerde geceleyin 10.000 insanın kaybolduğunu söyledi. ‘Hepsi nereye gitti?’ dedi. ‘Öldürüldüler mi yoksa bir yere mi gönderildiler? Çin hükümeti bu insanlara ne olduğunu açıklamalı.’
Onun suçlamaları Çin hükümetini çok öfkelendirdi; Sincan’daki bir görevli onun sözlerini ‘Tamamen uydurulmuş’ olarak tanımladı. Bayan Kadeer, bilginin kaynağını açıklayamayacağını çünkü bunu yaptığı taktirde kendisine bu bilgiyi sağlayanların tehlikeye gireceğini söyledi.
Eğer Tibet’teki isyanları takip eden yargılamalar bir delil olursa, Sincan’daki mahkeme duruşmaları hızlı olacak. China Daily’ye göre, suçlanan kişilere, davalara başkanlık edecek yargıçlar gibi, ‘özel eğitim almış’ avukatlar atanacak. Her bir dava üç ya da yedi yargıç tarafından yönetilecek, ve çoğunluğun kararı kabul edilecek.
Ama, insan hakları toplulukları, duruşmaların adil bir şekilde yürütüleceğine dair pek güven duymadıklarını söylüyor. Davaların, Çin’deki birçok duruşmada olduğu gibi, halka kapalı olmasını bekliyorlar, ve sanıkların kendi seçtikleri avukatlara sahip olamayacaklarını vurguluyorlar.
Merkezi Hong Kong da olan Çinli İnsan Hakları Savunucularının müdürü Renee Xia, ‘Bağımsız bir yasal danışman olmadan, hangi kanıtların hangi yollarla toplanacağı konusunda hiçbir ipucu sahibi olamazsınız.’ dedi. ‘İşkence edildiler mi, ya da zorla itiraf etmeleri mi sağlandı?’ Mahkemeler hızlı olabilir, ama bu adil oldukları anlamına gelmez.’
isra haber
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bir Dönüşümün İbretlik Hikayesi
Son gelişmeler de göstermektedir ki İstanbul İslamcılığı ve ağır abi sendromu son demlerini yaşamaktadır.
Kadrican MENDİ |
|
|
Suriye'ye Müdahale
Şimdi Türkiye'nin bir çılgınlık yapıp müdahale ettiğini varsayacak olursak maliyet ne olacak, ona bakalım.
Ali BULAÇ |
|
|
İstanbul İslamcılığı Düşerken
Gücü iktidara yaslanarak bulanlar, o gücün koltuklarla birlikte devrileceğini nasıl unutabilmektedir?.
Beytullah Emrah ÖNCE |
|
|
Romantik Beklentiler, Nostaljik Umutlar
Karşı karşıya bulunduğumuz tarihsel olaylar, hareketler, ayaklanmalarla ilgili olarak niceliksel ölçütler kullanmak gibi bir zaafımız var.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
NATO, Türkiye ve İslam Dünyası
İşaret ettiğim ideal politiği, reel politiğe dönüştürecek özgür nesiller gelecektir, Tih sürgünü 40 yıl sürse bile, o gün gelecektir.
Ali BULAÇ |
|
|
“Suriye'nin Dostları”: Yenildik; Ama…
Bir ay içerisinde Annan planını baltalamayı başaramazsalar, “Dostlar”ın “Suriye devrimi” tabutunun son çivisi Paris toplantısında çakılır.
Alptekin DURSUNOĞLU |
|
|
Tarihi ve Felsefi Yönleriyle Demokrasi
Demokrasi sadece araçları bulunan bir devlet yönetimi şekli olmayan, aynı zamanda bir felsefesi bulunan değerler bütünüdür.
HAMZA ER |
|
|
İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak
Emperyal güçler "Arap Baharı" ya da "devrimleri" olarak anılan süreçleri evcilleştiriyor ve devrimleri maaşa bağlıyor.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
Fe Eyne Tezhebun?
Emperyalist katillerden silah talep etmek "Türkiyeli Müslümanlar"a yakışıyor mu? Bu adım, Türkiye İslami hareketindeki yeni bir kırılmanın habercisidir.
Şükrü HÜSEYİNOĞLU |
|
|
Ha Gayret ...
Ha gayret hele bir şu Suriye’yi de özgürleştirelim, İran ve hizbullahın başını ezip bölgemizdeki şia tehlikesini de etkisizleştirelim.
Kadrican MENDİ |
|
|
Suriye'de Dolaşan Kanlı Gömlek
Evet, Suriye’de dolaşan gömlekteki kan Suriyelilerin, bunu görüyoruz.
Beytullah Emrah ÖNCE |
|
|
Ortadoğu'nun Şiddet Sabitesi?
Ortadoğu son bir yılda son zamanların en önemli siyasal ve toplumsal hareketliliğini yaşıyor.
Akif EMRE |
|
|
Gerçekleri Görme Yetisini Kaybetmek
Küreselleşme süreçleriyle birlikte, bizler de yeni bir uzama girdik.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
Suriyeli Devrimcilere
Batıya, ABD'ye, Araplara ve Türkiye'ye güvenmeyin! Çünkü Siz onların sizin için neler planladıklarını daha iyi bilmektesiniz.
Eymen EL ZEVAHİRİ |
|
|
Suriye Devrimi
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı.
Kemal HATİP |
|
|
Suriye Halkı, Rejim ve Arap Birliği'nin Kurbanı
Suriye iki türlü izolasyonla karşı karşıya.
Abdülbari ATWAN |
|
|
Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Suriye halkını savunma naraları atanlara baktığımda aslında hedef ve gayelerinin Suriye halkı ve özgürlüğü olmadığını görüyorum.
Prof. Abdussettar KASIM |
|
| diğer analizler » |
|
|
|