|
|
2011 Mısır Devrimi |
| 10.02.2011, 10:51:33 |
|
|
|
|

Dr. Isam IRYAN |
|
25 Ocak Mısır devrimini her türlü fikri ve siyasi akıma mensup, aralarında İslamcıların da olduğu Mısırlı gençler başlattı.
Mısır devrimi herkes ve diktalarının boyutu ne kadar artmış olsa da uzun süre liderlerine sabretmeye alışmış olan Mısırlılar için bile sürpriz oldu.
Bu devrim diktatör rejimi demokratik bir rejime çevirmeyi hedefliyor ve sloganı da “rejimin sembolü başkan gitsin”dir. İşte en önemli hataları arasında özgürlüklerin kısıtlanması, düşünceye yapılan baskı ve büyük yolsuzluklar olan eski kanunların enkazı üzerinde yeni bir kanun doğuyor. Eski başarıların üzerine kurulacak ve öldürücü kusurlardan kurtulacak.
Bu devrimi siyasi bir grup yönetmiyor. Bu devrimi her türlü fikri ve siyasi akıma mensup, aralarında İslamcıların da olduğu Mısırlı gençler başlattı. Bu devrim makul oranda katılımı olan ve hükümet ve güvenlik güçlerinin, vatandaşlar arasında korku yaymaları için serbest bıraktığı mahpuslar ve haydutları görevlendirerek uyguladığı karşı şiddete karşı devrimi korumaya çalışan İhvan’ın ürünü değildir. Onlar devrime devam ediyorlar ve onun tam merkezinde yer alıyorlar ki hedefleri gerçekleşsin. Diyaloğa gitmeleri de iktidarın halka güvenli ve barışçı bir şekilde intikali içindir.
Mısır devrimi Başkan Mübarek’in piyasaya sürdüğü ve barışçı temeller üzerine kurulmayan sahte istikrarı sarstı ve bölgenin tamamının durumunu tehdit etti, bu devrimin yankıları da pekçok ülkeye ulaştı.
Mısır devrim aşamasına Mübarek’in başkan olduğu 30 yıl içerisinde etkileşime geçen tehlikeli pekçok unsur nedeniyle geldi ve ondan önce gelen liderlerin kötü yönleri için çok tehlikeli bir gelişme meydana getirdi. Bunun ateşini de Ulusal Parti’nin kendi çıkarına son parlamento seçimlerine hile karıştırması oldu. Bu seçimlerde muhalefet tamamıyla parlamenter temsil hakkından mahrum bırakıldı. Parlamento, mesleki sendikalar, işçi sendikaları, öğrenci birlikleri ve yerel meclislerden çıkarıldıktan ve sivil kuruluşlar ile insan hakları örgütlerinde baskı uygulandıktan sonra onlara caddelerde çalışmaktan başka alan kalmadı. Medyanın seçimler öncesinde yaptığı karalamanın özellikle de başkanın adamlarının ve bizzat başkanın kendisinin seçim sonuçlarıyla övünmesi ve gerçeği itiraf etmemesinden sonra Mısırlıların çok büyük bir aşağılanma duygusuna kapılmalarına sebep oldu.
Yüksek hükümet dairelerinde yaygınlaşan yolsuzluğun yanısıra Mısırlıların çok uzun süre sıkıntısını çektikleri, Mübarek’in son 10 yılında iktidarla servet arasında bir ilişki doğuran ve Mübarek’ten sonra yönetimi oğlu Cemal’e miras bırakmanın yolunu açan diktatörlük Mısırlıları daha da aşağıladı ve onlara değişimin zorunlu olduğunu hissettirdi. 25.1.2011’de bu, patlama noktasına vardı.
Devrim, sağcı radikal hükümetin Arapları ve Filistinlileri kasıtlı olarak aşağılaması, İsrail içindeki Araplara karşı ırkçılık siyaseti uygulaması ve İsrail’i koruma aracına dönüşen Mısır rejimine şantaj uygulamasından sonra İsrail’in barışın sağlanmasından sürekli olarak kaçması sebebiyle Filistinliler için bir düşken vehim haline gelen ve barış süreci olarak adlandırılan net bir durgunluğa tanık olan bölgesel bir atmosfer içinde meydana geldi. Bütün bunlar Amerika’nın Mübarek rejimine sürekli olarak verdiği desteğin, daha fazla taviz vermesi için yapılan baskıların gölgesinde oluyor. Ama bu tavizler Mısırlıların yaşama hakkıyla, toplumsal adalet, yargıya saygı ve ifade özgürlüğyle alakalı tavizlerdir.
Amerika Mısır ve Arap dünyasındaki güvenilirliğini geri kazanmak için Arap halklarının demokrasi kurallarına göre liderlerini seçme hakkına saygı göstermeli ve halka baskı uygulamada liderlerin gücüne güvenmemelidir.
Eğer çıkarlarını özellikle de stratejik çıkarlarını korumak istiyorsa halkların şeffaf ve sorumlu bir demokratik rejimi kurma iradesine karşılık vermeli ve acilen Arap diktatörlere destek vermeyi durdurmalıdır.
Amerika politikasını değiştirmez ve bölgedeki bütün stratejik ittifaklarını gözden geçirmezse Arap müttefiklerini bir bir kaybedecek. Demokratik değişim dalgası Arap dünyasına ulaştı ve burada özgürlğk rüzgârları esti. Amerika’nın Afganistan ve Irak’ta ulus inşa etme yönündeki sahte çalışmaları başarısızlığa uğradğında baki kalacak olan halklar olacaktır. Mısırlılar Amerika’nın yardımı olmadan daha iyi bir gelecek inşa edebileceklerini ve bütün bölgeyi aydınlatacak gerçek bir demokratik rejim kurabileceklerini kanıtladılar.
Amerika dünyadaki en güçlü ve ne zengin devlet. Uzun zaman kendisinin özgür dünyanın lideri olduğunu iddia etti ve büyük sloganlar attı. Halkların kendi geleceklerini belirleme, liderlerini ve demokrasi kurallarını seçme hakkına saygı gösterme, dünya barışını sağlama ve dünyanın sempatisini kazanan insani bir model olmak için ekonomik, ilmi ve teknik alanlarda uluslararası dayanışmayı sağlaması için ne yapması gerekirdi?
Mübarek ve rejiminin Amerika ve Batı’yı korkuttuğu bir korkuluk olarak kullandığı İhvan ise fedakârlık ve direniş kapasitesinin olduğunu kanıtladı ve Mısır’ın çıkarı ve istikrarı için hiç kimsenin katlanamayacağı şeye katlandı. Hiçbir zaman şiddete meyletmedi. Yargılanmaları Amerika’nın ses çıkarmadığı, Arapların memnun olduğu ve eski rejimin tellallarının hoş karşıladığı bir ortamda askeri mahkemelerde oldu. Onlar halkı aldatmadılar, halkın arkasından anlaşmalar imzalamadılar, halkın isteklerini gerçekleştirmek için müzakerelerde bulundular.
İhvan gelecek başkanlık seçimlerinde aday çıkarmayacaklarını, adayların programlarına aralarında tercih yapmak için baktıklarını, parlametoda çoğunluğu elde etmek için değil ortaklık temelinde aday olacaklarını ve hürriyet, adalet, insani onur ve toplumsal adalet üzerine kurulan gerçek bir istikrarın sağlanması için bütün güçlerle ittifak edeceklerini ilan etti.
İhvan, şümullu İslam kavramını benimseyen, toplumsal ve İslami bir uyanış için çalışan, parlamenter ve anayasal kanallar aracılığıyla barışçı ıslaha inanan İslami bir cemaattir.
Ulaşmak için topluca çalıştığımız ve yalan, aldatma ve saptırma politikasını uygulayan, rejimin bütün hatalarını masum gösteren, onun yolsuzluk yapmasına ve baskı kurmasına yardım eden bu kişiler dışında herkesin katıldığı değişim gerçekten gerçekleşti. Şuan istenen diyalog darboğazdan çıkılması, barışçı geçişin sağlanması, barışçı bir yolla ve iradesine hile karıştırılmadan yeni bir parlamento seçmesi için gücün halka geçmesi, yeni parlamentonun seçim özgürlüğü için gerekli olan anayasal değişiklikleri yapmasından sonra bu kritik aşamada vatan gemisinin dümenini tutma gücüne sahip bir başkan seçmesi içindir. Bunun sonrasında zorlu dosyalar hakkında kapsamlı ulusal diyalog gelecektir. Bu dosyalardan en önemlileri: Anayasal değişiklikler ya da yeni bir anayasa, ulusal ekonomi, ülkenin çalınan servetinin geri iadesi, bütün Mısırlıların yaşam şartlarının iyileştirilmesi, devlet görevlileri ile ordu ve polis teşkilatı mensuplarına yeniden itibar kazandırılmasıdır. Diktatörlükle geçen yılların ve vatandaşlara baskı uygulayan devlet güvenlik teşkilatının acilen son bulmasının ardından Mısır polisinin yeni rolü olacaktır.
Dış işlerin vakti ise henüz gelmedi. Mısır, halkının onun vatandaşı olmaktan gurur duyduğu, bütün dünyada şanı yükselecek ve her yerde rolü büyüyecek güçlü ve aziz bir ülke olduktan sonra bunun sırası gelecek.
Tarihi büyük portre Mısır tarihinde halkın en büyük zaferini gerçekleştirmek üzere. Tabi ki bu pekçok etkene bağlı ve en önemlileri şunlar:
1-Gerçek muhalefetin saflarını birleştirmesi, bölünmemesi ve hazır olmadığı zorluklarla mücadele etmek için güç tazelemesi.
2-Halkın ülkeyi içinde bulunduğu çıkmazdan kurtaracak, onu güvenli bir sahile ulaştıracak ve Mısırlıların daha iyi bir geleceğe dair umutlarını gerçekleştirecek ciddi muhalefetin etrafında toplanması.
3-Düşen rejimin iktidara güvenli geçişe ve devrimin zaferine razı olması.
İhvan-ı Müslimin İrşad Mektebi Üyesi Dr. Isam Iryan'ın Mısır halk devrimini değerlendirdiği 09.02.2011 tarihli analizi, Gülşen Topçu tarafından israhaber için tercüme edildi.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bir Dönüşümün İbretlik Hikayesi
Son gelişmeler de göstermektedir ki İstanbul İslamcılığı ve ağır abi sendromu son demlerini yaşamaktadır.
Kadrican MENDİ |
|
|
Suriye'ye Müdahale
Şimdi Türkiye'nin bir çılgınlık yapıp müdahale ettiğini varsayacak olursak maliyet ne olacak, ona bakalım.
Ali BULAÇ |
|
|
İstanbul İslamcılığı Düşerken
Gücü iktidara yaslanarak bulanlar, o gücün koltuklarla birlikte devrileceğini nasıl unutabilmektedir?.
Beytullah Emrah ÖNCE |
|
|
Romantik Beklentiler, Nostaljik Umutlar
Karşı karşıya bulunduğumuz tarihsel olaylar, hareketler, ayaklanmalarla ilgili olarak niceliksel ölçütler kullanmak gibi bir zaafımız var.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
NATO, Türkiye ve İslam Dünyası
İşaret ettiğim ideal politiği, reel politiğe dönüştürecek özgür nesiller gelecektir, Tih sürgünü 40 yıl sürse bile, o gün gelecektir.
Ali BULAÇ |
|
|
“Suriye'nin Dostları”: Yenildik; Ama…
Bir ay içerisinde Annan planını baltalamayı başaramazsalar, “Dostlar”ın “Suriye devrimi” tabutunun son çivisi Paris toplantısında çakılır.
Alptekin DURSUNOĞLU |
|
|
Tarihi ve Felsefi Yönleriyle Demokrasi
Demokrasi sadece araçları bulunan bir devlet yönetimi şekli olmayan, aynı zamanda bir felsefesi bulunan değerler bütünüdür.
HAMZA ER |
|
|
İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak
Emperyal güçler "Arap Baharı" ya da "devrimleri" olarak anılan süreçleri evcilleştiriyor ve devrimleri maaşa bağlıyor.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
Fe Eyne Tezhebun?
Emperyalist katillerden silah talep etmek "Türkiyeli Müslümanlar"a yakışıyor mu? Bu adım, Türkiye İslami hareketindeki yeni bir kırılmanın habercisidir.
Şükrü HÜSEYİNOĞLU |
|
|
Ha Gayret ...
Ha gayret hele bir şu Suriye’yi de özgürleştirelim, İran ve hizbullahın başını ezip bölgemizdeki şia tehlikesini de etkisizleştirelim.
Kadrican MENDİ |
|
|
Suriye'de Dolaşan Kanlı Gömlek
Evet, Suriye’de dolaşan gömlekteki kan Suriyelilerin, bunu görüyoruz.
Beytullah Emrah ÖNCE |
|
|
Ortadoğu'nun Şiddet Sabitesi?
Ortadoğu son bir yılda son zamanların en önemli siyasal ve toplumsal hareketliliğini yaşıyor.
Akif EMRE |
|
|
Gerçekleri Görme Yetisini Kaybetmek
Küreselleşme süreçleriyle birlikte, bizler de yeni bir uzama girdik.
Atasoy MÜFTÜOĞLU |
|
|
Suriyeli Devrimcilere
Batıya, ABD'ye, Araplara ve Türkiye'ye güvenmeyin! Çünkü Siz onların sizin için neler planladıklarını daha iyi bilmektesiniz.
Eymen EL ZEVAHİRİ |
|
|
Suriye Devrimi
Tarih, 16-9-1931 gösterdiğinde öncü mücahit Ömer Muhtar İtalya sömürüsüne karşı ülkesi Libya'yı müdafaa ettiği için darağacında asılmıştı.
Kemal HATİP |
|
|
Suriye Halkı, Rejim ve Arap Birliği'nin Kurbanı
Suriye iki türlü izolasyonla karşı karşıya.
Abdülbari ATWAN |
|
|
Suriyeli Devrimcilere Uyarılar
Suriye halkını savunma naraları atanlara baktığımda aslında hedef ve gayelerinin Suriye halkı ve özgürlüğü olmadığını görüyorum.
Prof. Abdussettar KASIM |
|
| diğer analizler » |
|
|
|