|
|
Chomsky: Ekonomik Kriz ABD Hegomanyasına Son Vermeyecek |
Röportaj - 14.10.2008, 17:16:38 |
|
|
|
|
Press Tv'nin Amerika'da yaşanan ekonomik kriz ve sonuçları üzerine Noam Chomsky ile yaptığı röportaj
Press Tv: Noam Chomsky, bütün pazarlar açıkça iflas etti; siz, propaganda modelinizde medyadaki ticari çıkarların önemine bayağı dikkat çekiyorsunuz; ben medyanın sistemde büyük bir ekonomik sorun olmadığını söylediğini tahmin ediyorum, ama eğer pazarlar-tahminen reklam sektörüne dek- çöküyorlarsa, daha iyi bir tekelci medya ummamız mümkün mü?
Chomsky: Medyanın yapısının, kurumsal yapılarının değişmeden kaldığını ummak için bir neden göremiyorum.
Aslında yatırım bankaları haricinde devlet kapitalizmi sisteminin genel temel yapısı aynı şekilde duruyor. Bazı düzenlemeler olabilir, açıkça şunu söylemek istiyorum, medya finansal krizleri gözden kaçıramaz; bu çok ciddi bir mesele gerçekten. Bundan kimsenin şüphesi yok.
Dolayısıyla evet, bunu teşhis ettiler, ama zaten bu öngörülebilir bir şeydi ve öngörülmüştür de. Aynı zamanda krizin nedenleri çok önceleri anlaşılmış ve çoğu ekonomistler bunu bilmelerine ve hakkında yazmış olmalarına rağmen güç bela da olsa medyada yer almıştı..
Press Tv: Fakat bağımsız medya-özellikle sizin çalışmalarınıza prim verenler- bütün bunları, pazarın çökeceğini tahmin ettiler. Sizce bankalara para yatıran insanlar tekelci medyanın güvenilir olmadığını anlamaya başladılar mı? Bir de ABD’deki işsizlik oranlarının hızla yükseldiği ve daha da yükseleceğini düşündüğümüzde, ABD’den bir tavır değişikliği ummamız olası mı?
Chomsky: Aslında kamuoyunun medyaya bakışı yüksek oranda olumsuz, aslında bütün kurumlara böyle. Bu gerçek yazılmamıştır ama editörler bu oranları çok iyi bilirler.
Ülke nüfusunun yaklaşık olarak %80’i Amerika’nın “sadece kendi çıkarlarını düşünen bir azınlıkça yönetildiğini” söylemekteler, bununla tekelleri kastediyorlar.
Yaklaşık %95 oranında bir nüfus da hükümetin halkın fikirlerini önemsemediğinden şikayetçi.
Medya hakkındaki rakamları tam olarak hatırlamıyorum, ama olumsuz bakış hayli yüksek oranda. Aslında bu rakamlar bütün kurumlar hakkında yüksektir. Bizler Bush’un popülaritesinin tarihi bir şekilde düşük olduğunu okuyoruz, ama aslında kongreye olan hoşnutsuzluk daha da yüksek.
Press Tv: Avrupa ve Rusya’da Amerikan hegemonyasının sonuna geldiğimizi söyleyen politikacılarımız var. ABD faturalarını ödeyemezse bile yeryüzündeki en büyük orduya sahip. Siz bu ordunun gücü hakkında çok şey yazdınız. Bu ordu gücünü hatırlamayacak mı?
Chomsky: Evet tabi ki, ben ABD hegemonyasının sonuna geldiğimiz şeklindeki çıkarımlara katılmıyorum. Her şeyden önce bu finans krizinin Avrupa’yı ABD’den daha şiddetli bir şekilde vurması kuvvetle muhtemel. Pek çok Avrupa ülkesi resmi olarak ekonomik durgunluk ilanında bulunurlarken ABD bunu yapmadı.
Avrupa’da bankalar hızla çöküyor. Acil problem -derin problem değil- zehirli senetler ve mortgage temelli menkul kıymetler.
Elimizde ayrıntılı bilgi yok ve bu bilgilerin hiçbiri de şeffaf değil, ama genel kanı bunların yarısının Avrupa bankalarında olduğu yönünde. İzlanda, finansal küreselleşmenin gelgitlerine tamamen açık oluşu yüzünden iflasını ilan etmesinin eşiğine geldi.
Press TV: Uluslararası kurumlar, Güvenlik Konseyi ve uluslararası mahkemeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Amerikan gücünde bir azalmaya tanık oluyoruz gibi. Pekin ve Moskova Güvenlik Konseyi’nin İran hakkında ve Kosova’nın tanınması yönündeki kararlarını veto ediyor.
Chomsky: Bunu gördük evet ama bu normal. Medyayı söz konusu ettiğiniz için, medyanın bunu nasıl yansıttığına bakmak ilginç olacak.
Haberlerde, 77’ye 6 olarak verildiğini sandığım oylama sırasında görüş ayrılıklarının baş gösterdiği ve oylamanın felç olduğundan bahsedildi; fakat temas edilmeyen şeyse ABD cephesiyle birleşenlerin sadece Arnavutluk, Marşal Adaları ve galiba İsrail’den ibaret, yani pratikte hiç kimse olduğuydu.
Fakat bu normaldir, örneğin Küba ambargo krizi esnasında BM’deki oylamada oy oranı 180’e 4’tü, ABD’yi sadece İsrail ve birkaç Pasifik adası desteklemişti. Bundan da genellikle söz edilmedi. Bu yeni bir durum değil.
Başka fazla bilinmeyen ve haberlerde yer almayan gerçekse, BM’nin, 1960’lardaki sömürgelerin bağımsızlıklarını elde etmeleri sürecinin sonucunda, kontrolden çıkmaya başlaması ve ABD’nin Güvenlik Konseyi’nin kararlarını veto etmede açık ara önde gittiğidir.
İngiltere ise ikincidir, başka bir güç bunlara yaklaşamamıştır bile, dolayısıyla ABD’nin uluslararası kurumlardan izole oluşu yeni bir durum değil.
ABD resmi bir dünya mahkemesinin kararını reddeden yegane ülke. Dolayısıyla bu izolasyon süreklidir. Amerikan hegemonyasına gelince, bu nesnel faktörlere dayanmaktadır.
Bunlardan biri sizin de değindiğiniz gibi işin askeri yönü; Amerikan ordusu yaklaşık olarak dünyanın tüm geri kalan ordularıyla aynı cesamettedir, teknolojik olaraksa daha ileri durumda.
Fakat aynı zamanda petrol ve diğer doğal kaynaklar açısından çok zengin bir ülke ve Avrupa’nın aksine homojen yapıda. Avrupa da ekonomik olarak kabaca aynı büyüklükte ama homojen değil. Bu durumu finansal krize verdikleri tepkilerde görmeniz mümkün, ABD’de herkes federal hükümetin üniformasını giyiverdi, Avrupa’daysa herkesin ulusal yapıları var ve birbirleriyle uyumlu değiller.
Son otuz beş yıl içersinde bu durum iyice açıklığa kavuştu. Dünyanın çok değişik, farklı bir yer haline geldiği hakkında yazdım, başkaları da yazdı bu konuda. Dünya, Tripolar olarak adlandırılan- üç büyük ekonomik ve tek askeri güçlü- bir yere dönüşmekte.
Ekonomik merkezler ABD, Batı Avrupa (özellikle Almanya ve Fransa merkezli) ve Japonya ağırlıklı ve Çin ile Güney Kore’nin giderek temel bir sanayileşmiş güç olarak yükseldiği kuzeydoğu Asya…Bu üç güç merkezi, büyük ölçüde değişik özellikler sergilemekte ve kanımca, bir yere dek Asya merkezinin dünya hadiselerindeki rolü yükselmekte. Bunu son krizde de görüyoruz.
isra haber
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bir Dönüşümün İbretlik Hikayesi
Son gelişmeler de göstermektedir ki İstanbul İslamcılığı ve ağır abi sendromu son demlerini yaşamaktadır.
Kadrican MENDİ |
|
|
Suriye'ye Müdahale
Şimdi Türkiye'nin bir çılgınlık yapıp müdahale ettiğini varsayacak olursak maliyet ne olacak, ona bakalım.
Ali BULAÇ |
|
|
İstanbul İslamcılığı Düşerken
Gücü iktidara yaslanarak bulanlar, o gücün koltuklarla birlikte devrileceğini nasıl unutabilmektedir?.
Beytullah Emrah ÖNCE |
|
|
Romantik Beklentiler, Nostaljik Umutlar
Karşı karşıya bulunduğumuz tarihsel olaylar, hareketler, ayaklanmalarla ilgili olarak niceliksel ölçütler kullanmak gibi bir zaafımız var.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
NATO, Türkiye ve İslam Dünyası
İşaret ettiğim ideal politiği, reel politiğe dönüştürecek özgür nesiller gelecektir, Tih sürgünü 40 yıl sürse bile, o gün gelecektir.
Ali BULAÇ |
|
|
“Suriye'nin Dostları”: Yenildik; Ama…
Bir ay içerisinde Annan planını baltalamayı başaramazsalar, “Dostlar”ın “Suriye devrimi” tabutunun son çivisi Paris toplantısında çakılır.
Alptekin DURSUNOĞLU |
|
|
Tarihi ve Felsefi Yönleriyle Demokrasi
Demokrasi sadece araçları bulunan bir devlet yönetimi şekli olmayan, aynı zamanda bir felsefesi bulunan değerler bütünüdür.
HAMZA ER |
|
|
İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak
Emperyal güçler "Arap Baharı" ya da "devrimleri" olarak anılan süreçleri evcilleştiriyor ve devrimleri maaşa bağlıyor.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
Fe Eyne Tezhebun?
Emperyalist katillerden silah talep etmek "Türkiyeli Müslümanlar"a yakışıyor mu? Bu adım, Türkiye İslami hareketindeki yeni bir kırılmanın habercisidir.
Şükrü HÜSEYİNOĞLU |
|
|
Ha Gayret ...
Ha gayret hele bir şu Suriye’yi de özgürleştirelim, İran ve hizbullahın başını ezip bölgemizdeki şia tehlikesini de etkisizleştirelim.
Kadrican MENDİ |
|
|
Suriye'de Dolaşan Kanlı Gömlek
Evet, Suriye’de dolaşan gömlekteki kan Suriyelilerin, bunu görüyoruz.
Beytullah Emrah ÖNCE |
|
|
Ortadoğu'nun Şiddet Sabitesi?
Ortadoğu son bir yılda son zamanların en önemli siyasal ve toplumsal hareketliliğini yaşıyor.
Akif EMRE |
|
|
Gerçekleri Görme Yetisini Kaybetmek
Küreselleşme süreçleriyle birlikte, bizler de yeni bir uzama girdik.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
Suriyeli Devrimcilere
Batıya, ABD'ye, Araplara ve Türkiye'ye güvenmeyin! Çünkü Siz onların sizin için neler planladıklarını daha iyi bilmektesiniz.
Eymen EL ZEVAHİRİ |
|
|
Suriye Devrimi
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı.
Kemal HATİP |
|
|
Suriye Halkı, Rejim ve Arap Birliği'nin Kurbanı
Suriye iki türlü izolasyonla karşı karşıya.
Abdülbari ATWAN |
|
|
Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Suriye halkını savunma naraları atanlara baktığımda aslında hedef ve gayelerinin Suriye halkı ve özgürlüğü olmadığını görüyorum.
Prof. Abdussettar KASIM |
|
| diğer analizler » |
|
|
|